Eski Hun yabgularından birinin o kadar güzel iki kızı vardı ki; Tanrı'nın bunları insanlarla evlenmek için yaratmış olduğuna bir türlü inanamıyordu. Bunların kocası ancak bir Tanrı olabilir sanıyordu. Bu düşünce ile kızlarını Tanrı'ya vermek için ülkesinin kuzey taraflarında yüksek bir kule yaptırdı. İki güzel kız, buraya kapatıldı. Yabgu, gelip kızlarla birleşmesi için Tanrıya yalvarıp yakardı. İhtiyar bir kurt kulenin çevresinde gece gündüz dolaşıyor, korkunç korkunç uluyarak kuleyi gözetliyordu. En sonra kulenin dibinde kendisine bir in yaptı. Küçük kız, uzun zamandan beri kuleyi gözetleyen bu kurdun, babalarının kendilerini verdiği Tanrı'dan başka bir şey olmayacağını söyleyerek ablasını aşağıya inmeye ikna etti ve kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların sesi kurt sesine benzerdi. Şarkı söyledikleri zaman kurtların haykırışlarını taklit ederlerdi.