İrlanda Edebiyatı
| Yapı Bakımından Cümleler |
|
"UlaÅŸtığınız yerin ötesinde bir yerlere yönelmedikçe asla büyüyemezsiniz. Bu cümlenin yüklemi "büyüyemezsiniz" sözcüğüdür. Bu sözcük hem yüklemdir; hem bir iÅŸ, eylem bildirmektedir. Bu cümlede geçen "ulaÅŸtığınız, yönelmedikçe" sözcükÂleri de eylem, iÅŸ, oluÅŸ bildirir; ancak bu sözcükler çekimli fiil olmadığı için yüklem deÄŸildir. Eylem bildiren sözcük, "çekimli fiil" olduÄŸunda yüklem olur. Yüklem görevindeki sözcük, her zaman bir yargı bildirir; ama her zaman eylem, iÅŸ bildirmez. "DeÄŸiÅŸiklikten baÅŸka hiçbir ÅŸey devamlı deÄŸildir." cümlesinde "devamlı deÄŸildir" sözü yüklemdir. Bu söz, isim soylu olduÄŸu için yüklem olduÄŸu halde eylem bildirmez. Türkçede cümleler, yüklem ve eylem sayısı dikkate alındığında, yapı bakımından dört ana gruba ayrılır: I.    Basit cümle II.  BileÅŸik cümle III. Sıralı cümle IV. BaÄŸlı cümle I. BASİT CÜMLE Tek yargıyı, duyguyu, düşünceyi, iÅŸi, oluÅŸu bildiren cümÂledir. "Beyaz örtüsüyle kurdum masayı." "Sildim basımdaki günlük tasayı." Bu iki dize de yapı bakımından birer basit (yalınç) cümledir. Basit cümlede, tek yüklem vardır; yüklemden baÅŸka iÅŸ, oluÅŸ, eylem bildiren sözcük yoktur.  AÅŸağıdaki örnekler yüklemi fiil olan basit cümlelerdir: "Sesin andırıyor gergin bir yayı." "Onların kalbi de böyle vurmakta." "Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım." "Bir garip dünyada ben yadırgadım yerimi." "Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle." "Bir büyük boÅŸlukta bozuldu büyü." * Yüklemi isim olan cümleler de basit cümle olabilir. Bu cümÂlelerde yüklem ekfiil (ekeylem) almış isim ya da isim soylu sözcüktür. Cümlede yüklemin dışında bir yargı ya da eylem bildiren sözcük bulunmaz. "Kitap ruhun ilacıdır." "En önemli ürünümüz ilerlemektir." "Alışkanlık anahtarı kaybolmuÅŸ bir kelepçedir." "Ümit uyanık insanın rüyasıdır." "Her disiplinli çabanın birden çok ürünü vardır." "En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır."  * Basit cümle -kesinlikle- kısa cümle olarak anlaşılmamalıdır. AÅŸağıdaki cümlelere bir bakalım.  "Bundan tam kırk yıl önce ihtiyar bir adam ve iki oÄŸlu, memleketin en uç noktasındaki bu küçük kasabadaki yardımsever, çalışkan insanlarla tanıştılar." "Kongre salonunun kapısındaki uzun boylu, üniformalı görevli elimizdeki belgeleri, kimliklerimizi, çantalarımızı uzun uzun kontrol etti." Bu iki cümlede de tek yüklem, tek yargı vardır. Birinci cümÂlede "tanıştılar"dan, ikincide "kontrol etti"den baÅŸka eylem, istek, iÅŸ, oluÅŸ yok. Bu cümleler birer basit cümledir.  II. BİLEŞİK CÜMLE Bir temel cümle ile ona baÄŸlı bir ya da daha çok yan cümÂlecikle oluÅŸturulan cümle çeÅŸididir. Temel cümle, yüklemi çekimli fiil ya da ekfiil almış isim soylu sözcük olan cümledir. Yan cümlecik yüklemin anlamını çeÅŸitli yönlerden tamamÂlar. Yan cümlecik, içinde fiilimsinin bulunduÄŸu söz grubudur. Yan cümlecik durumundaki sözcük ya da söz öbeÄŸi bir iÅŸ, eylem bildirir; ancak çekimli fiil durumunda yüklemi yoktur. Yan cümlecik temel cümlenin anlamını yer, zaman, durum, koÅŸul, kiÅŸi gibi çeÅŸitli yönlerden tamamlar. Başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuÄŸu eksik etmez. BaÅŸa gelmeyince / bilinmez. Araba devrilince / yol gösteren / çok olur.  