|
Çok şairimiz var şimdi, dergiler şiirle dolu, hatta birinde, Kaynak'ta, bundan birkaç ay önceye kadar yalnız şiir çıkıyordu. Varlık da bize her ay en aşağı on beş, yirmi şiir getiriyor. Biliyorum, dudak bükenler oluyor: "Bunlara da şair denir mi? Ne dediklerini bilmez delikanlılar!" diyorlar. Hangi çağ kendi şairlerinin değerini bilmiş, beğenmiş onları? Naci Efendi: "Erbâb-i teâşur çoğalıp şair azaldı, -Yok, öyle değil, şairin ancak adı kaldı." diye yakınır. Hiç şüphesiz 16. yüzyıl okuryazarları da dağlar gibi Bâki'yi görmez, ondan önceki şairleri arayıp dururlardı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Kabil, 6 Nisan 1934 Oğlusu, Bu hafta sana mektup yazmak sırası iken, kaptana geçen hafta yazamadığım bazı yüksek ve ağır ilim lakırdılarını yazmak için senin sıranı alıp ona yazacağımı geçen hafta arz ve beyan etmiş isem de, gece Iran elçiliğinde saat bire kadar kokup oturduktan sonra sabah oturup felsefi ve hikemi lakırdılar yumurtlayıp, kabil olduğu kadar hezeyan olmayan birkaç lakırdı yazmak epeyce çetin olacağına göre, sana hafta mektubunu yazmaya başladım. |
|
Devamını oku...
|
|
AHMET HAŞİM
Size önce Ahmet Haşim'in resmini çizeyim: Büyük, fırlak bir alın. Sonra yine bu alın kadar büyük, sağlam, ortası çukur, fırlak bir çene. Kaşlar, yukarı doğru çekilmiş, uçları biraz kırık iki şeytan çizgisi. Gözbebeklerinde altın, demir, bakır karışık bir maden parçasının bütün renk ışıklarını görürdünüz. Yüzü, taşkın bir neş'e, taşkın bir öfke, taşkm bir arzu ile kırmızıydı. O, kendi yüzünü, şu mısralarla çizmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
İLETİŞİM İletişim, iletilen bilginin hem gönderici hem alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılması sürecidir. Organizmların çeşitli yöntemlerde bilgi alışverişi yapmalarına olanak sağlayan bir süreçtir. İletişim, tüm tarafların üzerinden bilgi alışverişi yapılacak ortak bir dili anlamalarına ihtiyaç duyar. İletişimde belirli mesajlar kodlanarak bir kanal aracılıyla bir kaynaktan bir hedefe(alıcıya) aktarılır. Örneğin bir konuşmacı(kaynak) ortak bir dil aracılıyla kodladığı kelimeleri(ileti) ses dalgaları(kanal) yoluyla alıcıya(hedef) aktarır. Bu süreçte dönüt bekleniyorsa iletiyi gönderen başat kaynak, alıcı ise sonat kaynak olarak tanımlanır. |
|
Devamını oku...
|
|
A- İslamiyet'ten Önceki Türk Edebiyatı ( ? - 11.yy ) 1. Sözlü (Şifahi) Edebiyat: Sav, Sagu, Koşuk, Destan. 2. Yazılı Edebiyat a) "balbal" adı verilen mezar taşlan üzerinde tam bir yazı özelliği göstermeyen şekiller, Yenisey ve civarı, ( 6.ve7.yy) b) Göktürk (Orhun) Kitabeleri; Vezir Tonyukuk Kitabesi (720),Kültigin Kitabesi (732),Bilge Kağan Kitabesi (735). c) Uygur Metinleri, dinsel içeriklidir ( 9. ve 10 yy).Sekiz Yükmek, Altun Yaruk, Çestani Bey Hikâye leri/Turfan Metinleri, Prens Kalyanamkara ve Papamkara... |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 6 |