| Yüklemle İlgili Yanlışlar |
|
** Farklı yüklemlere bağlanması gereken durumlar yüklemlerden biri olmadan tek yükleme bağlıymış gibi görünecek olursa, yüklem eksikliği söz konusu olur.
* "Kimsenin ona saygı göstermediğini, yıllar boyu büyük zorluklar çektiğini anlattı." Cümlenin ilk bölümünde yer alan "saygı göstermediğini" sözü "anlattı" yüklemine bağlanamaz, bu sözden sonra bir yüklem olmalıdır. "Kimsenin ona saygı göstermediğini söyledi/belirtti, yıllar boyu büyük zorluklar çektiğini anlattı." biçiminde olmalı.
* "Ayhan Bey dün buraya gelip öğrencilerin bu yıl hangi kitapları okuyacağını ve kendisinin bu yılki ders programını istedi." Cümlede iki ayrı durum söz konusu. "...hangi kitapları okuyacağını" sözü cümlenin sonunda yer alan "istedi" yüklemine bağlanamaz. Bu bölümün sonunda ayrı bir yüklem olması gerekir. "...hangi kitapları okuyacağını sordu." biçiminde olmalı.
* "Fabrikada uygulanan çalışma düzenini doğru bulmadığını, bu sistemle üretimin artmayacağını iddia etti." Bu cümlede de aynı fiile (yükleme) bağlanamayacak iki ayrı durum cümlenin sonundaki "iddia etti"ye bağlanmış; halbuki "çalışma düzenini doğru bulmadığını" sözü "iddia etti" yüklemine bağlanamaz. Cümle, "...çalışma düzenini doğru bulmadığını belirtti/söyledi..." biçiminde olmalı.
* "Yol çalışmalarının iki yıllık bir çalışmayla tamamlandığını, ancak bu yolların bölgenin gereksinimlerini karşılamayacağını ileri sürdü." Cümlenin ilk bölümünde yer alan "yol çalışmalarının... tamamlandığını" sözü "ileri sürdü" yüklemine bağlanamaz, bu sözden sonra bir yüklem olmalıdır. Örnek Soru: (1991-ÖSS) (I) Ankara'da bahar, kırkikindi yağmurlarıyla başlar. (II) Öğleden sonra birdenbire gökyüzü kararır, şimşekler çakar, yağmur boşanır birden. (III) Sonra gökyüzü aydınlanır; ağaçlar daha yeşil, sokaklar daha temiz görünür. (IV) Havada taze bir esinti ve toprak kokusu kaplar ortalığı. (V) Çiçeğe duran tomurcuklar patlar, tepeden tırnağa baharı yaşamaya başlar ağaçlar. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. Cevap: D
Örnek Soru: (2000) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği, uzmanlarca tartışılacak. B) Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu, suçluların cezalandırılmasını istedi. C) Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını, basın aracılığıyla duyuracaklarını belirtti. D) Sorunlara sağduyuyla yaklaşmanın, onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı. E) Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi. Cevap: B
** İki ayrı yüklemi olması gereken isim cümlelerinde birinci yüklemden sonra ekfiilin kullanılmaması karışıklığa ve anlatım bozukluğuna neden olur. Böyle cümlelerde de yüklemle ilgili anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
* "Yanımda çalışan çocuk oldukça zeki, fakat pek dikkatli değildi." Söylenen ile söylenmek istenen arasında çelişki vardır. Çocuğun zeki olduğu söylenmek istenmiş, ama zeki değil denmiş. Bu cümlede "...zeki değil, dikkatli değil" anlamı vardır. "Zeki" sözcüğünden sonra ekfiil getirilirse anlatım bozukluğu giderilir. "...çocuk oldukça zekiydi, fakat pek dikkatli değildi."
* "Üçüncü sınıfta ben sınıf başkanı, Aydın başkan yardımcısıydı." Bu cümledeki anlatım bozukluğu da ekfiil eksikliğinden kaynaklanmıştır. Cümle, "Üçüncü sınıfta ben sınıf başkanıydım..." biçiminde olmalıdır.
* "Evrak işlerine bakan memur çok pratik, ama pek düzenli değildi." Söylenen ile söylenmek istenen arasında çelişki vardır. Memurun pratik biri olduğu söylenmek istenmiş, ama pratik olmadığı söylenmiş. Örnek Soru: (1992-ÖSS) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) İlkbaharda, sabahları bülbül sesleriyle uyanırdım. B) Sokağa bakan, küçük ama şirin bir evimiz vardı. C) Mahallenin çocukları çoğunlukla bizim bahçede oynarlardı. D) O yıllarda ben otuz, o ise otuz beş yaşlarındaydı. E) Komşularımızla sık sık birbirimize gider gelirdik. Cevap: D
Örnek Soru: (1986-ÖYS) Cevap: A ** Farklı iki kavramın aynı fiile bağlanması da anlatım bozukluğuna yol açar.
* "Sabah kahvaltısında bir bardak çayla bir simit yedim." Simitin yanında çay da yenmiş oluyor, "...bir bardak çay içtim ve bir simit yedim."
* "Geçen yıl, iki belgesel program ve bir televizyon filmi çekti.* "Çekti" fiili film için kullanılır; ancak "belgesel program çekti" kullanımı doğru olmaz. "Geçen yıl, iki belgesel programı hazırladı..." olmalı. Bu cümlede de yüklem eksikliği vardır.
* "Yarın bütün görevliler, koyu renk takım elbise ve fular takacak." "Takım elbise"ye uygun bir fiil kullanılmamış. "Takım elbise", "takacak" fiiline bağlanamaz. "Takım elbise"den sonra "giyip" ya da "giyecek" getirilirse anlatım bozukluğu giderilir.
