Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler

Psikoloji ve psikiyatrideki gelişmelerden yararlanılarak insana özgü gerçeklik ifade edilmeye çalışılır. Olay örgüsü, insana özgü bir gerçekliği ifade etmek…

Mersiye - Akif Paşa

Tıfl-ı Nazeninim unutmam seni Aylar günler değil geçse de yıllar Telhikâm eyledi firakın beni Çıkar mı hatırdan o tatlı diller   Kıyılamaz iken öpmeğe tenin…

Destan

Milletleri derinden etkileyen tarihî ve sosyal olayları anlatan çoğunlukla manzum şekilde olan edebî eserlere “destan” denir. Destanlar henüz aklın ve bilimin…

Mektup Örnekleri

Arkadaşlar aşağıdaki ekten mektup örneklerini indirebilirsiniz. Dosyada; İş mektubu örneği Dilekçe örneği Özel mektup örneği (edebi mektup) bulunmaktadır.

Eskici - Refik Halit Karay

Vapur rıhtımından, kalkıp da Marma­ra'ya doğru uzak­laşmaya başlayın­ca yolcuyu geçir­meye gelenler,üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gi­bi ferahladılar:

-    Çocukcağız Arabistan 'da rahat eder, dediler. Hayırlı bir iş yaptıklarına herkesi inandırmış olanların uydurma neşesi ile fakat gönülleri isli, evlerine döndüler.

Zaten babadan yetim kalan küçük Hasan, anası da ölünce uzak akrabaları ve konu komşusunun yardımı ile halasının ya­nına -Filistin'in ücra bir kasabasına- gönderiliyordu.

Hasan'ı bir istasyonda indirdiler. Gerdanından, alnından, kol­larından ve kulaklarından biçim biçim, sürü sürü altınlar sal­lanan bir kadın göğsüne bastırdı.

-    Ya habibî! Ya aynî!

Halasının yanındaki kadınlar da sarıldılar, öptüler, söyleştiler, gülüştüler. Birçok çocuk da gelmişti; entarilerinin üstüne hır­ka yerine elbise ceket giymiş, saçları perçemli, başları takke­li çocuklar...

Hasan durgun, tıkanıktı; susuyor, susuyordu.

Öyle haftalarca sustu.

Bir gün halası sokaktan bağırarak geçen bir satıcıyı çağırdı.

Satıcı iskemlesine oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Bu dört yanı duvarlı, tek kat, basık ve toprak evde öyle canı sıkılıyordu ki... Eskiciyi şaşarak, eğlenerek seyrediyordu.

Bir aralık nerede ve kimlerle olduğunu keyfinden unuttu, dal­gınlığından ana dili ile sordu.

-    Çiviler ağzına batmaz mı senin?

Eskici başını hayretle işinden kaldırdı. Uzun uzun Hasan'ın yüzüne baktı:

-    Türk Çocuğu musun be?

-    İstanbul'dan geldim?

-    Ben de o taraflardan... İzmit'ten!

Eskicide saç sakal dağınık, göğüs bağır açık, pantolonu diz­lerinden yamalı, dişleri eksik ve suratı sarı, sapsarıydı; gözle­rinin akına kadar sarıydı. Türkçe bildiği ve İstanbul tarafların­dan geldiği için Hasan, şimdi onun sade işine değil, yüzüne de dikkatli bakmıştı...

-    Sen niye buradasın?

Öteki, başını ve elini şöyle salladı: Uzun iş manasına... ve mı­rıldandı:

-    Bir kabahat işledik de kaçtık!

Asıl konuşan Hasan'dı, altı aydan beri susan Hasan... Durma­dan, dinlenmeden nefes almadan, yanakları sevincinden pembe pembe, dudakları taze, gevrek, billur sesiyle biteviye konuşuyordu... Eskici artık erişemeyeceği yurdunun bir de­resini, bir rüzgârını, bir türküsünü dinliyormuş gibi hem zevk­li, hem yaslı dinliyordu...

Daha çok dinlemek için de elini ağır tutuyordu.

Fakat nihayet bütün ayakkabılar tamir edilmiş, iş bitmişti. De­mirini topraktan çekti, köselesini dürdü, çivi kutusunu kapa­dı, çiriş çanağını sarmaladı. Bunları hep aheste aheste yaptı.

O zaman gördü ki, küçük çocuk, memleketlisi mini mini yav­ru, ağlıyor... Sessizce, fitreye fitreye ağlıyor...

-    Ağlama be! Ağlama be!

Eskici başka söz bulamamıştı. Bunu işiten çocuk hıçkıra hıç-kıra, katıla katıla ağlamaktadır; bir daha Türkçe konuşacak adam bulamayacağına ağlamaktadır.

-    Ağlama diyorum sana! Ağlama!...

Bunları derken onun da katı, nasırlanmış yüreği yumuşamış, şişmişti. Önüne geçmeye çalıştı amma yapamadı, kendisini tutamadı; gözlerinin dolduğunu ve sakallarından kayan yaş­ların, Arabistan sıcağıyla yanan kızgın göğsüne bir pınar sı­zıntısı kadar serin, ürpertici döküldüğünü duydu.

 

Refik Halit Karay, Gurbet Hikâyeleri

Dosya Sahibi: Administrator
İndirilme: 396
Beğenilme: Average vote 0 stars (0 Oylar)
Sizin Oyunuz:

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Musamatların on dizeden oluşanlarına "muaşşer" denir.
Perşembe, 05/24/2012 09:54
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.