Belli bir düşünceyi anlatmak, bir ülküyü aşılamak veya halk topluluklarını coşturmak amacıyla söylenen sözlere söylev denir. Bu sözleri söyleyen kişi hatip, söz söyleme sanatı işe hitabet adını alır.
İnsan etkinliğinin her yönü söylevin konusu olabilir. Dinleyicilerin içinde yaşadıkları hayatın her yönü, üzerinde durulmaya değer niteliktedir. Bu bakımdan ekonomik, politik, sosyal, ilmi, dini, artistik, edebi... bütün konular hitabetin alanı içine girebilir.
Fikirler sözle ve yazıyla anlatılabilir. Yazının sürekli ve derin bir etkisi vardır. Buna karşılık sözün muhatabına ulaşması ve algılanması daha kolaydır. Bu yüzden, eski çağlardan bu yana hatipler toplumların öncüleri olmuşlardır.
Eski Yunan ve Roma medeniyetinde Cicero ve Demosthenes en ünlü hatiplerdir.
Türk tarihinde en eski hitabet örneği Göktürk Kitabeleri'nde kayıtlıdır. Bilge Kağan'ın ağzından yazılan bu kitabede Türklerin ilk kurtuluş savaşı anlatılmaktadır.
Halide Edip Adıvar ve Hamdullah Suphi Tanrıöver İstanbul işgal edildiğinde Sultanahmet mitinglerindeki söylevleri ile dikkat çeken isimlerdir.