Fiiller Konu Testi 1 (7. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem farklı bir kiple çekimlenmiÅŸtir? A) Yol, 100 m. ileride ikiye ayrılır. B) Ömrünün son günlerini burada geçirdi. C)…

Fecr-i Ati Edebiyatında Öğretici Metinler

Fecr-i Aticiler öğretici metinlerden makale, deneme, eleş­tiri gibi türlerde eser vermiÅŸlerdir. Ancak bu türlerde de Servet-i Fünunculardan farklı bir yol…

Servet-i Fünun Edebiyatında Öğretici Metinler

Servet-i Fünûn edebiyatında öğretici metin türlerinden olan "eleÅŸtiri, makale, gezi yazısı" gibi alanlarda eser­ler verilmiÅŸtir. 1. EleÅŸtiri (Edebi Tenkit)…

Düşsel (Fantastik) Anlatım

Düşsel Anlatımın Özellikleri: Düşsel anlatımda konu; olaÄŸanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür. Zaman belirli ya da belirsizdir; olaÄŸanüstü…

Köy Seyirlik Oyunu Örneği

SOĞANCI OYUNU 

Oyuncular:

 

1. Soğancı Bektaş Ağa (topaldır), 2. Muhtar, 3. Karakol Ku­mandanı (İki Jandarma), 4. Köylüler.

(Bektaş Ağa, eşeğine koştuğu araba ile köyün kenarında gö­rünür. Yoldan gelip geçenleri görünce yüksek sesle şunları söyler:)

BEKTAŞ AĞA: Haydin ha, haydin ha! Ucuzcu geldi, ucuzcu geldi! Darıya, taşa; akşamdan kalmış aşa vereceğim. Haydin ha! Soğancı gidiyor!

(Eşeğine vura vura soğan yüklü araba ile cami önüne gelir. Köylüler etrafına toplanırlar).

BEKTAŞ AĞA: (Bağıra bağıra) Soğancı geldi, sudan ucuz soğan; havadan ucuz soğan; yelden ucuz soğan. Ucuzcu geldi. Darıya, taşa; akşamdan kalmış aşa vereceğim. Haydin ha! Soğancı gidiyor.

(Bu sırada karşı yoldan muhtar gelir. Herkes susar.)

MUHTAR: (Soğancıya) Soğancı hoş geldin.

BEKTAÅž AÄžA - HoÅŸ bulduk aÄŸam.

MUHTAR: Kaça satıyorsun?

BEKTAŞ AĞA: Bir gödük (ölçeğin dörtte biri) arpaya bir ok­ka (kara okka: 400 dirhem); bir gödük buğdaya 2 okka; bir kaymeye (kâğıt bir lira) 4 okka.

MUHTAR: İyi, hoş; amma ve lâkin köyümüz sıkıntıdadır. Bize harman sonu veresiye ver.

BEKTAŞ AĞA: Senin güzel hatırın var. Peki olsun. Geldik bir kere.

(Köylüler arabanın etrafına toplanırlar. Muhtar, kâğıt kalem çı­karır; soğancı tartar, o yazar. Bütün soğanı köylüler veresiye alırlar. Soğancı yavaş yavaş arabası ile köyden uzaklaşır.)

(Harman sonu, sıtmaya yakalanmış olan Bektaş Ağa köye ge­lir. Cami önünde muhtarla karşılaşır).

BEKTAŞ AĞA: (Muhtara) Selâmünaleyküm.

MUHTAR - Aleykümselam.

BEKTAŞ AĞA: Ağa ben geldim. Soğanın hakkını isterim. Ağa; arpayı, buğdayı, paraları topladın mı?

MUHTAR: Ulan ne arpası, ne buğdayı, ne parası?

BEKTAŞ AĞA: Muhtar Ağa, bak sıtma anamı ağlattı. Benim­le dalga mı geçiyon?

