Noktalama İşaretleri Konu…
Fecr-i Ati Edebiyatında Şiir
Zamirler Konu Testi - 1 (6.…
| Tümleç Yanlışları |
|
* Tümleç yanlışları da genellikle çift yüklemli cümlelerde ortaya çıkar. Bu yanlışlar nesne ile ilgili yanlışların ters çevrilmiş biçimi gibidir. Birinci yüklem bir nesneye bağlanır ya da tümleç gerektirmez; ikinci yüklem için tümleç gerekli olduğu halde cümlede tümleç olmaz.
* "Kardeşinin yardıma ihtiyacı olduğunu biliyordu, ama yardım edemiyordu." Yüklem Yüklem Birinci yüklem bir geçişli fiil; kendinden önceki sözcüklerin tümü bu fiilin nesnesidir, ikinci yüklemin (yardım edemiyordu) nesneye bağlanma şansı yok, bu yüklem için bir dolaylı tümleç gerekli. "...ama ona yardım edemiyordu." olmalı. * "Çevremizde olup bitenleri izliyor, ama bir anlam veremiyorduk." Bu örnekte de ikinci cümlede dolaylı tümleç eksikliği var. İkinci yüklem için "olanlara" gibi bir dolaylı tümleç gerekli. "...ama olanlara bir anlam veremiyorduk." olmalı.
* "Bu odayı da ilaçlayalım; çok sivrisinek var."Bu cümlede anlatım bozukluğu yok diye düşünmeyin. "Sivrisinekler nerede? İkinci cümle için bir dolaylı tümleç -ancak bu sefer ismin "-de" halinde- gerekli. "...odada/burada çok sivrisinek var." olmalı.
* "Ben öyle dizileri hiç izlemem, nefret ederim." Bu cümlede de dolaylı tümleç eksikliği var; ancak bu cümleye ismin "-den" halinde bir dolaylı tümleç gerekli. "onlardan/öyle dizilerden nefret ederim." olmalı.
* "Böyle hareketli bir yaşama hem alıştık, hem usandık."Bu cümlede iki yüklem aynı tümlece bağlanamıyor. "Alıştık" yüklemi "böyle hareketli bir yaşama" tümlecine bağlanmış; bu tümlece "usandık" fiili bağlanamaz, ikinci fiil için ayrı bir dolaylı tümleç gerekiyor. "...hem de böyle yaşamaktan usandık." olmalı.
* "Yanında çalışan işçileri koruyup gözetir, her zaman yardımcı olurdu."
* "Sizi daha önce gördüğümü hatırlıyorum, sanırım bir toplantıda karşılaşmıştık."Bu cümlede de tümleç eksikliği var, ancak dolaylı tümleç eksikliği değil, edat tümleci eksikliği. * "Ben yarın Akın'ı göreceğim, bu konuyu da görüşürüz." Cümlenin ilk bölümünde bir yanlışlık yok. İkinci bölümde tümleç eksikliği var, ancak dolaylı tümleç eksikliği değil. Cümle "...onunla bu konuyu da görüşürüz." biçiminde bitmeli.
* "Huysuzluk ettiğinde çocuğu kendi başına bırakın, bir süre ilgilenmeyin." Bu sıralı cümlenin ikinci cümlesinde tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Cümleye, "-le, -la" eki almış bir edat tümleci getirilmeli. "...bir süre onunla ilgilenmeyin." olmalı.
Örnek Soru: (2 Mayıs 1999) I. 0nun da görüşlerini öğrenmek, yararlanmak istediler. II. Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar. III. Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil, tüm toplum adına büyük bir kayıptır. IV. Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor, sezdirmeden yardım ediyordu. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu tümleç eksikliğinden kaynaklanmaktadır? A) I. ve II. B) I. ve III. C) I. ve IV. D) II. ve IV. E) III. ve IV. (2 Mayıs 1999) Cevap: C
Örnek Soru: (1996-ÖSS) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yerine "ona" sözcüğü eklenerek giderilebilir? A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu. B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor. C) Annesi çocuğunun aç olmadığını biliyor; ama yine de pastadan yemesini istiyordu. D) Ali, arkadaşı Mustafa'yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından dolayı kızıyordu. E) Otobüs buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyordu. Cevap: D Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Tümleç yanlışları -daha çok- dolaylı tümleçle ilgili olmaktadır. Zarf tümlecinin olup olmaması cümlenin yapısını etkilemeyeceği için, zarf tümleci eksikliği anlatım bozukluğuna yol açmaz. Zarf tümleci durumundaki sözcük ya da sözcükler genellikle çekim eklerini almaz.


