Destan Dönemi Türk Edebiyatı Uygulama Yaprağı - 3

DOÄžRU - YANLIÅž: AÅŸağıdaki cümleleri "doÄŸru - yanlış (D/Y)" olarak deÄŸerlendiriniz.     1.   KoÅŸukların nazım birimi dörtlüktür. (   ) 2.   Sagular düz uyak…

Sıfatlar Konu Testi - 1 (8. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki atasözlerinden hangisinde farklı bir sıfat kullanılmıştır? A) Her aÄŸaçtan kaşık olmaz. B) Eski dost düşman olmaz. C) Kara haber tez duyulur. D)…

Fıkra Türü ve Özellikleri

Bir yazarın, günlük olaylara ya da ülke ve toplum so­runlarına ait herhangi bir konu üzerinde kiÅŸisel görüş ve düşüncelerini, akıcı bir dille anlatan düz…

Çemşid ü Hurşit ve Tahlili

CemÅŸid ü HurÅŸid, doÄŸu edebiyatımızda mesnevi türünde yazılmış klasik bir aÅŸk hikayesidir. İlk defa İranlı ÅŸair Selman-ı Saveci (Ö. 376) bu konuyu iÅŸlemiÅŸ,…

Orta Oyunu

Orta oyunu, XIX. yüzyılda Karagöz ve Meddah oyunlarının ge­lişmesi ile meydana gelmiş bir halk tiyatrosudur. Meydanda, or­tada bir yerde oynandığından dolayı orta oyunu adını almıştır. Orta oyununda sahne, dört kanatlı bir paravandan meydana gelen "ev" ile iki kanatlı bir paravandan oluşan "dükkân"dan ibarettir. Birkaç iskemle ile bir masa da dekor olarak kullanılır.

 

Orta Oyunundaki Tipler:

 

Orta oyununun en önemli tipleri Pîşekâr ve Kavuklu'dur. Bunun yanında "Zenne, Arnavut, Çelebi, Rumelili, Kayserili, Cüce ve­ya Kambur, Külhanbeyi vb." tipler bulunur.

 

Pîşekâr: Pîşekâr, orta oyunu temsillerinde, saz heyetinin Pîşekâr havası çalmasından sonra ve bütün oyunculardan ön­ce meydana inen oyuncudur. Orta oyununda her tipin kendisi­ne has, belli bir makamda bir bestesi vardır ve oyuncu meyda­na gelmeden önce o beste çalınır. Pîşekâr meydana geldikten sonra, kaideye uyarak, iki eli ile yerden temenna edip seyirci­leri selamlar ve zurnacıya seslenir. Pîşekâr'la Zurnacı arasında geçen ve seyircilere oyunun adını ilan eden bu konuşmadan sonra, saz heyeti Kavuklu havası çalar, Kavuklu meydana gelir, Pîşekâr'la aralarında önce kısa bir muhavere (karşılıklı konuş­ma) olur, sonra Kavuklu tekerlemesini söyler ve böylece oyun klasik seyrini takip ederek sürer gider.

 

Kavuklu, dobra ve patavatsız bir tip olduğu ve sıra ile meyda­na gelen taklitlere gereği gibi davranmasını bilmediğinden, çok defa bunlarla arasında, tartışma, kavga ve hatta dövüş bile olur. Pîşekâr, bu gibi durumlarda oyuna karışır, ölçülü, ağırbaşlı, yerinde konuşmasını bilen biri olduğu için, anlaşmazlıkları hallederek, kırgınlıkları tatlıya bağlar, hatta oyunun istikametini yeniden tayin eder.

 

 

 

Kavuklu: Kavuklu, Peşikar'ın zurnacı ile olan muhaveresinden sonra, "Ka­vuklu arkası" denilen aktörle birlikte' meydana gelir ve oyunun sonuna ka­dar meydanda kalır. Kendisi görünme­den evvel, saz takımı hüseynî maka­mındaki "Kavuklu Havası"nı çalar. Oyu­na girdiği andan itibaren komedi unsu­ru Kavuklu'nun üzerinde toplanır.

Zenne: Orta oyunundaki kadın tipidir. Bunun çok farklı çeşitleri vardır. Her yaşta, her mizaçta, her içtimai seviye­de kadın tipi, bazen kalabalık gruplar halinde, bazen bir iki kişiden ibaret ola­rak temsil olunur. Karagözcü ve orta oyuncuları argosunda Zenne'ye Gaco da denir. Zenne tiplemesi içinde Çer­kez, Arap bacı, Hakayık tiplerine de rastlanır.

