Cümle Çeşitleri Konu Testi - 1
Noktalama İşaretleri Konu Testi - 1
Münacat - Şinasi
LYS Edebiyat Deneme - 2
| Edebiyat ve Sosyal Hayat |
|
 Edebiyat, güzellikleri, insanların edindiÄŸi kazançları kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa aktarır. Bir toplum, kendi kültürel deÄŸerlerini, deneyimÂlerini, tarihini edebiyat sayesinde gelecek kuÅŸaklara aktarır. Dolayısıyla geçmiÅŸ ve gelecek arasında baÄŸlantı kurar.  Edebiyatın amacı, doÄŸayı, evreni, insanı anlatmaktır. DolayısıyÂla edebiyat, yaÅŸamdan beslenen bir sanat koludur. İnsanı ilgiÂlendiren her ÅŸey edebiyatta kendine yer bulmuÅŸtur. Sanat kayÂgısıyla yazılan, okuyanda güzellik duygusu uyandıran hemen her edebî eser, yaÅŸamdan beslenir, malzemesi yaÅŸamdır.  Edebiyat ve Sosyal Hayat  Bir ulusun edebiyatıyla o ulusun toplumsal yapısı arasında doÄŸrudan etkileÅŸim vardır. Yani toplumsal yaÅŸamdaki deÄŸiÅŸikÂlikler edebiyata da yansır. Bunu yansıtan da ÅŸair, öykücü, roÂmancıdır, yani edebiyatçılardır. Yazar veya ÅŸairi, yaÅŸadıkları toplumdan ayrı düşünemeyeceÄŸimize göre, onlar sosyal hayattaÂki deÄŸiÅŸiklikleri edebiyat ürünlerinde ortaya koymuÅŸlardır.  Edebî eseri üreten sanatçı, öncelikle içinde yaÅŸadığı toplumu ve insanı anlatmak amacındandır. Sanatçı, insanı soyut olarak ele almaz, onu sosyal çevresiyle birlikte anlatır. Edebiyatla sosÂyal yaÅŸam iç içedir. Dolayısıyla edebî bir metni, sosyal çevreÂden ayrı düşünmek mümkün deÄŸildir. Sosyal çevre, kiÅŸinin yaÅŸadığı yerdeki insanlarla iletiÅŸim kurduÂÄŸu ortamdır. KiÅŸinin içinde yaÅŸadığı toplumun kültürü sosyal çevreyi oluÅŸturan en önemli öğedir. Çünkü kiÅŸinin yaÅŸam tarzıÂnı, dünyaya bakışını, düşünüşünü kendi ulusunun kültürel deÂÄŸerleri belirler.  Gerçekten de insanlar baÄŸlı oldukları toplumlara göre düşüÂnür, konuÅŸur ve hareket ederler. Ayrıca kiÅŸinin ailesi, arkadaÅŸları, yaÅŸadığı ÅŸehir, iÅŸ ortamı, okul, hastane, resmî kuruluÅŸlar vb. sosyal çevreyi oluÅŸturan öğelerÂdendir. İstanbul'da yaÅŸayan bir insanın sosyal çevresiyle AnaÂdolu'nun bir köyünde yaÅŸayan insanın sosyal çevresi, şüphesiz aynı olamaz. Hatta İstanbul'u baÅŸlı başına düşünecek olursak Kadıköy'de yaÅŸayan bir insanın sosyal çevresiyle Fatih'te oturan bir kiÅŸinin sosyal çevresi de farklıdır. Bunların alışveriÅŸ yaptığı fırıncısı, eczacısı, bakkalı vb. farklı özelliklere, ayrı yaÅŸam biçimlerine sahiptir. İşte edebî meÂtinde ele alınan bir kiÅŸi, sosyal çevresiyle birlikte yer alacaktır. Çünkü insan, çevresiyle vardır.  YaÅŸamdan birebir beslenen edebî metinler deÄŸil, kurmaca meÂtinler de sosyal yaÅŸamdan yararlanır. Sosyal yaÅŸamı belirleyen bazı öğeler vardır. Edebî metin kurmaca da olsa bu öğelerden yararlanır. Zira edebiyatçı, eserinde yaÅŸamda karşılığı olmayan kiÅŸileri anlatsa da onları sosyal bir yaÅŸam üzerine kurmak zorunÂdadır. Kurmaca bir olay ve kiÅŸiler üzerine kurulan bir öyküyü düÂşünelim. Bu öyküde yazar, kafasındaki olayı ve kiÅŸileri, bir sosyal çevre içerisinde anlatmak durumundadır. Aksi takdirde metin ya soyut bir görünüm kazanacak ya da çeliÅŸkili bir anlatıma bürünecektir. Bu da onun okunurluÄŸuna gölge düşürecektir.  ÖrneÄŸin yazar, sokaktaki insanların ayakkabısını boyayan bir çocuÄŸu anlatacak. Öncelikle onun bir boya sandığının olması gerekir. Sonra onun dolaÅŸtığı sokaklar olacaktır. Yanına ayakÂkabısını boyatmak isteyen insanlar gelecektir. Boyacı çocuk yemek yemek, alışveriÅŸ yapmak vb. için baÅŸka insanlarla diyaloga girecektir. AkÅŸamleyin evine, ailesinin yanına gidecektir. ÇocuÄŸun yaÅŸadığı bir mahallesi, arkadaÅŸları vardır. Belki de evÂde bakacağı hasta bir annesi vardır. İşte tüm bunlar kurmaca da olsa anlatılan kiÅŸinin sosyal çevresidir. Bu çevreden yoksun bir edebî metni, kurmaca da olsa, yazmak mümkün deÄŸildir.  Yazar, olayı nasıl kurduysa kiÅŸinin sosyal çevresi de ona göre deÄŸiÅŸecektir. Yazar, bir doktoru anlatacaksa sosyal çevre de ona göre deÄŸiÅŸecektir. Çünkü bir ayakkabı boyacısı çocukla bir doktorun sosyal çevresi aynı olmaz. Demek ki yazar, kurmaca bir edebî metinde kiÅŸileri, yaÅŸadığı mekân, aile, arkadaÅŸları, çaÂlıştığı ortam vb. sosyal öğelerle birlikte anlatacaktır. Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin sözlü ya da yazılı olaÂrak, güzel ve etkili bir biçimde anlatılması sanatıdır. Edebiyatın temel aracı dildir. Dil ile birlikte geliÅŸir, yayılır. Edebiyat, duygu, düşünce ve hayalleri insanlarda güzellik duygusu bırakacak biÂçimde dile getirir. Edebiyat; ÅŸiir, müzik, resim, heykel, sinema gibi bir güzel sanat dalıdır. Üstelik edebiyat; ÅŸiir, resim, heykel gibi güzel sanatlardan yararlanan, hatta bunları bünyesinde barındıran bir sanattır. Bu yönüyle edebiyat, daha kapsayıcıdır.


