-
göze (göz-e) suyun çıktığı yer, kaynak, pınar, çeşme; yama, örme; hücre.
-
güre (gür-e) güç, kuvvet, erke; kuvvetli, dinç, sık, gür; vahşi, azgın, haşarı, çekingen, korkak; yabancı, alışmamış güre hayvan, güre kedi vb. ; bir yaşından üç yaşına kadar olan at, kısrak; verimli olmayan toprak, mera.
-
komuta (komut-a) kumanda, askerlik işlerini ve davranışlarını yönetme.
-
öge (ög-e) anne, büyükanne; çok akıllı, yaşlı kimse.
-
sava (sav-a) müjde, haber.
-
töre (tür-e) görenek, ahlâk, âdet, örf.
-
türe (tür-e) kanun, yasa, hukuk.
-
tüze (tüz-e) hak tanıma, adalet, adliye.
-
uca (uc-a) kuyruk sokumu, pöç; uç.
-
yalaza (yalaz-a) yalaz, alev.