|
Sayfa 1 / 9 Belli bir kavramı, belli bir duyguyu ya da durumu dile getirmek için kurulmuş; çekici bir anlatım özelliği taşıyan, çoğunun gerçek anlamından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluklarıdır.
Deyimlerin Yapısal Özellikleri
Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Fakat kimi deyimlerde temel sözcüklere ve cümlelerin yapısına dokunmamak koşuluyla sayılı ve sınırlı olarak ufak değişmelere rastlanır.
Kimi sözcükler ad durumu ekleri ile kip ve kişi ekleri, kişi adılı ekleri, yapım ve olumsuzluk ekleri alabilirler. En çok da eylem çekimlerinde ve deyimlerin ad, belirteç, sıfat, ünlem görevi üstlendikleri durumlarda bu olasılık kendini gösterir.
-
Bana (sana, ona, bize, size, onlara) göre hava hoş.
-
Aşağı tükürsem (tükürsen, tükürse, tükürsek, tükürseniz, tükürseler) sakalım (sakalın, sakalı, sakalınız, sakalları) yukarı tükürsem (tükürsen, tükürse, tükürsek, tükürseniz, tükürseler) bıyığım (bıyığın, bıyığı, bıyığımız, bıyıkları)
Bunun dışında deyimlerin içerdiği sözcüklerin dizimi, konumu, sayısı değişmez, değiştirilemez.
Deyimlerdeki sözcüklerin konumları ile kök ve gövdeleri gibi, ekleri ve takıları da değiştirilemez Değiştirmeye kalkılırsa anlam da değişir, hatta bozulur.
Deyimler genellikle mastar biçimindedirler.
-
İğneyle kuyu kazmak
-
Kılı kırk yarmak
-
Kendi yağıyla kavrulmak
-
Sinekten yağ çıkarmak
-
Abayı yakmak
-
Adaylık koymak
-
Ağız yapmak
-
Alkış tutmak
-
Ant içmek
-
Aşermek
-
Ayağını çekmek
-
Aylık bağlamak
-
Bal sağmak
Cümle biçiminde kalıplaşmış, yargı bildiren deyimler de vardır.
Kimi deyimler de ya öykücük ya da karşılıklı konuşma biçiminde kalıplaşmışlardır.
-
Kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş.
-
Maymun yoğurdu yemiş, artığını ayının yüzüne sürmüş.
-
Adın ne? — Mülayim. — Sert olsan ne halt edersin?
Deyimlerin bir bölümü de tamlama (sözcük öbeği) biçimindedir.
-
sinir küpü
-
delik fişek
-
laf ebesi
-
eli maşalı
Kimi deyimlerin yan özelliği, iki yargılı ve uyaklı olmasıdır. Bunların bir bölüğünde anlamca gerekli olmayıp sadece uyak hatırı için getirilmiş bir parça vardır. Bu çeşit deyimler de anlatım güzelliği taşırlar.
-
Akşam kavil, sabah savul.
-
Allah'tan sıska, ne yapsın muska.
-
Amasya'nın bardağı, biri olmazsa biri daha
-
Ana usta yufka yapar, çocuk usta çift çift kapar.
-
Anca beraber, kanca beraber
-
Ayvaz kasap, hep bir hesap
-
Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.
-
Besledik büyüttük danayı, tanımaz oldu anayı.
-
Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı.
-
Döner taşım yok, öter kuşum yok.
-
Eleğim var sacım var, komşuya ne borcum var.
-
Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.
-
Gelirse hane boş, gelmezse daha hoş
-
Giydiği yakışırken, eller bakışırken.
-
Haram helal ver Allah'ım, garip kulun yer Allah‘ım.
-
Havada bulut, sen onu unut.
-
Herkes gider Mersin'e biz gideriz tersine.
-
İki arada bir derede
-
İki şilte bir yastık, onu da terkiye astık.
-
İpipullah, sivri külah
-
Kadı kızı Kadire, geldi çıktı sedire.
-
Kafa büyük içi boş, tut kulağından çifte koş.
-
Karadeniz fırtına, al pırtım sırtına.
-
Kim kime, dum duma.
