Anlatım Bozuklukları Konu Testi - 2 (8. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluÄŸu yoktur? A) İngiltere'de atlı ve trafik polisleri büyük bir kazayı önlemiÅŸ. B) Kartal, havada uçarken…

Ekler

"Atatürk, sanatçıya ÅŸunu söyledi:" Bu cümlede "sanat, ÅŸu, söyle" kelimeleri çeÅŸitli ekler alarak kullanıl­mıştır. "Sanat" kelimesine eklenen "-çı" eki, onun…

Metinlerin Sınıflandırılması Konu Testi - 1

1. Şair Evlenmesi, Åžinasi tarafından yazılan bir perdelik komedidir. 1860 yılında Tercüman-ı Ahval'de sertifika ÅŸeklinde yayınlanmış ve aynı yıl kitap halinde…

Fiillerde Kip (Zaman-Anlam) Kayması

Fiil kipinin, kendi zamanı (anlamı) dışında kullanıl­masına zaman kayması denir. Haftaya sınavlar baÅŸlıyor. Bu cümlenin yüklemi ÅŸimdiki zamanla…

Meddah

Meddah oyunu, tek kişi ile oynanan bir oyundur. Oyunu can­landıran kişiye meddah denir. Aslında meddah, topluluk karşı­sında halk hikâyeleri anlatan kişidir. Bu kişi hikâyedeki kişilerin seslerini, hareketlerini taklit ederek canlandırdığı için bir tür oyuncu sayılır. Meddah, olayları temsil ederken, seyircilerin ra­hatça görebileceği yüksek bir yere oturur. Bir eline mendil (makreme), bir eline de sopa (değnek) alır. Mendili değişik tip­teki kişilerin kıyafetini göstermek ve ağzını kapatarak seslerini taklit etmek için kullanır. Sopadan da oyunu başlatmak ve de­ğişik sesler çıkarmak için yararlanır.

 

Meddah, Karagöz ve orta oyunundaki gibi gücünü taklit sana­tından alır. Meddah olabilmek için her şeyden önce tipleri, in­sanları, hayvanları çok iyi taklit edebilme yeteneğine sahip ol­mak şarttır.

 

 

 

Meddah oyunu, genellikle kahvehane, meydan gibi halkın topluca bulunduğu yerlerde oynanırdı. Her kesimden insanlar bu oyuna ilgi gösterirdi. Saray halkını eğlendirmek için görevlen­dirilen meddahlar vardı. Karagöz'ün, Osmanlı İmparatorluğu içerisinde sadece imparatorluk başkenti olan İstanbul'da olma­sına karşılık meddah geleneğinin İstanbul dışına da yayıldığını söyleyebiliriz. Gezginci meddahlar, âşıkların köy köy gezmesi gibi, imparatorluğun belli başlı şehir merkezlerini, o günkü adı ile sancakları, ipek yolu üzerindeki yerleşim merkezlerini, han­ları, kahvehaneleri dolaşarak sanatlarını icra etmişlerdir.

 

Meddahların repertuarlarında Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mec­nun, Arzu ile Kamber, Aslı ile Kerem gibi halk hikâyeleri her za­man hazır olmuştur. Bunların yanı sıra meddahlar yaşanmış olayları, duydukları yeni aşkları derleyerek, sanatçı içgüdüleri ile bunları yeniden yorumlayıp harmanlayarak, seyircinin profi­line ve izleme coşkusuna göre, o anda doğaçlayarak bu hikâyelerini yer yer anlatarak, yer yer oynayarak mesleklerini icra etmişlerdir. Meddahlar hikâyelerini çeşitli bilmecelerle süs­lemişlerdir. Çeşitli taklitlerle seyircinin ilgi ve dikkatini sürekli ayakta tutmuş, hikâyenin eğlenceli veya dramatik sahnelerinin tadını çıkararak hikâyelerini çeşitli söz oyunları ile şiirleştirmişlerdir.

 

Anlaşıldığı kadarıyla, meddahta da orta oyunundaki gibi, gele­neksel Türk tiyatrosunun özgün bir yönü olan doğaçlama öğe­si ön plana çıkmaktadır. Meddahlar, yazılı bir metne bağlı kal­madan, o an akıllarına ne geldiyse, yani doğaçlama olarak ko­nuşmuşlar, yeteneklerini seyirciye göstermişlerdir.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk köy romanı Nabizade Nazım'ın "Karabibik" adlı eseridir.
PerÅŸembe, 05/24/2012 05:09
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.