Yazı Türleri (6. Sınıf)
Öykü (Hikâye)
Yaşanmış veya yaşanabilecek olayları kısa, fakat ilgi çekici bir şekilde anlatan yazılara öykü denir. Öyküde ele alınan olayın fazla derinliğine inilmez. Öykü kahramanları sınırlı sayıdadır ve onların kişilikleri üzerinde derinlemesine durulmaz.
Roman
Hayattan alınan veya hayalde kurulan, bir başka ifadeyle olmuş veya olması mümkün olan olayları, gerçeğe yakın ve ayrıntılı bir biçimde anlatan yazı türüdür.
Romanın başlıca özelliği uzun olması, kişilerin sayıca çok olması ve bu kişilerin hayatlarının ayrıntılı bir şekilde anlatılmasıdır.
Roman, hikâyeye göre daha uzundur, kişi sayısı da daha fazladır.
Masal
Genellikle halkın, hayal dünyasında oluşturduğu ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, doğa dışı varlıklara yer verip çoğunlukla insanların belli olmayan bir yerde ve zamanda başından geçen, olağan dışı olayları aktaran bir anlatı türüdür.
Masal, sözlü edebiyat ürünüdür ve kimin tarafından üretildiği belli değildir. Masallarda tekerlemeler bulunur. Masalların sonunda iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.
Deneme
Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde özel görüş ve düşüncelerini iddiasız, kesin sonuçlara varmaksızın, yazdığı yazılardır.
Denemede yazar, düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi dile getirir.
Deneme yazarı, konu ile ilgili duygu ve düşüncelerini araştırır; eleştirisini, teklifsiz samimî bir dille yapar.
Makale
Sanat, bilim, eğitim, politika, ekonomi gibi konularda bir düşünceyi açıklamak, savunmak, kanıtlamak, bilgi vermek amacıyla yazılan gazete ve dergi yazılarıdır.
Makaleler, çeşitli konular hakkında bilgi vermek ve düşünceleri açıklayıp kanıtlamak için yazılır.
Mektup
Birbirlerine uzak olan insanların, haberleşmek, bir şey sormak veya istemek amacıyla yazdıkları yazılardır.
Mektubun; aile mektupları, arkadaş ve dost mektupları, iş mektupları, edebî mektuplar ve resmî mektuplar gibi türleri vardır.
Fabl
İnsan dışındaki varlıklara, insana ait özellikler verilerek onların konuşturulduğu, genellikle manzum biçimde oluşan, sonucunda ahlâkî bir ders çıkarılan hikâyelerdir.
Fıkra
Günlük olayları, yurt sorunlarını ya da herhangi bir konuyu belli bir görüşle ele alan kısa yazılara fıkra denir. '
Fıkrada, konu sınırlaması yoktur. Konu herkesin anlayacağı bir dille yazılır. Yazar anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir.
Anı (Hatıra)
İnsanların, başlarından geçen veya görüp tanık oldukları olayları edebî bir dille anlattıkları yazılara anı denir.
Yazar olayları kendine göre anlatır. Anı yazıları, olayların üzerinden bir süre geçtikten sonra yazılır.
Söyleşi (Sohbet)
Karşılıklı konuşma havası içinde yazılan yazı türüne söyleşi denir. Genellikle günlük olaylar konu olarak ele alınır. Konuşma diliyle ve samimî bir hava içinde yazılır.
Gezi Yazıları (Seyahatname)
Yurt içinde veya dışında gezilip görülen yerlerin insanlarının ve çevre özelliklerinin canlı bir şekilde anlatıldığı yazı türüne gezi yazısı denir. Gezi yazılarında okuyucu bilgilendirilir.
Tiyatro
Olayları, oluş halinde sahnede göstermek üzere yazılmış eserlere tiyatro denir.
Tiyatro edebî türler içerisinde en canlı ve yaşama en yakın olanıdır. Tiyatro, seyirciyi hem görsel hem işitsel yönlerden etkilediğinden önemli bir türdür.
Tiyatro Türleri
Trajedi (Tragedya): Soyluların ya da önemli kişilerin başlarına gelen yıkımları, kötü kaderlerini konu alan oyunlardır.
Dram: Hem acıklı hem de gülünç olayları ele alıp işleyen tiyatro türüdür.
Komedi (Komedya): insan yaşamının gülünç yanlarını alaylı bir dille sergileyen, güldürücü ve neşeli oyunlardır.
Biyografi (Yaşam öyküsü)
Tanınmış kişilerin hayatlarını, yaptıklarını anlatan yazı türüne biyografi denir.
Otobiyografi (Öz yaşam öyküsü)
Ünlü kişilerin kendi hayatlarını anlattıkları yazı türüne otobiyografi denir.
Dilekçe
Bir dileği ve isteği, resmî veya özel kurumlara bildirmek için yazılan yazılardır.
Anı (Hatırat) Türü ve Özellikleri

Toplum hayatında önemli görevler üstlenmiş, toplumu ilgilendiren önemli olayları bizzat yaşamış veya bu olaylara şahit olmuş kişilerin bu olayları duyurmak için sanat değeri taşıyan bir üslupla yazdıkları yazılara anı (hatıra, hatırat) denir.
Anı günü gününe tutulmuş notlara dayanılarak yazılabileceği gibi sonradan hatırlanarak da yazılabilir. Hatıralar, tarih bilimi bakımından belge niteliği taşır. Karanlıkta kalmış bazı ilginç olaylar, durumlar hatıralarla gün ışığına çıkar.
Anı Yazımında Dikkat Edilecek Noktalar
* Konu ilgi çekici olmalıdır.
* Yazılanlar yeni nesillere ders verici, onları iyiliklere özendirici olmalıdır.
