Bir sanat eserini olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp eserin gerçek değerini ortaya koymak amacıyla yazılan yazı türüdür.
Bir kimsenin kendi eleştirisini yazarken ortaya koyduğu esere "otokritik" ya da "özeleştiri" denir.
Kelime Fransızca "ciritique" kelimesinin karşılığı olarak kullanılır. Tanzimat yazarları kritik kavramı için "muhakeme" terimlerini kullanmışlardır.
Eleştiri denince, akla eserin olumsuz yanlarının belirlenip okuyucuya aktarılması gelir. Bu yanlış bir düşüncedir. Gerçek bir eleştiride eleştirilen eserin hem olumlu hem de olumsuz yanları bir arada verilir.
Eleştirinin amacı, iyi ve güzel olan sanat yapıtının değerini ortaya çıkarmak, sanatı iyi ve güzel olmayandan kurtarmak, eseri kalıcı bir niteliğe kavuşturmaktır. Böyle yaparak sanatçıyı da daha güzel yazmaya, onu olgunlaştırmaya ve daha başarılı eserler vermeye de teşvik etmektir. Eleştiri, bu şekilde okuyucuya ve yazara kılavuzluk yapmaktır.
Eleştirmenlik zor bir iştir. Her şeyden önce eleştirmenin eleştireceği konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olması gerekir. Aynı zamanda iyi bir eleştirmenin çağdaş sanat akımlarından, düşünce tarihinden, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, tarih gibi dalların temel kavramlarından haberdar olması gerekir. Kendi kültürünü, sanatını ve meselelerini iyi bildiği gibi, dünya edebiyatından ve meselelerinden de haberdar olmalıdır.