Nasıl Kompozisyon Yazabilirim?
LYS Edebiyat Deneme - 1
Paragraf Konu Testi - 2 (8. Sınıf)
Şiir ve Zihniyet
| Yargılar Arası İlişkiler |
Örneğin;
Oysa;
Bu paragrafta altı çizili cümleler arasında doğrudan bir ilişki kurulamıyor. Araya mutlaka başka cümlelerin (yargıların) girmesi gerekiyor. Ancak o zaman mantıksal bir bağ kurulabiliyor. Sonuç olarak, bileşik, sıralı, bağlı cümleleri ya da bir paragrafı oluşturmak için yargılar arasındaki ilişkilerin iyi bilinmesi gerekir. 1. Koşul-Sonuç İlişkisi Bir olgunun gerçekleşebilmesi için başka bir olgunun gerçekleşme zorunluluğuna "koşul-sonuç ilişkisi" denir. Koşul-sonuç ilişkisinde iki yargının da henüz başlamamış olması gerekir. Bu cümlelerde cümle vurgusu (asıl iletilmek istenen), koşul bölümündedir. Örnekler:
"-" henüz başlamayan yargıyı; "+" ise sona ermiş yargıyı gösterir.
Koşul-sonuç ilişkisi; farklı sözcük ve eklerle oluşturulabilir:
Koşul- sonuç içeren cümlelerin konusu: Koşul-sonuç ilişkisi içeren cümlelerin konusunu bulmak için koşul bölümünü soruya çevirmek (yani onları tersten okumak) gerekir. Örnekler:
Konu: Bir yazarın kalıcı olmasının koşulu
Konu: Söz söyleyen kişiyi desteklemenin koşulu NOT: Koşul cümleleri genellikle "-se, -sa" ekleriyle yapılmaktadır; ancak değişik biçimlerde de söylenebilir.
2. Neden-Sonuç İlişkisi Sona ermiş bir yargının yapılma ya da yapılmama gerekçesine "neden-sonuç ilişkisi" denir. Bu ilişkide iki yargının da bitmiş olması gerekir. İki yargı arasında "+,+" ilişkisi vardır. Örnekler:
NOT: Neden-sonuç cümleleri, genellikle "-diği için" kalıbı ile yapılır; ancak değişik biçimlerde de söylenebilir.
Örnek: İlk insan, karlarla kaplı bir yerde tiril tiril titriyordu. Etrafında kar üstünde oynaşan tilkileri gördü. Şaşkınlıkla izledi onları. Sonra 'neden üşümüyor' bunlar diye düşündü. Anladı ki kürkleri onları üşümekten alıkoyuyor. Birkaçını öldürdü. Postlarını soydu kendi büründü o postlara. Şimdi o da karlarda yuvarlanıyordu neşeyle.
3. Gerekçe
Bir durumun ya da sonucun olmasını gerektiren nedendir. Gerekçeden söz edilebilmesi için ortada bir sonucun, durumun bulunması gerekir.
Yukarıdaki cümlelerde mevcut bir durum söz konusu. Dört cümle de birer gerekçe gerektiriyor. Gerekçe bildiren cümleler, başına "çünkü" bağlacı getirilerek okunabilir. "Hafta sonu sizinle pikniğe gidemeyeceğiz; İzmir'den amcamlar geliyor."
ÖSS'de "gerekçe" ile ilgili sorular sorulmaktadır. Bu sorularda "Hangi cümlede yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir?" ya da "Numaralanmış cümlelerden hangisi kendinden önceki yargının gerekçesi durumundadır?" kalıbı kullanılmaktadır. Yukarıda verdiğimiz örnek cümleler için gerekçeler yazalım:
Yukarıda da belirtildiği gibi "gerekçe" ile ilgili sorularda "çünkü"den yararlanılabilir. "Numaralanmış cümlelerden hangisi kendinden önceki yargının gerekçesidir?" ifadesiyle sorulan sorularda gerekçe olabileceğini düşündüğünüz cümlelerin başına "çünkü" getirerek o cümlenin gerekçe olup olamayacağını anlayabilirsiniz:
"Gerekçe" cümleleri ile "neden-sonuç ilişkisi" olan cümleleri birbirine karıştırmayın. "Neden-sonuç ilişkisinde" önce bir neden, sonra bu nedene bağlı ortaya çıkan bir sonuç vardır.
