Fiiller - Eylemler (8. Sınıf)
Fecr-i Ati Edebiyatında Öğretici Metinler
Nasıl Kompozisyon Yazabilirim?
Fiillerde Çatı Konu Testi - 1 (8. Sınıf)
| Özlü Sözlerin Yorumu |
Özlü sözler, bir görüşü doğrulamak ya da bir düşünceyi inandırıcı kılmak için kullanılır. Tanık gösterme yönteminde kullanılır. Bu sözlerin, ele alınan konuyla ve ana düşünceyle çakışması gerekir.
Özlü sözler, içerdikleri mesaja göre üçe ayrılır:
1. Atasözleri ve Özdeyişler Atasözleri, genel kural niteliği taşır. İletilerinde "uyarma, koruma, akıl verme" vardır. Bunların kullanılması, düşüncelerimizi güçlendirir. İnsanlığın değişmeyen düşünsel, ahlaksal, bilimsel değerlerini ortaya koyar. Bize güç verir. Bunlar aynı zamanda toplumların düşünsel gelişim ve değişim evrelerini de gösterir; bu nedenle toplumbilim açısından önemlidir. Atasözleri çoğu kez, uzun anlatımların, gereksiz konuşmaların da önüne geçer. Bize "lafı uzatma, işte budur" diye üslup dersi verir. Az sözle çok şeyin nasıl anlatılacağını gösterir. Özdeyişler ise söyleyeni belli, iletileri her zaman doğru sözlerdir. Bunlar, büyük bir kişinin bir yaşam boyu edindiği deneyimlerin bir sözle ifadesidir. Gerçek büyük adamlar, insanlığı yanlıştan korumaya çalışır. Sözleri de bunun kanıtıdır. Bu nedenle özdeyişleri de atasözleri gibi yaşamın yol göstericisi saymak gerekir. Örnekler:
Özlü sözler, hem söylenişlerindeki güzellik, hem de iletilerindeki özgünlük yönünden etkiler insanları. Bu nedenle iletileri hep doğru ve yaşamın genel kuralı sayılır. Oysa içlerinde bir bölümü zaman aşımına uğramış, yani yaratılan çağdaki anlamlarını yitirmişlerdir. Bugünün anlayışına uymamaktadır. Bunlar belirlenirse bunları görüşlerini doğrulamakta kullanan, bunlara sığman kişileri yanılgılardan korumuş oluruz. Özlü sözlerin kimisi zaman aşımına uğramıştır dedik. Kimi de doğrudan yanlış doğmuştur. Bunlar da özlüdür ve güzel söylenmiştir. Güzel; ama zehirli çiçekler ve böcekler gibidir. Sonuçlan kötü olur. Artık birilerinin bu tür sözleri birbirinden ayırt etme ve toplumun dikkatini çekme zamanı gelmiş ve geçmektedir bile. Şimdi birileri "evet; ama..." diye, bu sözlerin bizim algıladığımız gibi olumsuz anlam taşımadıklarını, bunların bir ironi olduğunu ve bunları kullananları alaya aldığını ve bunların bazı yanlışlıklan dile getirip "böyle olmayın" demek istediklerini ileri sürecekler ve bunları kullananlara destek çıkacaklar. Gelin bu sözlerden birkaçına bakalım. Acaba bir ironi mi; yoksa bir öğüt verme amacı güttüklerini mi görelim. Korumaya, kurtarmaya bakalım söyleyenleri:
Örnekler:
3. Güzel Sözler Özdeyişlere benzeyen; ancak iletileri yanlış ya da tartışmalı sözlerdir.
Örnekler:
Atasözleri ile Özdeyişleri doğru anlayabilmek:
Söylenceler ile güzel sözleri doğru anlayabilmek için:
Örnekler:
Sütten ağzı vanan, yoğurdu üfleyerek yer. ==> Deneyimli insan tedbiri elden bırakmaz.
Üzüm, üzüme baka baka kararır. ==> Beyaz üzüm gibi iyi insanlar, kara üzüm gibi kötü insanların yanında dura dura kötü olur; kötü insanlarla bir arada bulunma.
Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
Kaynayan kazan kapak tutmaz. ==> Kaynayan kazan gibi toplumlar baskıyla sindirilemez. Nasıl kazanın kaynamasını önlemek için ateşi söndürmek gerekiyorsa huzursuz bir toplumun huzursuzluğunu gidermek için de bunun nedenini ortadan kaldırmak gerekir. Baskı çözüm değildir.
İlk insan hayvan postuna bürünmeseydi, astronot özel elbise giyemezdi. ==> Bu, bir neden cümlesidir. Bu nedenle vurgu neden bölümüne kaymıştır. İletilmek istenen ilk insanın özelliğidir; çünkü o elbiseyi yaratmıştır. Bunun için deneyimden yararlanan astronottan daha önemli biridir. Yani iletisi: "Yaratıcı olan, onu geliştirenden üstündür."
Sular çekildi mi karıncalar balıklan; sular yükseldi mi balıklar karıncaları yer. İletilmek istenen mesaj: Güçlü olmak koşullara bağlıdır.
Cins kus, yakalanınca çırpınmaz. (Emerson) ==> Cins kuş gibi nitelikli insanlar zor durumda kalınca paniğe kapılmaz. İletilmek istenen: Nitelikli bir insan zor durumda kalınca paniğe kapılmaz; soğukkanlı davranıp kurtulmanın bir yolunu bulur.
Çinli bir bilgeye: "Gerçekler bilinebilir mi?" diye soruyorlar; bilge şu yanıtı veriyor: "Derin olan kuyu değil; kısa olan iptir. ==> Nasıl, kuyunun bir dibi varsa, gerçeklerin de bir sonu vardır. Yani gerçekler bilinebilir; eksik olan gerçeklere ulaşma aracı olan bilgimizdir. İletilmek istenen: Gerçeklere ulaşabilmek için bilgimizi artırmalıyız.
Sıcağa kar dayanmaz. İletilmek istenen: Hazır, bir gün biter. (Kazanılmayan, çabuk tükenir)
Mızrak, çuvala sığmaz. İletilmek istenen: Gerçekler, gizlenemez.
Bir insanı eğitmek istiyorsanız, işe büyükannesinden başlayın. (V.Hugo) İletilmek istenen: Gerçek eğitim, kuşakların eğitimiyle olur; çünkü eğitim, bir birikim ve etkileşim işidir.
İyiliğe sormuşlar 'nereye?', 'kötülüğe' demiş. (Söylence) İletilmek istenen: İyilik yapma; sonu kötülük olur.
Bal tutan, parmağını yalar. (Söylence) İletilmek istenen: Bir iş yapan, onun nimetlerinden yararlanabilir.
Kızını dövmeyen, dizini döver. (Söylence) İletilmek istenen: Kızını sıkı bir denetim altına almayan ve gerektiğinde dövmeyen, sonunda pişman olur.
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Atalarımızın ya da ünlü kişilerin, düşüncelerini ve deneyimlerini yansıtan, anlam derinliğine sahip yalın sözlerdir. Bu sözlerde amaç; insanlara doğruları, güzellikleri, iyilikleri göstermek ve iletmektir.


