|
Behçet Necatigil: Değişik saatlerde, değişik durumlarda yazarım. Esin, bir birikimdir: Yavaş ilerlerim, beklerim, kollarım. Sıkıntısını yaşarım, çekerim. Belirsiz, belirlenmeli artık dönülemeze bir biçime girmeli, kalıplaşmalıdır. Yanlışıyla, doğrusuyla bir şey çıkmalıdır ortaya.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Bazen bir sayfayı üç günde, dört günde yazdığım olur. Çok zahmetli yazı yazarım, çünkü son derece titizimdir. Mesela bir sayfada aynı kelimenin iki defa tekrarlanmasına razı olamam. Gece uykudan uyanırım, onu silerim, yerine başkasını yazarım.
Aşık Veysel: Acılı, düşünceli veya sevinçli zamanlarım olur. Kendi kendime düşünürken, içimde bir şey doğar. İşte bu doğuş şiir olur. Birkaç defa söylerim. Tamamlanır, son şeklini alır. Sonra yakınlarımdan birine yazdırırım bunu. Eğer besteler, sazla söylersem aklımda kalır, unutmam. Bestelemediklerim aklımda kalmaz. Nasıl olsa yazdırdım; artık ölmez, unutulmaz derim. Bazen okurlar onları, ben de dinler nazlanırım.
Cahit Sıtkı Tarancı: Nasıl yazdığımı ben de açıkça bilmiyorum, dersem şaşmayınız. Şiirdir bu, hiç belli olmaz. Yemek yerken veya yolda giderken bir mısra geliverir. Bakarsınız, o zamana kadar karanlık gördüğünüz bir dünya birdenbire aydınlanmış. Artık o mısra kılavuzunuz olur, yazacağınız şiiri, konusunu, şeklini, boyunu poşunu, hepsini o tayin eder. Ve o şiir bitinceye kadar siz işgal altında bir memleket gibisinizdir.
Nahit Ulvi Akgün: Nasıl yazdığımı düşündüm. İşte kâğıdı makineye takıyorum dedim. Oldu, bitti. Bir yapıtın ortaya çıkması, bu denli kolay mı? Kolaysa ver ölçüsünü otursun yazsın herkes. Herkesi küçümsediğimden değil bu. Vapurda, otobüste, evde, çarşıda, pazarda görünmez oklar, eller, dikenler rahat bırakmıyorlar ki? "Gel beni anlat, yaz, söyle." demiyor mu? Nasıl kurtulursun? Yazacaksın, anlatacaksın ille de. Yok, durmak dinlenmek. Ya eteğinden çekiyor, ya gözünü kamaştırıyor ya da seni zınk diye çakıyor yere. Bir karıncalanma, bir uğultu. Ortalık bulamyor artık. Bir aydınlık dileği başlıyor. Bir tohum düşüyor içine, başlıyor gümbürtü.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
İstanbul'da doğdu (1895). Ortaöğrenimini Vefa İdadisi'nde tamamladıktan sonra sınav kazanarak öğretmen oldu. İzmit Sultanisi'nde, ...
-
Yıl 1965 : "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hüküm veremedim, âdetâ vecde geld...
-
On Dokuzuncu YüzyılServet-i Fünun Dergisi: 27 Mart 1891-25 Mayıs 1944 2461 sayıMütareke YıllarıEdebiyat-ı Umumiye Mecmuası: 1916...
-
A- İslamiyet'ten Önceki Türk Edebiyatı ( ? - 11.yy ) 1. Sözlü (Åžifahi) Edebiyat: Sav, Sagu, KoÅŸuk, Destan.2. Yazılı Edebiyata)Â...
-
ANDROMAK (ANDROMACHJE)
(Andromak, Helena'yı kaçıran Troyalı Paris'in kardeÅŸi yiÄŸit Hektor'un karışıdır. Hektor'un AÅŸilyus tarafÄ...
|