Tanzimat Edebiyatında Roman
Haber Yazıları
Açıklamalı Deyim Örnekleri
Servetifünun Edebiyatında Hikaye (Öykü)
| Dede Korkut Kitabından Bir Hikaye |
|
KAZILIK KOCA OĞLU YİGENEK
Kazılık Koca derlerdi bir kişi var idi. Bayındır Han'ın veziri idi. Şarabın keskini başına çıktı. Kaba dizi üzerine çöktü, Bayındır Han'dan akın diledi. Bayındır Han izin verdi. Nereye istersen git dedi. Kazılık Koca iş görmüş, işe yarar adamdı. İşe yarar yaşlılarını yanına topladı, teçhizat ve levazımı ile yola girdi. Çok dağlar, dere tepe geçti. Günlerden bir gün Düzmürd Kalesi'ne geldi. Karadeniz kenarında idi. Ona erişip kondular.  Meğer hanım, Kazılık Koca esir olduğu vakit bir oğlancığı var idi. Bir yaşında idi. On beş yaşına girdi, yiğit oldu. Babasını öldü biliyordu. Yasak eylemişlerdi, esir olduğunu oğlandan saklıyorlardı. O oğlanın adına Yigenek derlerdi. Günlerden bir gün Yigenek oturup beyler ile sohbet ederken, Kara Göne oğlu Budak ile uyuşamadı. Birbirine söz atıştılar. Budak der: Burada boş laf edip ne yapıyorsun, mademki er diliyorsun, varıp babanı kurtarsana, on altı yıldır esirdir dedi. Yigenek bu haberi işitince yüreği oynadı, kara bağrı sarsıldı. Kalktı, Bayındır Han'ın huzuruna vardı, yere yüz koydu, der: Sabah erken sapa yerde dikilince ak otağlı Bana asker ver, beni babamın esir olduğu kaleye gönder, dedi. Bayırdır Han buyurdu, yirmi dört sancak beyi gelsin dedi. Önce Demirkapı Derbendi'nde bey olan, kargı mızrak ucunda er böğürten, hasıma yetiştiğinde kimsin diye sormayan Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar seninle beraber varsın dedi. Aygır Gözler Suyu'ndan at yüzdüren, elli yedi kalenin kilidini alan Eylik Koca oğlu Düle Evren beraber varsın dedi. Çift burçtan kayın oku durmadan geçen Yağrıncı oğlu İlalmış seninle beraber varsın. Üç kere düşman görmese kan ağlayan Toğsun oğlu Rüstem beraber varsın dedi. Ejderhalar ağzından adam alan Deli Evren beraber varsın. Yeryüzünün bir ucundan bir ucuna yetişeyim diyen Soğan Sarı beraber varsın. Sayılmakla Oğuz erenleri tükense olmaz. Bayındır Han yirmi dört kahraman sancak beyini Yigenek'e arkadaşlığa verdi. Beyler toplanıp hazırlıklarını yaptılar. Meğer o gece Yigenek rüya gördü. Rüyasını arkadaşlarına söyledi, görelim hanım ne söyledi: Der: Beyler birdenbire kara başım, gözüm uykuda iken rüya gördü. Ela gözümü açıp dünya gördüm. Ak boz atlar koşturan alplar gördüm. Ak miğferli alpları yanıma aldım. Ak sakallı Dede Korkut'tan öğüt aldım. Alaca yatan kara dağları aştım. İleri yatan Karadeniz'e girdim. Gemi yapıp gömleğimi çıkardım, yelken kurdum. İleri yatan denizi deldim geçtim. Öteki kara dağın bir yanında alnı başı parlayan bir er gördüm. Kalkıp yerimden doğruldum. Kargı dilli öz mızrağımı kaptım. Karşılayıp o ere vardım. Karşısından o eri mızraklayacağım zaman denedim. Göz ucu ile o ere baktım. Dayım Emen imiş onu bildim. Döndüm o ere selam verdim, Oğuz ellerinde kimsin dedim. Gözkapaklarını kaldırıp yüzüme baktı. Oğul Yigenek nereye gidiyorsun dedi, söyledi. Ben dedim: Düzmürd Kalesi'ne gidiyorum, babam orada esir imiş dedim. Burada dayım bana söyledi: Der: Yel esti yağmur yağdı yükü koptu dedi. Yigenek rüyasında dayısına söylemiş: Der: demiş. Yigenek yine der: Kese kese yemeğe yahni güzel Kesme gününde kumandan hızlı