2010 YGS Türkçe Taramaları
Nasrettin Hoca Fıkraları
Yapılarına Göre Kelimeler
Divan Edebiyatında Geçen Bazı Terimler
| İslamiyet Etkisi Dönemde Göstermeye Bağlı Edebi Metinler |
|
 Zamanla içeriÄŸi geniÅŸleyen dinsel törenler, geleneksel törenler haline geÂlir. Ergenekon Destanı'nda yer alan demir dövme töreni bu örneklerden birini oluÅŸturur. Bu törene bütün boy halkı katılır, büyük bir alan sahne olarak kullanılırdı. Dede Korkut Öyküleri incelendiÄŸinde, ozan ve kopuzun dram sanatının bir parçası olduÄŸu anlaşılır. Ayrıca Åžamanizm ayinleri bu baÄŸlamda deÄŸerlendirilebilir.  11. yüzyılda İslâmiyet'in kabulünden sonra, bu törenlerden gelme bazı özelliklerin köy seyirlik oyunlarında devam ettiÄŸi söylenebilir. Türkler, İslam kültürünün etkisiyle ilk dönemlerde tiyatrodan uzak kalsalar da sonraları; kültür, inanış ve yaÅŸayışlarına uygun olarak geleneÄŸe dayalı bir canlandırÂma sanatı geliÅŸtirdiler. Türk Halk Tiyatrosu ya da Geleneksel Türk TiyatÂrosu adı verilen bu tiyatro anlayışının kolları ÅŸunlardır. Karagöz, meddah, orta oyunu, köy seyirlik oyunları, kukla  a. Türk Halk Tiyatrosu GeleneÄŸi: Halk tiyatrosu geleneÄŸi içindeki oyunlaÂrın en yaygınları Karagöz, orta oyunu, meddah ve köy seyirlik oyunlaÂrıdır. Bu oyunlardan ilk üçü sosyal sanat anlayışının izlerini taşıdığı için köy seyirlik oyunlarına göre modern tiyatroya biraz daha yaklaÅŸmış oyunlardır. Oyuncular, az çok profesyonel kimselerdir. Bu oyunlar doÄŸaçlama geleneÄŸine baÄŸlıdır. Halk tiyatrosu içinde yer alan oyunlar genellikle ÅŸehirlerde kendine göre belli bir sahne anlayışı içinde sergilenirdi.  b. Modern Türk Tiyatrosu GeleneÄŸi: Modern tiyatro da dediÄŸimiz, Batılı anlamda tiyatro geleneÄŸi 19. yüzyılın ikinci yarısında Tanzimat'la baÅŸlaÂmıştır. Çeviriler, uyarlamalar ve ilk denemelerle kendini gösteren bu geleÂnek günümüze kadar olgunlaÅŸarak gelmiÅŸtir. Günümüzde de gerek devlet tiyatroları, gerekse özel tiyatrolar bu geleneÄŸi kurumsallaÅŸtırarak sürdürÂmektedir.  Türk halk tiyatrosunun genel özelliklerini:  * Genellikle, güldürü, taklit ve söz hünerine dayanır. Bu güldürü, taklit ve karşıtlıklardan yararlanılarak oluÅŸturulur. * Öğreticilik yönü de olmakla birlikte eÄŸlendiricilik özelliÄŸi öne çıkar. * ÇoÄŸunlukla sözlü ürünlerdir. Önceden hazırlanmış, yazıya geçirilmiÅŸ belli metinleri yoktur. Genel olarak yazılı bir metne baÄŸlı olmadan oynaÂnır. Özellikle meddah, kukla ve köy seyirlik oyununda önceden sadece konu bellidir; oyuncular oyunu doÄŸaçlama (irticalen) oynarlar. * Oyunun başında ve sonunda birbirine benzeyen kalıplaÅŸmış ifadeler yer alır, asıl konu ise serbesttir. * Olumlu ve olumsuz tipler (bilgili-cahil, iyi-kötü, güzel-çirkin) karşı karşıya getirilir. * Bu oyunlarda sahne oldukça basittir, dekor hemen hemen yoktur, her oyuncunun belli bir kostümü vardır, makyaj ikinci plandadır. * Dans, müzik, ÅŸarkı ve oyun iç içedir. * KiÅŸi ve olaylar tipik ve temsili yanlarıyla ortaya konmaktadır. * Oyundaki dekor, tiplerin kullandıkları malzemeler ve kiÅŸiler genellikle deÄŸiÅŸmez. * Usta- çırak geleneÄŸi ile sonraki kuÅŸaklara aktarılır.  Türk halk tiyatrosu 20. yüzyılın başına kadar toplumun çeÅŸitli kesimlerinin eÄŸitim ve eÄŸlence ihtiyacını karşılamıştır. Günümüzde ise halk tiyatrosu geleneÄŸini sürdüren sanatçılar yok denecek kadar azdır. Bu sanat dalları özellikle Kültür Bakanlığı ve ilgili kuruluÅŸların desteÄŸi ile yaÅŸatılmaya çalışılÂmaktadır. YaÅŸanan siyasal, toplumsal ve kültürel deÄŸiÅŸmelere baÄŸlı olarak halk tiyatrosu geleneÄŸi yerini Batılı anlamda modern Türk tiyatrosuna bırakmıştır. Yorumlar (1)
![]() Yorum yaz
|







Türk tiyatrosunun temeli çok eskilere dayanır. Zamanımızdan yaklaşık dört bin yıl önce Orta Asya'da yaşayan Türk boylarının sığır, yuğ, şölen adı verilen törenlerindeki gösteriler, geleneksel Türk tiyatrosunun ilk örnekleri sayılabilir. Bu törenlerin yönetmen ve oyuncuları şaman adı verilen din adamlarıdır.


