Bugün yine sıradan bir gün geçirdim. Halet-i ruhiye eski tas eski hamam desem yerinde olur sanırım. İnsanlar, münasebetler, yollar hep aynı monotonluğunda beni karşılamıştı. Değişen sadece takvim yaprağı, ki ben bu durumda zararda oluyorum, iki günüm bir, ne ikisi, üç, dört ,beş… Sayı saymayı bilmediğimi zannetmeyin gerisini siz tahayyül edin, durumun vahametini. Biliyorum, benim gibi olan birçok kimse var ben sadece kendimce tercüman oluyorum.
Çok yönlü düşünme sağlam bir planlamaya dayanmıyorsa çöküşün en başta gelen sebebidir ki bu bir bakıma maymun iştahlılıktır. Temelsiz yapılar üzerinde yükselmek ve kendini o mevkiden seyreylemek, insana hoş görünse de, başını döndürse de bu dönüşün hem kendini hem de üzerinde durduğu yapıyı alaşağı edeceği muhakkaktır.
Bu ciddi açıklamalardan sonra mevzunun biraz da trajikomik kısımlarına girmek gerek. Bu ülkede herkes kendi mikro âlemlerinin inanış ve anlayışıyla kâinatı yönetmekte, bilgisizliğinin uçsuz bucaksız yolunda attığı her adımı dev adımlar zannederek, ufuk çizgisini bu bilgisizliğin susuzluğu ile çok çabuk görebilmektedir.