BileÅŸik cümlede tek yan cümlecik olabileceÄŸi gibi -son örnekte olduÄŸu gibi- birden çok yan cümlecik de olabilir. * Bir bileÅŸik cümlede kaç fiilimsi varsa, o kadar yan cümlecik vardır. "BaÅŸkalarının güç bulduÄŸu ÅŸeyi yapmak yetenek, yeteÂnekli insanların olanaksız gördüğü ÅŸeyi yapmak dehadır." Bu cümlede dört yan cümlecik vardır. * Dilek-ÅŸart (koÅŸul) kipiyle çekimlenmiÅŸ fiiller de yan cümlecik oluÅŸturur. Sen kendini düşünmezsen, kimse seni düşünmez.  1. GiriÅŸik - BileÅŸik Cümle GiriÅŸik-bileÅŸik cümlede fiilimsi ya da fiilimsilerle oluÅŸturulÂmuÅŸ yan cümlecik bulunur. Fiilimsiyle oluÅŸturulan yan cümlecik temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci olur ya da bu öğelerden birini tamamlayan söz öbeÄŸi durumunda olur. Deve, boynuz ararken kulaktan olmuÅŸ. Allah'ın ondurmadığını peygamber sopa ile kovar. * Yan cümlecikle ilgili sorular, sınavda "yan cümleciÄŸin göreÂvi" kalıbıyla sorulur. "Yan cümleciÄŸin görevi" sorulduÄŸunda yapılacak ilk iÅŸ cümledeki fiilimsi ya da fiilimsileri bulmaktır. Fiilimsi bulunÂduktan sonra, fiilimsinin içinde yer aldığı söz öbeÄŸinin cümlenin hangi öğesi olduÄŸu bulunur. Yan cümlecik, temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da tümleci olabilir.  Yan cümleciÄŸin görevlerini aÅŸağıdaki örnek cümlelerde görelim: Bana dokunmayan yılan / bin yaÅŸasın. Yan cümlecik (Özne) Bir elinin verdiÄŸini / öbür elin görmesin. Yan cümlecik (Belirtili nesne) Azıksız yola çıkanın iki gözü / el torbasında olur. Yan cümlecik (Özne) AÄŸaca çıkan keçinin / dala bakan oÄŸlağı olur. (Özne) Cahile laf anlatmak / deveye hendek atlatmaktan güçtür. (Özne) (Zarf tümleci) ÇaÄŸrılmayan yere. / çörekçi ile börekçi gider. Yan cümlecik (Dolaylı tümleç) Çıkmadık candan / umut kesilmez. Yan cümlecik (Dolaylı tümleç) Emek olmadan / yemek olmaz. Yan cümlecik (Zarf tümleci) Göle su gelinceye kadar/kurbaÄŸanın gözü patlar. (Zarf tümleci) Susmayı bilmediÄŸi için / başı dertten kurtulmuyor. (Edat tümleci)  2. İlgi Cümlesi İlgi cümlesi "ki"li bileÅŸik cümle olarak da bilinir. İlgi cümlesi, Türkçe asıllı olmayan "ki" baÄŸlacı ile oluÅŸturuÂlur. "Ki" baÄŸlacının baÄŸlı olduÄŸu bölüm, cümlenin herhangi bir öğesini açıklar ya da "ki" baÄŸlacı özne, nesne gibi bir öğeyi temel cümleye baÄŸlar:  Birkaç ilgi cümlesi örneÄŸi: "Dediler ki ıssız kalan türbende VahÅŸi güller açmış" "Gördüm ki sualime cevaptan baÅŸka nesne vermezler." "Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler." "Bir adam ki nasihat dinlemez, hiçbir vakit felah bulmaz." "Aylar var ki ey Tanrı'm, görünmez oldu yüzüm Dor atlı yaylıların süslü aynalarında"  * "Ki" baÄŸlacı cümlenin deÄŸiÅŸik öğelerini temel cümleye baÄŸlayabilir. Muhakkak ki kazanmak ister. (Özne) (Kazanmak isteyeceÄŸi muhakkaktır.) AkÅŸama doÄŸru anladım ki adamlar, iÅŸi bize bırakıp gitÂmiÅŸler. (Nesne) Biraz dinlensin ki kendine gelsin. (Neden-Edat tümleci) "Gittim o son diyara ki serhaddidir yerin." * "Ki" baÄŸlacı dolaylı tümlecin açıklayıcısını temel cümleye baÄŸlamıştır.  