Sonu yok hayallerin düşündükçe ardı ve arkası kesilmiyor. Keşke gerçekler hep onun arkasında olsa ve hepsinin sonunda bir gerçek bulabilsek öğrensek bir başka şey daha. Adına ne denir bilemiyorum ama mutlulukla mutsuzluk arası bir istekle bağlanırız onlara.
Kimi zaman da onlar da ararız çareyi. Belki de mutsuzluğumuza ve umutsuzluğumuza karşılık onlar inandırır bizi yapabileceklerimize. Her ne kadar çare olmasa da utandırmaz bizi içimizde kalır içimizdekiler. Zaten sorunda burada içimizdekilerin hep içimizde kalması. Bizi utandırmasın diye ya da başkaları tarafından kötü bilmemek adına içimizde saklarız bilinmesi gerekenleri.
Başkalarının duyması gereken anların da bilmesi gereken gerçekler ortalarda, arkalarda kalır kimse fark etmez onları. Çünkü gözler hep onlara bakar. Önler de olan öncülerin içinde de kim bilir bilinmeyen kaç gerçek daha vardır. Toplum bir yol bulma arayışındayken önlerin de öncülerin elindedir kişilerin kaderi. Her şey fikirlerle karışmış bir denizin içinde olup bitiverir.
Gerçekler kıyıya vurunca da yol bitmiştir zaten. Bir insanın hayata gözlerini yumması gibi. Ondan sonra da Fatihalar okunur ancak bir ruha, başka ne yapılabilir ki. Ve sonuç olarak yine hayallerimizde kalır her şey, bedelini biz öderiz verilmiş fikirlerin. Gündemin sesi ise fikir denizimizin dalgalarından çalar, sadece görünenler duyulur.
Bilinmez ki o dalgalarından yolculuk etmiş kaç tane gerçek var…
DİLEK GÜLER
MUŞ KIZILAĞAÇ BELDESİ
MUŞ LİSESİ- LİSE-1