Türk edebiyatının önemli edebî türlerinden biri de öğreticilik yönü ağır baÂsan fıkralardır. Fıkralarda derinlik, anlam zenginliÄŸi ve engin bir hayat…
Fiil kipinin, kendi zamanı (anlamı) dışında kullanılÂmasına zaman kayması denir. Haftaya sınavlar baÅŸlıyor. Bu cümlenin yüklemi ÅŸimdiki zamanla…
Uygur elinde Hulin adında bir daÄŸ vardı. Ondan ToÄŸla ve Selenge adında iki ırmak çıkardı. Bir gece oradaki bir aÄŸacın üzerine gökten ilahî bir ışık indi. İki ırmak arasında yaÅŸayan halk bunu dikkatle takip ettiler. AÄŸacın gövdesinde gebe bir kadına benzeyen bir ÅŸiÅŸkinlik peyda oldu. O ışık dokuz ay, on gün o ÅŸiÅŸkinlik üzerinde durdu. Bu müddetin sonunda o ÅŸiÅŸkinlik yarıldı. İçinden beÅŸ çocuk çıktı. O ülkenin ahalisi bunları alıp büyüttüler. Bunların en küçüğünün adı BuÄŸu Han'dı. Büyüyünce herkesi hükmüne alarak hükümdar oldu. Otuz göbekten fazla bir zaman geçtikten sonra Yulun Tigin padiÅŸah oldu. Çinlilerle birçok savaÅŸlarda bulundu. Nihayet bu hâle bir son vermek için oÄŸlu Gali Tigin'i Çin hükümdar ailesinden Kiü-lien adlı bir kızla evlendirmeye karar verdi. Bu prenses, sarayını Hatun Dağı'nda kurdu. Bu civarda Tanrı Dağı adında bir daÄŸ, cenup tarafında da küçük daÄŸ ÅŸeklinde ve Kutlu DaÄŸ adını taşıyan bir kaya vardı. Hatun Dağı'na Çin elçileri bakıcıları ile birlikte geldiler. Onlar kendi aralarında dediler ki: "Hatun Dağının saadeti bu kayaya baÄŸlıdır. Bu hükümeti zayıflatmak için onu yok etmeli." Bunun üzerine Tigini bularak Çinli prensesle yaptığı bu evlenmenin karşılığı olarak o kaya parçasının kendilerine verilmesini istediler. Tigin razı oldu. Fakat kayanın büyüklüğü yerinden kımıldatılmasına engel oluyordu. Kayanın çevresini odunlarla doldurarak ateÅŸe verdiler. Kayayı iyice kızdırdıktan sonra üzerine keskin sirke dökerek parçaladılar. Sonra o parçaları arabalara koyarak Çin'e götürdüler. Bu büyük bir hadise oldu. Memleketteki bütün kuÅŸlar, hayvanlar, kendi dilleriyle bu kayanın gidiÅŸine aÄŸladılar. Bundan yedi gün sonra da Tigin öldü. Ondan sonra bu memleket felaketten kurtulmadı. Halk rahat yüzü görmedi. Yulun Tigin'den sonraki hükümdarlardan birçoÄŸu çabuk öldüler. Bunun üzerine hükümdarlar payitahtlarını Hoçuya göçürmeye mecbur oldular. (....) Â
Halk edebiyatında hecenin 4+4 kalıbı ya da aruzun müfteilün müfteilün kalıbıyla yazılmış biçim düzeni koşma olan şiirlere "satranç" adı verilir.