Yerin serhaddi olan o son diyara gittim. Dolaylı tümleç 1940'lı yıllar ki tüm dünyanın sıkıntılı olduÄŸu dönem bizim için de zor geçti. (Öznenin açıklayıcısı) Bugün öyle halsizim ki kolumu kaldıracak halim yok. (Zarf tümlecinin açıklayıcısı)  * "Ki" baÄŸlacının hangi öğeyi cümleye baÄŸladığı ya da hangi öğeyi açıkladığı, cümle ki'den kurtarılarak anlaşılabilir: * "Ki" baÄŸlacının bulunduÄŸu bölüm "-dığı, -diÄŸi; -eceÄŸi, -acağı; -en, -an" sıfatfiilleriyle kurulan yan cümleciklere benzer.  "Günlükte öyle yerler, öyle düşünceler var ki unutulÂmaları imkânsız."  Cümleyi ki'den kurtaralım:  Günlükte unutulmaları imkansız olan yerler, düşünceÂler var. (Ki baÄŸlacı, öznenin açıklayıcısı olan bölümü cümleye baÄŸÂlamıştır.) "Bilelim ki milli benliÄŸini bilmeyen milletler baÅŸka milÂletlere yem olurlar." Milli benliÄŸini bilmeyen milletlerin baÅŸka milletlere yem olacağını bilelim. (Ki baÄŸlacı, nesneyi cümleye baÄŸlaÂmıştır.) "Yüksel ki yerin bu yer deÄŸildir." Edat tümleci (Yerin bu yer olmadığı için yüksel.) "Çaba göstermeli ki iyi sonuç alsın." Edat tümleci (iyi sonuç almak için çaba göstermeli.) 3. Åžart (koÅŸul) Cümlesi Yan cümleciÄŸi dilek-ÅŸart (koÅŸul) kipiyle çekimlenmiÅŸ fiille oluÅŸturulan bileÅŸik cümle çeÅŸidine, ÅŸart (koÅŸul) cümlesi denir. "Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın." "EÄŸer kuvvetim yetse benim Rıhtıma koÅŸarım yalınayak." Pencereyi açsam bülbül seslerini duyacağımı sanıyorum. * Dilek-ÅŸart (koÅŸul) kipiyle çekimlenmiÅŸ fiiller temel cümlenin yüklemi olamaz. Böyle fiiller, koÅŸul (ÅŸart) bildiren yan cümÂlecikler oluÅŸturur. * KoÅŸul cümlelerinde koÅŸul (ÅŸart) bildiren yan cümlecikler, genellikle temel cümleden önce gelir. Bir gelen olursa kitaplarını gönderirim. Ne zaman denize girsek dalga çıkıyordu. Biraz acele edersen onlara yetiÅŸirsin. Taşı sıksa suyunu çıkarır. "Ben de bir ah etsem karşıki daÄŸlar kül olur."  * Devrik cümlelerde ÅŸart (koÅŸul) bildiren yan cümlecik, temel cümleden sonra gelir.  GerçeÄŸi anlarsınız biraz düşünürseniz. Bu arsayı hiç düşünmeden alırdım, biraz param olsaydı. Aranızda dayanışma olmalı, bu iÅŸi baÅŸarmak istiyorsanız.  İç İçe BileÅŸik Cümle: Cümlenin içinde yan cümlecik olarak bir baÅŸka cümlenin yer aldığı böyle cümlelere "iç içe bileÅŸik cümle" denir. AÅŸağıdaki cümleler iç içe bileÅŸik cümle örneÄŸidir. Çantamı nereye bırakmıştım hatırlamıyorum. Bunları kim getirmiÅŸti bilmiyorum. Tıp fakültesinde okuyacağım diyor. Yarım saat önce geldim dedi.  AÅŸağıdaki atasözleri de birer "iç içe bileÅŸik cümle" örneÄŸidir. Kimse ayranım ekÅŸi demez. Balık, çok konuÅŸurum, ama aÄŸzım su dolu, demiÅŸ. Kiraz, "Dut yetiÅŸmese, beni yiyenin boynunu sapıma döndürürüm." demiÅŸ.  III. SIRALI CÜMLE Bir anlatımın içinde anlamca birbirine baÄŸlı birden çok cümle bulunabilir. Her bir cümle, aslında tek başına yargı içeren bir anlatımdır, iki cümle, aralarında anlamca baÄŸ olduÄŸu için tek cümle ÅŸekline getirilir. Dışarıda kar yağıyor, hava soÄŸuk olmalı. "Dışarıda kar yağıyor." sözü tam bir cümledir. "Hava soÄŸuk olmalı." sözü de tam bir cümledir. İki cümle arasında anlamca baÄŸ olduÄŸu için bu iki cümle birbirine baÄŸlanarak tek cümle biçimine getirilmiÅŸtir.  Dışarıda kar yağıyor, hava soÄŸuk olmalı. cümlesi bir sıralı cümledir.
