Realizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında Romantizme tepki olarak doğmuştur. Bu akım, gerçeği olduğu gibi anlatmayı ilke edinmiştir.
19. yüzyılda deneysel bilimler alabildiğine gelişmiştir. Bu dönemde bilim, insan yaşamına uygulanmış, yaşam çok kolaylaşmış; bilim adamları toplum katında büyük değer kazanmışlardır. Bir başka deyişle yaşam gerçeğinin algılanmasında ve sorunların çözümünde bilimsel ilkelerden hareket edilmiştir. Aynı dönemde ortaya çıkan August Comteun pozitivizm (olguculuk) felsefesi, edebiyatta Realizmin doğmasına yol açmıştır. Pozitivizm, doğadaki olay-ları metafizik düşünceler yerine bilimsel gözlem ve deneylerle açıklamaya çalışan, neden-sonuç ilkesine önem veren bir felsefe akımıdır.