MUHTAR: Ben dalga malga bilmem; arpa, buğday da. So­ğanın ne hakkı olurmuş, haydi git buradan.

BEKTAŞ AĞA: Muhtar, ben hakkımı ararım. Unutma, yırtıcı kuşun ömrü az olur.

MUHTAR: Nereye gidersen git.

(Bektaş Ağa, muhtarın paralarla arpa ve buğdayı vermeyece­ğini anlayınca karakola gider. Karakol önünde iki jandarma vardır.)

BEKTAŞ AĞA: (Jandarmalara) Selâmünaleyküm.

JANDARMALAR: Aleykümselam.

BEKTAÅž AÄžA: ArkadaÅŸlar bir derdim var.

BİRİNCİ JANDARMA: Anlat.

BEKTAŞ AĞA: Yazdan köye soğan sattım. Ben tarttım, muh­tar yazdı. Veresiye, harman sonu. İşte geldim. Muhtara soğan hakkı ne oldu dedim. Bana "Ulan ne arpası, ne buğdayı, ne parası?" dedi. Beni köyden kovdu. (Jandarmalar ayağa kal­karlar.)

İKİNCİ JANDARMA: (Bektaş Ağaya) Gel muhtara gidelim.

(Üçü birlikte köylülerle konuşan muhtarın yanına giderler).

BİRİNCİ JANDARMA: (Muhtara) Muhtar, uzun etme, bu has­ta soğancının parasını ver.

İKİNCİ JANDARMA: (Bektaş Ağaya) Kim soğan aldı? Adları­nı söyle bakayım.

(Bektaş Ağa, titrek elini koynuna sokup yırtık bir defteri çıka­rır. Jandarmaya uzatır.)

İKİNCİ JANDARMA: (Okur) Ali'ye beş gödük arpaya; Ha­san'a 10 gödük buğdaya; Receb'e 5 gödük arpaya; Mehmed'e 5 kaymeye 20 okka; Muhtara 15 gödük arpaya...

(Jandarma, soğan alanları bir bir okuduktan sonra ayakta du­ran muhtara yaklaşır. Dudaklarını ayrı ayrı ikişer parmağı ile tutup açar.)

İKİNCİ JANDARMA: Ulan rezil herif! Borcun ne kadar, söyle bakayım.

(Dudakları jandarmanın elinde olan muhtar "pep pep" diye tuhaf sesler çıkarır. Orada olanlar katıla katıla gülerler.)

MUHTAR: (Köylülere) Davranın arkadaşlar buğday, arpa, pa­ra şimdi gelsin!

(Köylüler acele evlerine koşarlar. Torba torba arpa ve buğday getirirler. Bektaş Ağanın boş çuvallarına dökerler. Bektaş Ağa hakkını alır. Memnundur.)

BEKTAŞ AĞA: (Jandarmalara) Dağda, bayırda hükümet var. Allah sizden razı olsun.

(Seyirciler gülerler. Bektaş Ağa yavaş yavaş köyden uzaklaşır.)

 

Soğancı Oyunu, Çorum'un Kuşsaray köyünden derlenmiştir. Oyunda konu edilen olay çok basittir. Bektaş Ağa, sıkıntı için­de olan köylülere, karşılığını harman kalktığında almak üzere soğan verir. Zamanı gelince parasını almak üzere köye gelir. Muhtar, kendisine hiçbir şey vermeyeceklerini söyleyince, Bek­taş Ağa gider ve jandarmanın yardımıyla köylüden hakkını alır. Özellikle oyunun sonunda problemin jandarma tarafından çö­zülmesi Türk halkının devlete karşı duyduğu güveni gösterme­si açısından dikkat çekicidir.

 

Yorumlar (1)Add Comment
0
...
yazar Ernesto, Mart 01, 2010
Teşekkürler. Ellerinize sağlık. Güzel olmuş.smilies/cheesy.gif

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Küçük divanlara "divançe" denir.
Pazar, 05/20/2012 19:41
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.