-
Ne benden sana bazlama, ne senden bana gözleme.
-
Oğlan aldı oyuna gitti, çoban aldı koyuna gitti.
-
O hacı bu hacı, kim olacak boyacı.
-
Önüne geleni kapar, ardına geleni teper.
-
Saldım çayıra, Mevla kayıra.
-
Senin aradığın kantar Bursa'da kestane tar-tar.
-
Tencere tava herkeste bir hava
-
Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç.
-
Uma uma döndük muma
-
Vurdumduymaz kör Ayvaz
-
Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli.
-
Ya devlet başa, ya kuzgun leşe
-
Ya herrü, ya merrü
-
Yere bakan yürek yakan.
Kimi deyimlerin yan özelliği âdetleri, inanışları, gelenekleri bildirmesidir.
-
Ağzından yel alsın.
-
Ahret kardeşi olmak
-
Başına devlet kuşu konmak
-
Başın için.
-
Beşik kertme nişanlı.
-
Büyük sözüme tövbe
-
Cinleri başına çıkmak
-
Cin tutmak.
-
Çarşamba karısı.
-
Dağlara taşlara.
-
Darısı başına.
-
Dut yemiş bülbüle dönmek.
-
El benden sebep Allah'tan
-
Emeği sağdıç emeğine dönmek
-
Eti senin kemiği benim.
-
Evlere şenlik.
-
Göbeği sokakta kesilmiş.
-
Günahına girmek.
-
İyi saatte olsunlar.
-
Kabir suali.
-
Kan kardeşi.
-
Kırklara karışmak.
-
Kulakları çınlasın.
-
Lades tutuşmak.
-
Leyleği havada görmek
-
Mum yapıştırmak.
-
Nazar değmesin.
-
Pabucu büyüğe okut.
-
Pir aşkına.
-
Rufailer kanşır.
-
Rüyasında görse hayra yormamak
-
Sofrası açık.
-
Söz kesmek.
-
Şeytanın ayağını kırmak
-
Şeytan kulağına kurşun
-
Taşa ölçeyim.
-
Tırnak sürüştürmek.
-
Tohumu dökülmek.
-
Tuz ekmek hakkı
-
Vebali boynuna.
-
Yaşı benzemesin.
-
Yemin etsem başım ağrımaz.
-
Yıldızı barışık olmak
-
Yüz görümlüğü.
-
Zemzemle yıkanmış olmak.
Kimi deyimler (anlatım güzelliği düşünülmeyerek) bir kavramı belirtmek için kurulan, kalıplaşmış söz topluluğudur.
-
Âdet yerini bulsun diye.
-
Ağzını hayra aç.
-
Alan razı, satan razı
-
Belli başlı.
-
Bir bu eksikti.
-
Boğaz tokluğuna.
-
Bundan böyle.
-
Can havliyle.
-
Canı isterse.
-
Canı sağ olsun.
-
Çoğu gitti azı kaldı.
-
İsmi var cismi yok.
-
Ne dedim de...
-
Neden sonra.
-
Ne de olsa.
-
Ne günlere kaldık.
-
Ne idiği belirsiz.
-
Nerde bu bolluk
-
Ne var ki.
-
Ne var ne yok.
-
O gün bu gün.
-
Olan oldu.
-
Olur şey değil.
-
Para ile değil sıra ile.
-
Solda sıfır.
-
Yükte hafif, pahada ağır
Kimi deyimlerin özelliği, belli dilbilgisi kurallarıyla değil, özel biçimlerle kurulmuş olmasıdır.
-
Aç acına
-
Aklı sıra
-
Alt alta
-
Ara sıra
-
Ardı sıra
-
Ayak üstü
-
Az daha
-
Başlı başına
-
Bilmezlikten gelmek
-
Bire bir
-
Biz bize
-
Boşu boşuna
-
Boş yere
-
Boylu boyunca
-
Bugüne bugün
-
Bugünkü günde
-
Günden güne
-
Her ne kadar
-
Hiç olmazsa
-
İnan olsun
-
İnceden inceye
-
Kendi kendine
-
Kim kime
-
Körü körüne
-
Oldum bittim
-
Oldum olası
-
Pisi pisine
-
Saati saatine
-
Sırt üstü
-
Tek başına
-
Tepesi üstü
-
Uzun uzadıya
-
Yanı sıra
-
Yan yana
-
Yarı yarıya
-
Zoru zoruna
Kimi deyimler, eksiltili anlatım biçimidir. Yani bir ya da birkaç sözcüğü söylenmemiş söz öbeğidir.