Bağımsız kuruluÅŸtaki birden çok cümleden oluÅŸan cümle biçimine "sıralı cümle" denir. "Bir dostun üzüntüsüne herkes katlanır; baÅŸarılarına ise, ancak yüksek ruhlar sevinir." "KonuÅŸmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç." "Aldığın her nefesi fırsat bil; ot deÄŸilsin, yeniden bitmezsin." Yukarıdaki örnekler birer sıralı cümledir*  * Birbirine anlamca baÄŸlı cümlelerden oluÅŸan sıralı cümledeÂki cümleler, virgül (,) ya da noktalı virgülle (;) baÄŸlanır. * Sıralı cümlenin içinde en az iki yargı vardır. Bu yüzden sıralı cümlelerde en az iki yüklem vardır. "Kelimeleriniz düşüncelerinizin giydiÄŸi kıyafetlerdir, onları iyi giydirin." "Gençlikte günler kısa, yıllar uzun, yaÅŸlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır."  * Sıralı cümleler iki fiil cümlesinden oluÅŸabileceÄŸi gibi, iki isim cümlesinden; bir fiil, bir isim cümlesinden oluÅŸabilir. "Akılsızlar hırsızların en zararlısıdır; zamanınızı ve neÅŸenizi çalarlar." "Dün, iptal edilmiÅŸ bir çektir; yarın emre hazır bir senettir; bugün ise peÅŸin paradır." "Kötülük yapmamış kiÅŸi, iyilik yapamaz; hata yapmamış kiÅŸi, hiçbir ÅŸey yapamaz." "insanlar yanlış yapabilir, yalnız büyük insanlar yanlışÂlarını anlar." "DeÄŸiÅŸmezsek geliÅŸemeyiz, geliÅŸmiyorsak aslında yaÅŸaÂmıyoruz demektir."  Sıralı cümle kendi içerisinde "bağımlı sıralı cümle" ve "bağımsız sıralı cümle" olarak ikiye ayrılır.  1. Bağımlı Sıralı Cümle Birbirine yalnız anlam yönünden deÄŸil, öğeleri bakımından da baÄŸlı olan sıralı cümle çeÅŸididir. Sıralı cümleyi oluÅŸturan cümleler ortak öğe kullanır. Farklı yüklemler ortak özneye, nesneye ya da tümlece baÄŸlanır. Yani özne, nesne ya da herhangi bir tümleç her iki cümÂlenin de öznesi, nesnesi, tümleci olur. Â
Yukarıdaki cümle birbirine noktalı virgülle bağlanmış iki cümleden oluşan bir sıralı cümledir. Bu cümlenin öğelerine bakalım. Kim evdeymiş? - Aydın Kim çıkmamış? - Aydın "Aydın" her iki cümlenin de öznesidir. Ne zaman evdeymiş? - Dün Ne zaman çıkmamış? - Dün Zaman bildiren zarf tümleci olarak kullanılan "dün", iki cümlenin de zarf tümlecidir. Bu cümle öznesi ve zarf tümleci ortak olan bağımlı sıralı cümledir.
Bu atasözü öznesi ve dolaylı tümleci ortak bağımlı sıralı cümledir. * Bir sıralı cümleye "bağımlı sıralı cümle" denmesi için tek öğenin ortak olması yeterlidir. Çok açılma, soğuk alırsın. Açılmayan kim? - Sen (gizli özne) Soğuk alan kim? - Sen (gizli özne)
Aşağıdaki atasözünde, üç yüklem de aynı özneye (gizli özne, sen) bağlanmıştır. Dağda gez, belde gez; insafı elden bırakma.