 

Arnavut: Orta oyunundaki asıl tiplerden biridir. Bu tipin adı ge­nellikle "Bayram Ağa"dır. Genellikle celep, bazen de bahçıvan olur. Kendisine iyi davranıldığı zaman uysaldır. Öfkelendiği za­man ise, hemen silahına sarılır, çok olağan bir şeyden bahsediyormuş gibi, karşısındakine kendisini öldüreceğini söyler. Cahil, fakat dürüsttür.

 

Çelebi: Bu tip, son derece terbiyeli, nazik, ince zevk sahibi ve şıktır. Epeyce okumuşluğu vardır ve güzel bir İstanbul Türkçesi ile konuşur. Çelebi tipi, mirasyediliği, kişizadeliği, züppeliği ve çapkınlığı ile ticari bir "zamane" tipi olarak, yaşadığı devrin gençliğinden bir zümrenin temsilcisidir.

 

Rumelili: Bu tipe "muhacir" de denir Bir Rumeli türküsü söy­leyerek meydana çıkar. Daima "pehlivan" ve nadiren de "ara­bacı" olur. Pehlivanlığı ile övünür, karşısında kimsenin durama­yacağından bahseder. Buna rağmen ne zaman güreşecek ol­sa yenilir.

 

Kayserili: "Kayserili" daima bir tüccardır; yağcı, yumurtacı, pastırma tüccarı, bakkal olur. Kayserili, etrafına karşı nazik ol­mak için hiçbir gayret göstermez, aksine en ufak sebepten hid­detlenip ağzına geleni söyler. Taklitlerin meydandaki daimi mu­hatabı olduğundan Kavuklu, sık sık Kayserilinin hışmına uğrar.

 

Cüce veya Kambur: Bu aktör, Kavuklu ile beraber ve onun ar­kasından yürüyerek meydana geldiği için kendisine "Kavuklu arkası" da denir. Bazen "Kavuklu'nun oğlu", bazen Kavuk­lu'nun yardımı ile çarşıdan alışveriş etmek üzere onunla birlik­te sokağa çıkmış "bir komşu" görünümündedir. Kavuklu arka­sı, sadece dış görünüşü itibariyle sakat değil, aynı zamanda ilerlemiş yaşına rağmen çocuk kalmış, geri zekâlı bir tip olarak tasvir olunmuştur.

 

Külhanbeyi: Kabadayılığa özenen bir "Tulumbacı" tipinin takli­didir. Mani okuyarak meydana gelir. Oyun içinde de aklına estikçe mani okur. Bu tip, bütün tafrasına rağmen, Kavuklu tara­fından sık sık terslenir. Bazı oyunlarda dayak bile yer. Külhan­beyi, kendisine itibar edildiği zaman, külhanbeyliğini unutup, karakterinin izin verdiği ölçüde nezaketle konuşmaya başlar.

 

Orta Oyununun Bölümleri:

 

Orta oyunu, Karagöz'de olduğu gibi dört bölümden oluşur. Bu bölümler giriş, tekerleme, fasıl ve bitiş şeklinde sıralanır.

 

Giriş: Bu bölümde, Pîşekâr müzik eşliğinde ortaya çıkar ve oyuncuları selamlar. Oynanacak oyunu takdim eder ve oyunu başlatır.

 

Tekerleme: Önce Pîşekâr ile Kavuklu arasında kısa birer konuşma olur. Sonra olmayacak şeyler gerçekmiş gibi anlatılır. Buna tekerleme adı verilir.

 

Fasıl: Asıl oyunun ortaya konduğu bölümdür. Bu bölümde Pîşekâr ve Kavuklu'dan başka Laz, Ermeni, Arnavut, Rum, Fransız gibi tipler kendi şiveleriyle konuşturulur. Bunların ko­nuşmaları ve kıyafetleri komedi unsuru oluşturur.

 

Bitiş: Pîşekâr: Kavuklu ile kısa bir konuşma daha yapar. Son­ra oyunun bittiğini ilan eder. Seyircilerden "Her ne kadar sürç-i li­san ettikse affola." diyerek özür diler. Bir sonraki oyunun adını ve yerini bildirir. Böylece oyun biter.

 

Orta oyununda, oyunun konusu ve olay ana hatlarıyla belli ol­makla beraber yazılı bir metin yoktur. Oyuncular kendi beceri­lerini ve deneyimlerini kullanarak oyunu geliştirirler. Bunu ya­parken, seyircilerin ilgi ve seviyelerini de dikkate alırlar.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Bahar için yazılan kasidelere "bahariye" denir.
PerÅŸembe, 05/24/2012 05:10
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.