Neden-sonuç ilişkisi olan cümlelerde mutlaka sona ermiş, ortaya çıkmış bir durum vardır. Gerekçe bildiren cümlelerde önce bir durum, olgu vardır, daha sonra gerekçe yer alır.
"... hangisinde yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir?" kalıbıyla sorulan sorularda mutlaka sonuçlanmış bir durum olması gerekmez, belli bir yargı olması yeterlidir.
Bu cümlede sonuçlanmış bir iş, durum yoktur. 4. Amaç-Sonuç İlişkisi Bir amaca ulaşmak için ne yapılması gerektiğini bildiren yargılardır. Bu yargılardan biri (sonuç) gerçekleşmiş (+), diğeri henüz gerçekleşmemiş (-) yargıdır. Bu tür ilişkiyi en kolay anlama yolu, iki yargı arasına giren "için, dolayı, ötürü" gibi ilgeçlerin yerine "amacıyla" sözü getirmektir.
Paragraf oluşumunda amaç-sonuç cümlelerinin önemli bir yeri vardır. Örnek: M. Kemal, ulusun egemen olabilmesi için tam bağımsızlık görüşünü savunuyordu. Sonunda bu isteğine ulaştı da. Kurtuluş Savaşı yıllarında bu düşünü gerçekleştirmek için tüm dünyaya mesajlar vermişti. Bu mesajların özünde kapitülasyonların kaldırılması vardı. Lozan'da bunu elde edebilmek için heyet üyeleriyle günlerce çalışmıştı. NOT: Amaç cümlesi, genellikle "-mek için" kalıbıyla yapılır; ancak değişik biçimlerde de söylenebilir.
5. Benzetme İlişkisi Aralarında benzerlikler bulunan iki şeyden, benzerlikçe zayıf olanın güçlü olana yakıştırılmasına "benzetme" denir. Benzetmelerde üzerinde asıl durulan yani iletilmek istenen "benzeyen" dir. Benzetme ilişkisi kimi zaman dört, kimi zaman üç, kimi zaman iki, kimi zaman da tek öğeyle yapılır. Örnekler:
Bir benzetme ilişkisi, kimi zaman tüm bir paragrafı kapsayabilir. Örnek: Kanser, sinsi bir hastalıktır. Teşhisi zor; ama yayılma hızı çok büyüktür. Anlaşılıncaya dek vücuda ölüm ağlarını gerer. Teşhisinden sonra ise çok yavaş geriler. Günümüzde çok az türü tedavi edilebilmektedir. Dogmatizm de böyle. (Kanser, benzetilen; dogmatizm, benzeyendir.) (Benzeyen ile benzetilen arasında kalan bölüm ise benzetme yönüdür.) Bu ilişkide konu şöyle bulunur: A ile B'nin ortak yanı 6. Karşılaştırma İlişkisi Aralarında benzerlik bulunan iki şeyden birinin bir yönüyle üstün ya da farklı yanının ortaya kon-masına "karşılaştırma" denir. Karşılaştırmada konu şöyle bulunur: A'nın B'den farkı (üstün yanı) Karşılaştırma ilişkisinde iletilmek istenen bu farklı ya da üstün yandır. Örnekler:
7. Benzerlik İlişkisi Bu ilişki, benzetme ile karşılaştırma arasında bir ilişkidir. Benzetmenin bir öğesi benzerlik yönünden güçlü (benzetilen); diğer öğesi (benzeyen) ise güçsüzdür. Karşılaştırmada ise benzeyen ile benzetilenin farklı ya da üstün yanı belirtilir. Oysa benzerlikte iki öğe de benzerlik yönünden eşittir. Benzetmeye "+", karşılaştırmaya "-" dersek, benzerlik ilişkisini de "+-" demek gerekir. Bu bir tür eşitlik ilişkisidir. Benzerlik ilişkisinde vurgulanan ortak özelliktir. Örnekler:
Yorumlar (2)
![]() Yorum yaz
|







Kimi zaman bileşik yapılı cümlelerde, kimi zaman sıralı ya da bağlı cümlelerde, kimi zaman da bağımsız cümleler arasında (bir paragraf içinde) mantıksal ilişkiler oluşur. Bu ilişkilerin adlandırılması, cümlelerin ve paragrafın anlaşılmasını kolaylaştırır. Mantıksal ilişki içermeyen "bileşik, sıralı, bağlı cümleler ya da paragraflar" oluşturulamaz.