Başarılı olmak isteyen insan, sorumluluklarını yerine getirir, hiçbir zaman aksatmaz. Birlikte çalıştığınız insanlara güvenin, her zaman destek olun. O iki öğrenci, dersler bittikten sonra sınıfta oturdu, test çözdü. Yukarıdaki cümlede özne, zarf tümleci ve dolaylı tümleç ortaktır.  * Yukarıda da belirtildiği gibi bir sıralı cümleye "bağımlı sıralı cümle" denebilmesi için bir öğenin ortak olması yeterlidir. Öznenin mutlaka ortak olması gibi bir koşul yoktur. Sadece nesne ya da herhangi bir tümleç ortak olabilir. Sınav raporlarını bu sabah getirdiler, henüz inceleyemedim. Bu cümlede yalnız belirtili nesne (sınav raporlarını) ortaktır.
2- Bağımsız Sıralı Cümle Öğe ortaklığı olmayan sıralı cümle çeÅŸididir. Sıralı cümleyi oluÅŸturan cümleler anlamca birbirine baÄŸlıdır; ancak aralarında öğe ortaklığı söz konusu deÄŸildir. "Kitapları çok severdi." sözü yüklemi, öznesi olan bir cümledir. "Evindeki kütüphanede binlerce kitabı vardı." sözü de eksiksiz bir cümledir. Bu iki cümle anlamca birbirine baÄŸlıdır. "Kitapları çok severdi; evindeki kütüphanede binlerce kitap vardı." cümlesi ise bir bağımsız sıralı cümle olur. Her cümÂlenin öğeleri yalnız kendine ait, cümleler arasında öğe ortaklığı yok. "Kitapları çok severdi; evindeki kütüphanede binlerce kitap vardı."
AÅŸağıdaki cümlelere bakalım: "Dün öldü, bugün can veriyor, yarın ise henüz doÄŸÂmadı." "Hayat ne bir yaÅŸ, ne bir bayram günüdür, o bir iÅŸ günüdür. "İyi aÄŸaç kolay yetiÅŸmez; rüzgâr ne kadar kuvvetli eserse aÄŸaçlar da o kadar saÄŸlam olur." "Önce biz alışkanlıklarımızı oluÅŸtururuz, sonra da alışÂkanlıklarımız bizi oluÅŸturur." "Dün tarihtir, yarın bilinmeyendir, bugün bir hediyedir." "Her iÅŸin başı zamanlamadır; bir iÅŸin ne zaman yapılaÂcağı, nasıl yapılacağı kadar önemlidir." Yukarıdaki cümlelerin öğeleri bulunacak olursa, cümleler arasında herhangi bir öğe ortaklığı olmadığı fark edilir. Yukarıda sıralanan cümlelerin tümü birer bağımsız sıralı cümle örneÄŸidir.  Bağımsız sıralı cümle durumundaki bazı atasözlerinde ilk bakışta öğe ortaklığı olduÄŸu zannedilebilir. Horoz ölür, gözü çöplükte kalır. İlk cümlenin öznesi "horoz"dur, ikinci cümlenin öznesi "gözü" sözcüğüdür. Peki bu "gözü" "horozun gözü" deÄŸil mi? - Evet horozun gözü. "Gözü" yerine "horozun gözü" sözü olsaydı ikinci cümlenin öznesi "horozun gözü" olurdu, yine öğe ortaklığı olmazdı.  AÅŸağıdaki atasözleri de aynı ÅŸekilde, öğe ortaklığı olmayan bağımsız sıralı cümle örneÄŸidir. Besle kargayı, ovsun gözünü. Birinci yüklemin öznesi gizli özne sen İkinci yüklemin öznesi gizli özne o
Sakla samanı, gelir zamanı. (Gizli özne sen)  Mirasa "nereye gidiyorsun" demiÅŸler; esip savurmaya demiÅŸ. Sen iÅŸlersen mal iÅŸler, insan öyle geniÅŸler. Sıçana rakı içirmiÅŸler, kediye meydan okumuÅŸ. Alçak eÅŸek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay. Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar. Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar. Sev beni, seveyim seni.  