Zarflar Konu Testi - 2 (7. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki cümlelerin hangisinde pekiÅŸtirme farklı görevde kullanılmıştır? A) Bu olaydan duyduÄŸum üzüntüyü ona apaçık anlattım. B) Onu tanıdığım ilk yıllarda…

Fıkra Türü ve Özellikleri

Bir yazarın, günlük olaylara ya da ülke ve toplum so­runlarına ait herhangi bir konu üzerinde kiÅŸisel görüş ve düşüncelerini, akıcı bir dille anlatan düz…

Fiilimsiler Konu Testi - 2 (8. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi var­dır? A) Üstündekileri aceleyle çıkardı. B) Yemekten sonra odasına çekildi. C) ArkadaÅŸlığımız giderek…

Paragraf Türleri

Olay Paragrafı: Uzun ya da kısa bir olay anlatılır. Duygu ve düşünceler gerçek ya da kurmaca bir olayın içinde verilir. Olaylar anlatılırken genellikle…

Geleneksel Türk Tiyatrosu

Geleneksel Türk Tiyatrosu denince akla karagöz, meddah, or­ta oyunu, köy seyirlik oyunları gelmektedir. Batılı anlamda ti­yatro, Türk edebiyatına Tanzimat döneminde girse de Türkler ti­yatrodan uzak yaşamamış, çok eskilerden bu yana geleneksel tiyatrolarını ortaya koymuşlardır.

 

Türk tiyatrosu, Anadolu uygarlığını oluşturan çeşitli toplumla­rın, Anadolu'ya göç eden Türklerin ve İslam dünyasının kültü­rel birikimine dayanan, hem Doğu hem de Batı kaynaklı etkile­ri içeren bir seyirlik geleneği üstünde gelişmiştir. Tiyatro, Türk kültüründe varlığını "tiyatro" ismiyle olmasa da seyirlik oyun olarak sürdürmüştür. Seyirlik köy oyunları eski Ön Asya uygar­lıklarının bolluk törenleri ile Anadolu'ya göç etmiş Türklerin kül­türünde yer alan şaman törenlerinin birleşiminden oluşmuştur. Seyirlik köy oyunlarının yanında, yine şaman kültüründen izler taşıyan "köy kuklası" da bugün varlığını sürdürmektedir. Şii kül­türünün ürünü olan taziye geleneğinin izleri de kırsal kesimde Muharrem törenlerinde anlatı düzeyinde görülür.

 

 

 

 

Geleneksel Türk tiyatrosunun gerek kırsal, gerekse kentsel ke­simde görülen türlerinin ortak özelliklerinin başında, doğaçla­ma olarak oynanması, yazılı bir metne bağlı olmaması, belirli bir tiyatro yapısı ya da sahne gerektirmemesi gelir. Geleneksel Türk tiyatrosunun ana unsuru güldürüdür. Olayların komikliğin­den çok, sözlerin yanlış anlamasına dayalı bir güldürüdür bu. Ayrıca şarkı, dans, söz oyunları ve taklit, geleneksel Türk tiyat­rosunun vazgeçilmez öğelerindendir.

 

Geleneksel Türk tiyatrosunda oyun kişileri tek boyutludur, ka­rakter boyutuna ulaşmaz. Bu tiyatronun bir başka özelliği de sürekli bir sergileme düzenine bağlı olmayıp bayram, düğün, sünnet vb. çeşitli toplumsal olaylar içinde yer almasıdır.

 

Daha çok kentsel kesimde gelişmiş olan halk tiyatrosu gelene­ği içinde söze dayalı türlerin başında meddah, kukla, Karagöz ve orta oyunu yer almaktadır. Doğu kökenli çok eski bir tür olan Türk kuklası Avrupa kukla sanatının etkisi altında da kalarak gelişimini 19. yüzyılın sonuna değin sürdürmüştür.

 

Geleneksel oyunlardan meddahlık, Türklerde Orta Asya'dan bu yana var olan hikâye anlatma geleneğinin İslam kültüründe­ki benzer gelenekle birleşmesiyle gelişmiş, son biçimini 16. yüzyılda kahvehanelerin açılmasıyla almıştır. Türk halk tiyatro­su geleneğinin en önemli ürünleri olan Karagöz ve orta oyunu ise özellikle büyük kentlerde yaygınlaşmıştır. Karagöz yüzyıllar boyunca Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında kalan Avrupa topraklarında da etkili bir tür olarak varlığını sürdürmüştür. Bu­gün kullanılan adıyla kayıtlara ilk kez 1834'te geçmiş olan orta oyunu, halk tiyatrosunun en gelişmiş türüdür.

 

19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında altın çağını yaşa­yan orta oyunu, Tanzimat'ta benimsenmeye başlanan Batı mo­delindeki tiyatro ile uzun süre yarışmış, Cumhuriyet'ten sonraysa öbür geleneksel türlerle birlikte silinmeye yüz tutmuştur.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Ramazanın gelişini kutlamak için yazılan kasidelere "ramazaniyye" denir.
PerÅŸembe, 05/24/2012 05:03
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.