2010 SBS Anlam Bilgisi Genel Tekrar Testi - 2
6. Sınıf Türkçe Çalışma Testi - 1
Mersiye - Akif PaÅŸa
Edebi Sanatlar GiriÅŸ
| Milli Edebiyat Dönemi Hikayelerinin Bazı Özellikleri |
|
 Dil ve Üslûp:  Tanzimat dönemi sanatçıları eserlerin sade dille yazılması geÂrektiÄŸini savunmuÅŸlarsa da bunda pek baÅŸarılı olamamışlardır. Servet-i Fünûn sanatçıları ise dilde sadeleÅŸmek bir yana "SaÂnat, sanat içindir." anlayışı ile yazdıklarından ve aydın zümreye seslendiklerinden Tanzimat dönemi sanatçılarından daha ağır bir dil kullanmışlardır. Millî Edebiyatçılar ise Ziya Gökalp'in ve Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan" makalesindeki görüşleri doÄŸrulÂtusunda hikâyelerini yalın bir dille yazmışlardır.  Bu dönemde sade dil anlayışı dönemin bütün yazarlarınca beÂnimsenmiÅŸ ortak bir tutum olarak göze çarpar. Batı hikâyeleriyle olan sıkı iliÅŸki devam ederken Türk hikâyecileri de ustalaşıp özgün eserler vermeye baÅŸlamışlardır. Bunun sonucunda şöhÂretini Cumhuriyet döneminde sürdürecek olan usta hikâyeciler yetiÅŸmiÅŸtir. Bu dönemde Refik Halit, sade bir Türkçe ve saÄŸlam cümle yapısıyla dikkat çekmiÅŸ "Karay Türkçesi" dedirtecek kaÂdar dilimizi, yani İstanbul Türkçesini baÅŸarıyla kullanmıştır. HatÂta Ziya Gökalp, "Türkçeyi en iyi kullanan yazar Refik Halit'tir." sözleriyle bu yazarımızı övmüştür.  Akım:  Bu dönem hikâyecilerinin, eserlerini genellikle realist bir tutumÂla, bir bölümünün de natüralist bir tutumla yazdığı görülür. Yakup Kadri, Ömer Seyfettin, Refik Halit, Halide Edip, ReÅŸat Nuri gibi sanatçılar eserlerini realizmin ilkelerine uygun olarak yazÂmıştır. Selahattin Enis ve kimi hikâyeleriyle Fahri Celaletin Göktulga natüralizmin etkisinde kalmıştır.  Bu dönem sanatçıları, hikâyelerini Maupassant tekniÄŸine göre yazmış ve bu konuda kendilerinden sonra gelen hikâyecilere de örnek olmuÅŸtur. Bu hikâye tekniÄŸiyle ilgili görüşlerini Refik Halit şöyle açıklamaktadır:  "Hikâye roman demektir. Küçültülmüş komprime roman. Emin olun bir roman yazmak, hikâye yazmaktan daha koÂlaydır. Çünkü alan geniÅŸtir, zamanınız uygundur. Fakat hikâyede sayfa sayısı sınırlıdır. Önce ilgi çekecek bir baÅŸÂlangıç yapmak zorundasınız. Ardından gelecek satırlar, olaÂyın açıklamasıyla birlikte o merakı devam ettirmelidir. Asıl zor olan nokta ise hikâyenin son bırakacağı etkidir."  Hikâyede Maupassant ve Çehov tarzı olmak üzere iki yazma tekniÄŸi vardır. Åžimdi de bu iki teknik hakkında kısaca bilgi vereÂlim.  Maupassant tarzı klasik hikâye: Bu hikâye türünde olay esastır. Olay; serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluÂÅŸan bir plan içinde anlatılır. Hikâye etkileyici bir biçimde taÂmamlanır.   Çehov tarzı modern hikâye: Durum hikâyesi olarak da adlandırılır. Bu hikâye tarzında olaydan çok, insanın belli bir zaman dilimi içindeki durumu anlatılır. Edebiyatımızdaki en önemli temsilcileri Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Åževket Esendal'dır.  Türkçülük, Milliyetçilik:  Millî Edebiyat dönemi hikâyecileri Türkçü-milliyetçidir. GeçmiÂÅŸe ve geleneÄŸe baÄŸlılıkları söz konusudur. Bu konuda Ziya Gökalp'in dönemin bütün sanatçıları üzerinde önemli bir etkisi olÂmuÅŸtur. Millî Edebiyat döneminde yazılan hikâyelerde milliyetÂçilik ülküsünün öne çıkmasında Fransız İhtilâlı'ndan itibaren geliÅŸen milliyetçilik akımları ile 17. yüzyıldan Balkan SavaÅŸlarıÂna kadar olan dönemde Osmanlı Devleti'nin almış olduÄŸu yeÂnilgilerin önemli rolü olmuÅŸtur. Bu akım, Balkanların elimizden çıkması ile daha fazla güç kazanmış ve Millî Edebiyat'ın oluÅŸÂmasına zemin hazırlamıştır. Yorumlar (1)
![]() Yorum yaz
|







Millî Edebiyat dönemi hikâyelerinin ortak özellikleri; ülke sorunÂlarına ağırlık vermek, bunların üstesinden gelebilecek kahraÂmanlar ve düşünceler geliÅŸtirmek, betimleme ve çözümlemede gerçekçiliÄŸe doÄŸru gitmek ÅŸeklinde özetlenebilir. Fakat her sanatçı, kendi kiÅŸilik ve yolunu kendisi belirlemiÅŸ, eserlerini de bu doÄŸrultuda vermiÅŸtir.