IV. BAÄžLI CÜMLE BaÄŸlı cümle biçim olarak sıralı cümleye çok yakındır. Sıralı cümlenin içindeki cümleler birbirine virgül ya da noktalı virgülle baÄŸlanır. BaÄŸlı cümlede ise cümleler birbirine baÄŸlaçlarla baÄŸlanır.  "Çevrenize alıştığınız anda ihtiyarlamışsınızdır." sözü bir cümledir; tam bir yargı bildirir, sonuna nokta konup cümle tamamlanmıştır.  "Artık düşünmeye ihtiyacınız kalmamıştır." sözü de gerekli öğeleri olan bir cümledir. Bu iki cümle arasında anlamca iliÅŸki ve bir baÄŸ vardır. Bu iki cümle birbirine "çünkü" baÄŸlacı ile baÄŸlanacak olurÂsa ortaya çıkan cümle baÄŸlı cümle olur.  "Çevrenize alıştığınız anda ihtiyarlamışsınızdır; çünkü artık düşünmeye ihtiyacınız kalmamıştır." "Sinek küçüktür, ama mide bulandırır." "Her ÅŸeyi yapabilirsin; fakat kendini hiçbir zaman, yapÂtıklarından dolayı mazeret söylemeye alıştırmamalısın." "Ortalıkta çok fazla ÅŸef var, fakat çok az Kızılderili var.  * BaÄŸlı cümlede cümleler birbirine "ama, ancak, fakat, lakin, ne var ki, ne yazık ki, yalnız, çünkü, oysa, oysaki, mademÂki, ve, veya, ne...ne, halbuki..." gibi baÄŸlaçlarla baÄŸlanır. "Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor, lakin dostlardan ayrılışın ıstırabı zor." "Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime" "Bu muammayı uzun boylu düşündüm de yine, Dikkatim hadisenin vardı derinliklerine." "Hayallerinizi kovmayın, çünkü onlar gitti mi siz artık yaÅŸamıyorsunuz demektir." Ya bir iÅŸe önceden baÅŸlama yahut da baÅŸladığın iÅŸi bitir yarıda bırakma. "Sözcükler bir adamın zekâsını gösterebilir, ama amaÂcını gösteren eylemlerdir. "Ne ÅŸair yaÅŸ döker, ne âşık aÄŸlar."  * "Ne...ne" baÄŸlacının geçtiÄŸi her cümle baÄŸlı cümle deÄŸilÂdir. Bu baÄŸlaç iki cümleyi birbirine baÄŸlıyorsa, baÄŸlı cümÂleden söz edilebilir. "Ne...ne" baÄŸlacı bir cümlenin özne, nesne, tümleç gibi öğelerini birbirine baÄŸlayabilir. ÇocuÄŸun önünde ne kitap vardı, ne defter Geçen hafta ne kendisi uÄŸradı, ne kardeÅŸi Yukarıdaki iki cümle de baÄŸlı cümle deÄŸildir. Bu cümlelerde "ne...ne" baÄŸlacı özneleri birbirine baÄŸlamıştır.
"Ne bir gün yüzü güldü, ne mutlu oldu." cümlesi bir baÄŸlı cümledir. "Son zamanlarda ne kitap okuyor, ne televizyon izliyor." cümlesi de bir baÄŸlı cümledir. Birkaç cümle ile yapı bakımımdan cümle çeÅŸitlerini özetleyelim:  * Basit cümlede tek yüklem vardır, yüklemden baÅŸka eylem bildiren sözcük yoktur. "Ben her akÅŸam dolaşırdım, bu yeÅŸil sahilde."  * BileÅŸik cümlede de tek yüklem vardır; ancak yüklemin dışında eylem bildiren en az bir sözcük daha vardır. "Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor."  * Sıralı cümlede en az iki yüklem (iki cümle) vardır; cümÂleler birbirine virgül ya da noktalı virgülle baÄŸlanır. Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düÂşünme derin.  * BaÄŸlı cümlede de birbirine baÄŸlı en az iki yüklem vardır; cümleler birbirine baÄŸlaçlarla baÄŸlanır. Dert gider, amma yeri boÅŸ kalmaz." BaÄŸlaç Yorumlar (6)
![]() Yorum yaz
|







Türkçede cümleler yapılarına göre türlere ayrılırken, cümÂledeki yüklem ve eylem sayısına bakılır.



Açıkçası yorumdan pek bir şey anlamadım ama sanırım yapım eklerini arıyorsun...