|
Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, başka bir söz yerine kullanılmasına mecaz-ı mürsel (düz-değişmece) denir.
Mecaz-ı mürselde de sözler gerçek anlamlarının dışına çıkmaktadır. Bu sanat söylenenle kastedilen sözcükler arasındaki anlam ilgisine dayanmaktadır.
Örnekler:
- Sınıf, yeni öğretmeni merakla bekliyordu.
- Ülkeler ancak kalem ve kılıç ile varlıklarını sürdürebilirler.
- Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta
Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta.
-  Ankara, Kıbrıs konusunda temkinli davranıyor.
- Dilerim Tanrıdan ki, sana açık kucaklar
Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun Kan tükürsün adını candan anan dudaklar Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun
- Şanlı hikâyesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengâmelerin Naklediyor yâdını gelen geçene Bu hayalde uyur Bursa her gece
- Güç bela bir bilet aldım gişeden
Yolculuk başladı Haydarpaşa’dan
-  Çaydanlık kaynıyor, ocağı kapatabilirsin.
- Kandilli yüzerken uykularda
Mehtabı sürükledik sularda
-  Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal
- Evet, oğlum Hoca sevmezdi, bilirim sarayı
Ama sövmezdi de hoşlanmadığından dolayı
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
Bir sözcüğün sonunda bulunan ünsüz harfin kendinden sonra gelen ve ünlüyle baÅŸlayan sözcüğe, bitiÅŸik okunmasına ulama denir. Ã...
-
Aynı varlığın, olayın, durumun... birbirine karşıt iki yönünü bir arada belirtmeye ya da birbirine karşıt kavramlar arasında il...
-
Birden çok gerçek anlamı olan bir sözü herkesçe bilinen (yakın) anlamında değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya tevriye de...
-
İnsan dışındaki varlıkları insan gibi düşünerek, insana özgü nitelikleri o varlıklara yakıştırarak söz söyleme sanatına te...
-
Aralarında ilgi kurulabilen iki kavramdan, ilgili oldukları konuda zayıf olanı güçlü olana benzetmeye teşbih denir.
TeÅŸbih, bir ka...
|