Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Uygulama - 1

1-Şiire Kurtuluş Savaşı yıllarında başladı. Gençlik yıllarında Batılı, çağdaş bir içerikle halk ve tekke şiirinin biçim olanaklarını kullanarak bireysel…

Ünlü Daralması Nedir? (7. Sınıf)

Türkçede "a, e" ünlüsü ile biten eylemlerin şimdiki zaman çekiminde, söyleyiş ve yazılışta da "a" ünlüleri "ı, u"; "e" ünlüleri "i, ü" olur: başla-yor >…

Rubai ve Rubai Örnekleri

RUBAİ Esrârını dil zaman zaman söyler imiş Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâne Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş…

Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler

Psikoloji ve psikiyatrideki gelişmelerden yararlanılarak insana özgü gerçeklik ifade edilmeye çalışılır. Olay örgüsü, insana özgü bir gerçekliği ifade etmek…

Cümlede Kalıplaşmış Anlam

Kimi cümleler, sözcükler aracılığıyla iletilen anlamın dışında ikinci bir anlam daha içerir. Söyleyişten ya da sözdiziminden kaynaklanan bu anlama "kalıplaşmış anlam" denir.

Örnekler:

"Gelsin; göreyim." Bu cümlede sözcükler gerçek anlamlarını koruyor ve iletmek istediği anlamın dışında ikinci bir anlam içermiyor. Oysa aynı cümleyi:

"Gelsin göreyim!" biçiminde söyleyip yazdınız mı, sözcüklerin anlamı kayboluyor ve cümle "tehdit" anlamı kazanıyor. İşte "tehdit", söylenmeyen; ancak sezilen anlamdır. Buna "kalıplaşmış anlam" denir.

 

  • O, bu işlerden çok anlar. (Övgü)
  • Ne de anlar ya bu işlerden! (Alay)
  • İnsanları çok sevdiğini bilirim. (Beğenme)
  • Ne de seversin ya insanları! (Alay)

 

* Kalıplaşmış anlam, nesnel ve geneldir.

 

Kalıplaşmış anlamlar, bir dileği, isteği, görüşü etkili anlatma yollarından biridir. Kültür dilinde olduğu kadar günlük dilde de sık kullanılır. Uzun açıklamalara başvurma gereği duyurmaz.

 

Örneğin, birine: "Sen aslında insanları sevmezsin, seninle bu konuda dalga geçiliyor." yerine; "Ne de seversin ya insanları!" demek yeterlidir.

"Aslında çok pis bir insandır, evi çöplük gibi, onu kınıyorum." yerine "Bir evi var bal dök yala!"

 

"Bu anlayışta, bu yetersiz ve yanlış düşüncelerle bir ülkenin kalkınacağını savunmak safdillik olur." yerine "Bu kafalarla kalkınmak!".


 

"Önce söz vermişti, bizi sinemaya götürecekti; ama sözünde durmadı ve bizi sinemaya götürmedi." yerine "Güya bizi sinemaya götürecekti!".

"Akşam beni arayacağına söz vermiştin, aramadın; sana kızmadım; ama gücendim." yerine "Aşk olsun; hani arayacaktın beni akşam?" dersek daha kısa ve etkili yoldan anlatmış oluruz isteğimizi.

* Kalıplaşmış anlam içeren sözler, sözcüklerin ilettiği anlamlarla algılanmaz.

Örneğin, birine "Seninle sonra hesaplaşırız." dersek, bize "Aramızda ticari bir ilişki yok ki hesap görelim." diye karşılık vermez. "Tamam, hesaplaşırız!" yani "Tehdidini görüyorum." diye yanıt verir ya da korkup kaçar.

* Kalıplaşmış anlam içeren sözlerin noktalaması da doğru yapılmalıdır.

Örneğin; "Gelsin, göreyim." ile "Gelsin göreyim!" tümüyle farklı anlamlar içeren iki cümle olur. 1. sinde sözcükler içerdikleri anlamlarım korur. Gelme ve görme isteği dile getirilmiş olur. 2. cümledeki ünlem imi ise bu sözcüklerin içerdikleri anlamlan yok eder. Bambaşka bir anlam kazanmalarına yol açar: Tehdit.

 


 

Yorumlar (1)Add Comment
0
...
yazar jaşljg oahi, Şubat 11, 2010
Süper olmuş site... İşime çok yaradı. Bu siteyi yapana çok teşekkür ediyorumsmilies/cheesy.gif

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Batılı anlamda ilk eleştiri "Namık Kemal'in "Tahrib-i Harabat" adlı eseridir.
Pazar, 05/20/2012 18:31
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.