* "Bu küçücük çocuk iki bardak meyve suyu ve iki tost yedi." Tostun yanında meyve suyu da yenmiş oluyor. Örnek Soru: (1986-ÖSS) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Bu kadar yorgunluktan sonra iyi bir tatili hak etmişti. B) Memur, dostça ve yumuşak başlılıkla cevap veriyordu. C) Fotoğrafçılıkla ilgili incelikleri ve teknik bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz. D) Ayrıca, ara sıra gözüme çarpan yanlışlıkları da belirttim. E) Durmadan gazoz ve çekirdek yenilen bu yerden hemen uzaklaştım. Cevap: E
** Yan cümleciklerdeki yüklem eksikliği de anlatım bozukluğuna yol açar.
* "Böyle güzel şarkılar, kaliteli filmler izlemek her zaman mümkün olmuyor."
* "Benim anlatmak istediklerimi tam olarak ne Ayhan, ne sen anladın." "Anladın" yüklemi "Ayhan" için kullanılmaz. Cümle, "...ne Ayhan anladı, ne sen anladın." biçimine getirilmeli.
* "Bu raporu hazırlayacak sen ya da Alper olsun bizim için fark etmez." "...sen ya da Alper olsun" kullanımında yanlışlık var; "sen", "olsun" ile kullanılamaz. "...sen ol ya da Alper olsun..." biçiminde olması gerekir.
* "Benim söylediğim saatte ne sen, ne de arkadaşın geldi. " "Sen" öznesi "geldi" yüklemi ile kullanılmaz, "...ne sen geldin, ne de arkadaşın geldi." olmalı.
* "Her yerde, böyle temiz hava, iç açıcı manzaralar görmek mümkün değildir." Örnek Soru: (1994-ÖSS) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez. B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin. C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirtmelisiniz. D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özetini vurgular. E) Söylediği sözün doğruluğuna inanıyorsa onu asla geri almaz. Cevap: A
** "Vermek" fiilinin yanlış kullanımı ile ilgili sık sık soru sorulmaktadır. En son 2005 ÖSS'de soruldu: Bu cümlelerde anlatım bozukluklarının nasıl düzeltileceğine bakalım.
* "İlkin raporları, sonra projeleri, şimdi de ihtiyaç listesini inceliyor." Cümlenin "ilkin raporları, sonra projeleri" bölümü "inceliyor" yüklemine bağlanamaz. "İlkin raporları, sonra projeleri inceledi..." biçiminde olmalı.
* "Üniversiteye hazırlanan öğrencilerin kitap okumalarının çok önemli olduğunu geçen yıl da, şimdi de söylüyorum." Bu cümlenin sonunda yer alan yüklem "geçen yıl" zarfı ile kullanılmaz. Bu cümleye, "geçen yıl"a uygun bir yüklem daha getirilmelidir. "...çok önemli olduğunu geçen yıl da söylüyordum, şimdi de söylüyorum." biçiminde olmalı.
* "İlk hafta çocukları, geçen hafta yaşlıları, bugün de geriye kalanları sağlık taramasından geçiriyorlar." ** Sıralı ve bağlı cümleleri oluşturan cümlelerin yüklemlerinin kip ve kişi yönünden birbiriyle uyumlu olmaması anlatım bozukluğuna yol açar.
* "Sen her zaman düzenli olarak ders çalışıyor, biz ise sabahtan akşama gezip dolaşıyorduk." Cümlede bir anlam kayması var; "her zaman" sözü geçmiş zamanı belirtecek biçimde kullanılmıştır. Ancak ilk cümlenin yükleminde bir yanlışlık var. "Sen... ders çalışıyor" yanlış bir yapıdır. II. yüklemin sonundaki bileşik zaman eki (-du) I. yüklem için de düşünülebilir; ancak kişi yönünden uyum yoktur. Cümle "Sen... ders çalışıyordun, biz..." biçimiyle düzeltilebilir.
* "Gece gündüz aralıksız çalışmaktan yorgun düşmüş, sağlığım bozulmuştu." ** Sıralı cümlelerde son yüklemdeki kişi ve zaman ekleri daha önceki yüklemleri de etkiler.
* "Yaz tatili başlayınca önce Yalova'daki amcamlara gider, orada bir hafta kalır, daha sonra İzmir'e giderdik." Bu cümlenin son yüklemi olan "giderdik"teki bileşik zaman "-di" ve kişi eki (-k) I. ve II. yüklem için de geçerlidir. Bu cümle "...önce Yalova'ya giderdik, orada bir hafta kalırdık, sonra İzmir'e giderdik." demektir.
* "Pazar günü Aslı bize gelecek, birlikte sizin yanınıza uğrayacaktık." "Uğrayacak-tı-k" yükleminde yer alan bileşik zaman (hikâye) ve kişi eki (I. çoğul kişi) birinci yüklem olan gelecek için de geçerlidir. Bu cümlede, "...Aslı bize gelecektik." anlamı vardır. Bozukluğun giderilmesi için "...Aslı bize gelecekti..." olması gerekir. Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Yüklem yanlışları değişik şekillerde karşımıza çıkabilir. Yüklem eksikliği, yüklemler arasında kip ya da kişi uyumsuzluğu, farklı iki işin aynı yüklemle ifade edilmesi, ekeylem eksikliği, yan cümleciklerde yüklem eksikliği yüklemle ilgili yanlışlıkların belli başlı çeşitleridir.