* Yazarken alabildiğince duygusallıktan uzak kalınmalı ve gerçekçi olunmalıdır.
* İyi hatırlanmayan olaylar, bilgiler yazıya alınmamalıdır.
* Abartılı anlatımdan sakınılmalıdır.
Anı-Gezi Yazısı Farkı
Anılar genel itibariyle gezi yazısına benzese de yazarın dış dünyadan çok kendinden söz etmesi, yani kendini ön plana çıkarması yönüyle gezi yazısından ayrılır. Gezi yazısında gezilip görülen yerlerle ilgili edinilen gözlemler, bilgiler yansıtılırken yazar hep ikinci plandadır. Gezi yazılarında mekân, çevre, yer ön plandadır. Gezilen yer dikkat çekici yönleriyle anlatılır. Anılarda çevreye ait bilgiler gezi yazısı kadar ayrıntılı değildir. Anılarda olaylar ve olaylarda rol alan kişiler ön plandadır.
Anı-Otobiyografi
Anı, anlatış tarzı olarak otobiyografilere benzese de anı, otobiyografi içinde sadece bir kısım olabilir. Diğer bir ifadeyle otobiyografiler anılara göre daha geniş ve uzun bir zamanı kapsar.
Anı Türünün Özellikleri
* Öğretici ve bilgi verici yazılardır.
* Olay, kişi ve dönem hakkında gözlem ve izlenimler anlatılır.
* Anılar iddia ve ispat yazıları değildir.
* Yazarın kendini okura açtığı bir tür olduğu için içtendir.
* Yaşanılmış zaman dilimi ben etrafında anlatılır.
Türk Edebiyatında Anı
Türk Edebiyatında şuara tezkireleri, menakıpname, siyer, vakayiname, gazavatname, fetihname, sefaretname gibi eserler bilinen anlamıyla birer anı olmasalar bile bu türün özelliklerini taşırlar. Hatırat terimi yeni bir terim olmasına rağmen işlerliği bakımından tarihle yaşıttır. Roma imparatoru Sezar'ın Gallia Savaşı, Göktürk Hükümdarı Bilge Kağan'ın Göktürk Kitabeleri, Baburşah'ın Baburnamesi bu türün ilk örnekleri sayılabilir.
Hatırat kelimesi bizde 19. yy'dan itibaren Muallim Naci'yle kullanılmaya başlanmıştır. Muallim Naci, Lûgat-ı Naci isimli eserinde hatıra kelimesinin karşısında "hatırda kalmış olan hususi keyfiyet, cem'i hatırat" açıklaması vererek bu türün ilk açıklamasını yapmıştır. Son yıllarda ise hatıra ve hatırat yerine anı kelimesi daha sık kullanılmaktadır.
Osmanlı döneminde 19. yy ortalarına kadar yazılan tezkire, menkıbe gibi eserler tam olarak bir anı özelliği taşımaz.
Bu dönemde anı özelliği taşıyan pek az eser verilmiştir. Barbaros Hayrettin Paşa'nın Gazavat-ı Hayreddin Paşa, Keçecizade İzzet Molla'nın Mihnet-i Keşan, Akif Paşa'nın Tabsıra adlı eserleri hatıra türündedir.
1870'den sonra hatırat türüne ait kitaplar çoğalmaya başlar. Ziya Paşa'nın Tanzimat döneminin ilk anı kitabı olan Defter-i Amal adlı eseri, Muallim Naci'nin Medrese Hatıraları, Ömer'in Çocukluğu adlı eserleri ilk örneklerdir.
Cevdet Paşa'nın Tezakir ve Maruzat adıyla yayımlanan evrakı ise dönemin siyasi olaylarını anlatan ve yorumlayan ilk hatırat örneğidir.
Ebuziya Tevfik'in Yeni Osmanlılar Tarihi de Abdülaziz devrinin ortalarından başlanarak 1876'ya kadar devam eden siyasi olayların anlatıldığı önemli bir hatırattır.
Edebiyatımızda önemli yeri olan, ayrıca tarih ve sosyoloji bilimlerine ışık tutan bazı hatırat örneklerini şöyle sıralayabiliriz:
* Namık Kemal: Magosa Hatıraları
* Ziya Paşa: Defter-i Amal (Tanzimat dönemi ilk anı örneği)
* Muallim Naci: Ömer'in Çocukluğu
* Ahmet Rasim: Şehir Mektupları, Falaka
* Halit Ziya Uşaklıgil: Kırk Yıl, Saray ve Ötesi
* Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda
* Falih Rıfkı Atay: Çankaya, Zeytindağı
* Halide Edip Adıvar: Türk'ün Ateş'le İmtihanı, Mor Salkımlı Ev
* Refik Halit Karay: Sakın Aldanma
* Halit Fahri Ozansoy: Edebiyatçılar Geçiyor
* Semiha Ayverdi: İbrahim Efendi Konağı
* Abdülhak Şinasi Hisar: Boğaziçi Yalıları
Dünya Edebiyatında Anı
Batı Edebiyatında anı türünün oldukça eski bir geçmişi vardır.
Eski Yunan Filozofu Eflatun'un birçok eseri hatırat özelliği taşır. 18. yy'ın ünlü yazar ve filozofu J.J. Rousseau'nun İtiraflar adlı eseri ve çağdaş romancı Andre Gide'nin Jurnal'i bu türün örneklerindendir.
Anı Yazma Sebepleri
* Kaybolup gitmesine razı olunmayan bir gerçeği ortaya koymak
* Birlikte yaşanılan kişilere karşı duyulan hayranlığı dile getirmek
* Tarih ve toplumla hesaplaşmak
* Siyasi rakipleri kötülemek, kendini savunmak
* Gelecek kuşaklara ders vermek
* Unutulmak korkusundan kurtulmak