-
Akşama sabaha (Ya akşama ya sabaha)
-
Allah bana, ben de sana (Allah bana versin, ben de sana vereyim)
-
Aman zaman (... demeye fırsat vermeyerek)
-
Az çok (Az da sayılsa, çok da sayılsa)
-
Baştan ayağa (... değin)
-
Bilir bilmez (Bilir de olsa bilmez de)
-
Bugün yarın (Ya bugün ya yarın)
-
Buyur etmek (Buyur diye konukseverlik etmek)
-
Büyümüş de küçülmüş (Sanki...)
-
Çat kapı (Çat diye kapıyı vurarak)
-
El etmek (El ile işaret etmek)
-
Er geç (Erken ya da geç olarak)
-
Göze göz dişe diş (Göze karşılık göz...)
-
Göz etmek (Göz ile işaret etmek)
-
Göz göre (Göz göre göre)
-
Gözün aydın (... olsun)
-
İster istemez (İster olarak da istemez olarak da)
-
İyi kötü (İyi de olsa kötü de)
-
Kan kırmızı (Kan gibi kırmızı)
-
Kaş göz etmek (Kaş ve gözle işaret etmek)
-
Laf aramızda (... kalsın)
-
Ne fayda (Ne faydası var)
-
Ne olur ne olmaz (Kimse bilmez...)
-
Söz bir Allah bir (Sözüm birdir; değişmeyecektir.
-
Nasıl ki Allah da birdir)
-
Uzun etme (Uzun laf etme, bu tutumu uzun sürer etme)
-
Vakitli vakitsiz (Vakitli olsun, vakitsiz olsun)
-
Vakit vakit (Kâh şu vakit, kâh bu vakit).
Deyimlerin bir türü de ikilemelerdir.
-
Abuk sabuk
-
Abur cubur
-
Açık saçık
-
Afur tafur
-
Ahım şahım
-
Apar topar
-
Az buz
-
Bet beniz
-
Borç harç
-
Boy bos
-
Bölük pörçük
-
Cambul cumbul
-
Cangıl cungul
-
Cart curt
-
Çatır çutur
-
Çürük çarık
-
Dangıl dungul
-
Değiş tokuş
-
Delik deşik
-
Eğri büğrü
-
Eski püskü
-
Hapır hupur
-
Hır gür
-
Kaba saba
-
Kargacık burgacık
-
Karman çorman
-
Kıvır zıvır
-
Konu komşu
-
Mırın kırın
-
Paldır küldür
-
Pat küt
-
Sere serpe
-
Sıkı fıkı
-
Soy sop
-
Sürü sepet
-
Süs püs
-
Şaka maka
-
Teker meker
-
Yalan dolan
-
Yanın yumru
-
Yorgun argın
-
Zart zurt
-
Zırt pırt
Bir sözcüğün yinelenmesiyle oluşan ikilemeleri deyim saymıyoruz.
-
Ağır ağır
-
Ayrı ayrı
-
Az az
-
Badi badi
-
Bol bol
-
Buram buram
-
Cır cır
-
Çatır çatır
-
Didik didik
-
Efil efil
-
Fıkır fıkır
-
Gıcır gıcır
-
Gürül gürül
-
Haldır haldır
-
Işıl ışıl
-
İçin için
-
Kıvır kıvır
-
Küfür küfür
-
Lop lop
-
Mırıl mırıl
-
Oylum oylum
-
Öyle öyle
-
Pırıl pırıl
-
Rap rap
-
Saf saf
-
Sapır sapır
-
Sıra sıra
-
Şakır şakır
-
Şırıl şırıl
-
Takır takır
-
Tıkış tıkış
-
Ulam ulam
-
Üçer üçer
-
Vızır vızır
-
Yer yer
-
Zırt zırt
|