güzel Dâim geldiğinde dursa devlet güzel Bildiğini unutmasa akıl güzel Hasmından dönmese kaçmasa erlik güzel dedi. Bu rüyayı Yigenek arkadaşlarına hikâye eyledi. Meğer dayısı Emen orada yakın idi. Cümle beylerle arkadaş olup gittiler. Düzmürd Kalesi'ne yetişince etrafını çevirip gittiler, kondular. Kâfirler bunları görünce Arşın oğlu Direk Tekvur'a haber verdiler. O melun da kaleden dışarı çıkıp bunların karşısına geçti, er diledi. Kıyan Selçuk oğlu Deli Dündar yerinden kalkıverdi, altmış tutam sivri mızrağını koltuğa kısıp o kâfiri karşısından mızraklayalım dedi, mızraklayamadı. Kâfir tekvur yakalayıp zorladı, mızrağını çekti, elinden aldı. O altmış batman gürz ile Dundan tepeden aşağı tutup çaldı. Geniş dünya başına dar oldu. Cins atını çevirdi, çekilip döndü. Ondan sonra Dönebilmez Dülek Evren altı kanatlı çomağı ile at tepip gelip yukarıdan aşağı kâfire şiddetle vurdu, yenemedi. Tekvur yakalayıp elinden çomağını aldı, ona da gürz ile vurdu. O da cins atını çevirdi, çekilip döndü. Hanım, yirmi dört sancak beyi tekvurun elinde perişan oldu. Sonra Kazılık Koca oğlu Yigenek, taze yiğitcik yaradan Allaha sığındı, ölümsüz mabutu övdü, der: Yücelerden yücesin Senin boyun kaddin yok Veya cism ile ceddin yok Vurduğunu ulutmayan Ulu Tanrı Bastığını belirtmeyen belli Tanrı Kaldırdığını göğe yetiştiren güzel Tanrı Kızdığını kahreden kahhar Tanrı Birliğine sığındım Rabbim kadir Tanrı Medet senden Kara elbiseli kâfire at tepiyorum İşimi sen yoluna koy dedi. Hemen at sürdü. Yel gibi yetişti, tutkal gibi yapıştı. Kâfirin omuzuna bir kılıç vurdu. Giyimini kuşamını doğradı, altı parmak derinliğinde yara açtı. Kara kanı f ışkırdı, kara kalçası, çizmesi dolu kan oldu. Kara başı bunaldı darda kaldı. Hemen döndü kaleye kaçtı. Yigenek ardından yetişti. Kale kapısına girmişken kara çelik öz kılıcı ile ensesine öyle çaldı ki başı top gibi yere düştü. Ondan sonra Yigenek atını döndürdü, askerin yanına geldi. Esir olan Kazılık Koca'yı bırakıvermişler, çıkıp geldi. Hay bey yiğitler kâfiri kim öldürdü diyerek söylemiş, görelim hanım ne söylemiş: Der: Develerin dişisini gebe koydum dedi. Yigenek burada söylemiş, görelim hanım ne söylemiş: Der: Develerin dişisini gebe koydun erkek oldu dedi. Yigenek babası ile görüştü. Ondan sonra geri kalan beyler görüştü. Sonra hep birden beyler kaleye yürüyüş ettiler, yağmaladılar. Babası ile Yigenek gizli yaka tutarak koklaştılar, iki hasret birbiriyle buluştular, ıssız yerin kurdu gibi ulustular, Tanrıya şükürler kıldılar. Kalenin kilisesini yıkıp yerine mescit yaptılar. Aziz Tanrı adına hutbe okuttular. Kuşun alaca kanını, kumaşın arısını, kızın güzelini, dokuz katlı işlenmiş süslü elbise, cübbe Bayındır Han'a hisse çıkardılar. Geri kalanını gazilere bağışladılar. Döndüler, evlerine geldiler. Dedem Korkut gelip destan söyledi, deyiş dedi. Bu Oğuzname Yigenek'in olsun dedi. Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın kesilmesin. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Ak bürçekli ananın yeri cennet olsun. Ahir sonu arı imandan ayırmasın. Ak alnında beş kelime dua kıldık kabul olsun. Günahınızı adı güzel Muhammet Mustafa'nın yüzü suyuna bağışlasın hanım hey! Dede Korkut Kitabı Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|











