Biz hayattan her ne kadar güzelliklerini istesek de, mutluluğu beklesek de ondan o bize kendini verir. Çünkü iyisi ve kötüsüyle, mutluluğuyla, hüznüyle içinde bulundurduğu umut ve korkuyla hayat hayattır zaten. Biz tüm kötü anlarımızda, hüzünlerimizde “hayatı yaşayamadık” derken aslında her anımızda onu, yaşarız çünkü hayat zaten bu demektir
Ve biz var olduğumuz sürece bir mekân ve zaman içinde onu yaşarız. Kimimiz ziyan ederken, kimimiz zorluklarına rağmen vazgeçmez çabasından. Çünkü bilir mutlaka gelecektir beklenen bahar. O bahar buradaki gibi değilmiş gerçekmiş o mutluluk menfaatler uğruna geçici değil söylenenlerin doğruluğuna ispat o zorluklar karşılığında en güzel hediyeymiş. Ne kendini sevmeyen insanların saatleri gibi geçici ne de o,insanların bir başka insanı bile sevememe hassasiyeti kadardır. Kendini sevmeyen bir insandan her ne kadar başkasını sevmesi beklenmese de anlama, dinleme ve bilinmiyorsa bir şey öğrenme hassasiyeti beklenir. Hassasiyet nedir buna çünkü onlar hassasiyeti ancak bu kadardır. Mutluluğu hak eden sadece onlar değilken bunun tersini düşünür. Mutsuzluğu da sadece kendilerinin yaşadığını bilirler. En çok başkalarının canı yanar ama en çok onlar konuşur. Ve bunu günümüzün olgun ve bilgili diye yetiştirdiği insanın yapması da zaten bir başka içler acısıdır.
Ama her ne kadar sahne yanlışları sunup doğru zannetse de bilgiler gerçeklerin içinde olduğunu bilir her şeyin…
DİLEK GÜLER
MUŞ KIZILAĞAÇ BELDESİ
MUŞ LİSESİ- LİSE-1