İslamiyet Öncesi Türk Destanları
Servet-i Fünun Edebiyatında Öğretici Metinler
Cümle Çeşitleri Konu Testi - 1
LYS Edebiyat Tarama Testi - 4
| Milli Edebiyat Dönemi Şiirinin Özellikleri |
  * *  Halk edebiyatı ÅŸiir biçimlerinden yararlanma yoluna gidilÂmiÅŸtir.  Türk ÅŸiiri, İslamiyet'in kabulünden sonra Divan edebiyatı ve Halk edebiyatı olarak iki ana kolda ilerlemiÅŸtir. Bu iki ÅŸiir anlayıÂşının ÅŸiir biçimleri de birbirinden farklıdır. YenileÅŸme devri edeÂbiyatında Halk ÅŸiiri nazım biçimlerini kullanma fikri Tanzimat döneminde dile getirilmiÅŸ ancak yaÅŸama geçirilememiÅŸtir. Millî Edebiyat dönemi ÅŸiirinde Halk edebiyatı ÅŸiir biçimlerine yönelinmiÅŸ, dörtlüklerle ÅŸiirler yazılmış; mani, koÅŸma gibi nazım biÂçimleri kullanılmıştır. Halk edebiyatı ÅŸiir biçimleri üzerinde oyÂnamalar da yapılmıştır. Ancak bu dönemde elbette sadece Halk edebiyatı ÅŸiir biçimlerinin kullanıldığını söylemek mümkün deÄŸildir.  * * Hece ölçüsüyle ÅŸiirler yazılmıştır.  Şiir tarihimizde İslamiyet öncesi Türk ÅŸiirinde hece ölçüsü kulÂlanılmıştır. Daha sonra İslamiyet'in kabulüyle birlikte aruz ölçüÂsü kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Ancak hece ölçüsü de tam olarak terk edilmemiÅŸ, Halk ÅŸiirinde bu ölçü birimi kullanılmıştır. TanziÂmat dönemiyle birlikte aydınlar arasında bizim millî ölçü birimiÂzin hece ölçüsü olduÄŸu dillendirilmeye baÅŸlanmıştır. Ziya PaÅŸa asıl ÅŸiirimizin halk ÅŸiiri olduÄŸunu söyler. Hatta bu konuda hece vezni ile bir de türkü yazmıştır. Ancak o dönemde hece ile ÅŸiir yazma düşüncesi tam olarak yaÅŸama geçirilemez.  Servet-i Fünûn döneminde de hece ölçüsüyle ÅŸiir yazmak düÂşüncesi ÅŸairlerce benimsenmez. Gerçi bu dönemde Tevfik FikÂret çocuklar için hece ile ÅŸiirler yazmış ve bu ÅŸiirlerini Åžermin adlı kitabında toplamıştır. Ancak bu dönemin genel havasına bakıldığında cılız bir örnektir. Ancak yüzyılın başında Mehmet Emin Yurdakul ile birlikte hece ile ÅŸiir yazılması yüksek sesle dile getirilmiÅŸtir. Mehmet Emin Yurdakul ile ilk çıkış yapılmış,  Yeni Lisancılar ile bu daha da ileri götürülmüş, BeÅŸ Hececi ÅŸaÂirlerle birlikte de hece ile yazma tam bir akım hâline gelmiÅŸtir.  * * Konu seçiminde yerlilik esas alınmıştır.  Millî Edebiyat Dönemi ÅŸiirinde konu seçiminde yerliliÄŸin esas alındığı görülür. Halkın yaÅŸama biçimi ÅŸiirlerde iÅŸlenmeye baÅŸÂlanmıştır. Bu yerlilik daha sonra memleketçi bir edebiyatı doÂÄŸurmuÅŸtur.  * * Åžiirlerin konuları halkın yaÅŸamından ve ülkenin içinde buÂlunduÄŸu koÅŸullardan seçilmiÅŸtir.  Millî Edebiyat Dönemi ÅŸiirinde ÅŸairler konularını seçerken o döÂnemde halkın yaÅŸadıklarından, ülkenin içinde bulunduÄŸu koÂÅŸullardan etkilenmiÅŸtir. Millî Edebiyat döneminde Trablusgarp, Çanakkale ve en sonunda KurtuluÅŸ Savaşı olmak üzere büyük savaÅŸlar yaÅŸanmıştır. İmparatorluÄŸun adım adım yıkılışa sürükÂlendiÄŸi bu dönemde yıllar süren savaÅŸlardan bitkin düşmüş bir halk vardır. Åžairler vatan savunması için halka moral aşılayan kahramanlık ve yurt sevgisini iÅŸleyen coÅŸkun bir lirizmin olduÂÄŸu ÅŸiirler yazmışlardır. Bu dönemde devrin gerçekliÄŸi ÅŸiire yanÂsımıştır. Bu gerçeklik yalnızca Yeni Lisancılar olarak bilinen ÅŸaÂirlerin ÅŸiirlerinde deÄŸil, halkın yaÅŸama tarzını ve deÄŸerlerini yanÂsıtan manzumelerde de karşımıza çıkar.  * * Millî kaynaklara yönelme gerçekleÅŸmiÅŸtir. Millî Edebiyat akımı ÅŸiirlerinde millî kaynaklara yönelme söz koÂnusudur. Konular millî olaylardan ve tarihten seçilmiÅŸ; ölçü, naÂzım ÅŸekli vb. konularda millî ÅŸiirimiz kabul edilen Halk ÅŸiirine yönelinmiÅŸtir.  * * Sade bir dille ÅŸiirler yazılmıştır  Millî Edebiyat akımı dönemi ÅŸiirlerinde dilde sadeleÅŸme gerÂçekleÅŸmiÅŸ, özellikle Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti dönemi ÅŸiirleÂrinde karşılaÅŸtığımız ağır dilin yerine, açık, anlaşılır, halkın koÂnuÅŸtuÄŸu sade Türkçe ÅŸiirlerde kendini göstermiÅŸtir.  * * ÇeÅŸitli nazım biçimleri kullanılmıştır.  Millî Edebiyat dönemi ÅŸiirinde Halk edebiyatı nazım biçimlerinÂden yararlanılmakla birlikte bu konuda bir çeÅŸitlilik göze çarpar. Bu dönemde yeni nazım biçimleri denenmiÅŸ, serbest müstezat daha da geliÅŸtirilmiÅŸ, Batıdan alınan sone ve terzarima gibi naÂzım ÅŸekilleri de kullanılmıştır.  Bütün bu yenileÅŸme ve deÄŸiÅŸimlerin yanında bazı ortak özellikÂler olsa bile Millî Edebiyat dönemi ÅŸiirinde döneminin ÅŸiirini tek bir baÅŸlık altında toplamak mümkün deÄŸildir. Bu dönemde ana hatlarıyla üç eÄŸilim karşımıza çıkar. Bunlar:  1. Ziya Gökalp ve çevresine sade bir dille ve hece ölçüÂsüyle ÅŸiirler yazılmıştır.  Sade bir dille ve hece ölçüsüyle ÅŸiir yazma konusunda MehÂmet Emin Yurdakul'un çıkışı, Genç Kalemler dergisinde yazan ve kendilerine Yeni Lisancılar denen ÅŸairlerle daha da ileri göÂtürülür. Ziya Gökalp bu gruba sonradan katılmasına karşın, etÂkisi en büyük olan sanatçıdır. Sonuçta bu dönemde Ziya GöÂkalp etkisinde sade bir dille ve hece ölçüsüyle millî konuları öne çıkaran, halka moral aşılayan, milliyetçilik fikrini destekleÂyen, didaktik ÅŸiirler yazılmıştır. Bu ÅŸiirlerin sanatsal yönü zayıfÂtır. Biçimsel yönden ölçü ve uyak saÄŸlanmıştır. Ancak birçok ÅŸiÂirde uyakların doldurma olduÄŸu hissi uyanmaktadır.  2. Saf (öz) ÅŸiire özgü arayışlar vardır.  Millî Edebiyat dönemi ÅŸiirinin egemen olduÄŸu yıllarda saf (öz) ÅŸiire özgü arayışlar da söz konusudur. Özellikle Ahmet HaÅŸim ve Yahya Kemal bu yolda ÅŸiirler yazmıştır.  Her iki sanatçı da hece yerine aruzu kullanmış, zaman zaman sade dille ÅŸiirler yazsalar da sadeleÅŸme akımını bir dava olarak görmemiÅŸlerdir. Toplumsallıktan, devrin gerçeklerinden uzak, sanat kaygısı ön planda olan ÅŸiirler yazmışlardır. Yahya Kemal Türk tarihinden konuları iÅŸlese de her iki ÅŸairin o dönemin beÂlirgin anlayışı olan halka, ülke gerçeklerine, dönemin millî olayÂlarına yöneldiÄŸi söylenemez.  3. Halkın yaÅŸama tarzını ve deÄŸerlerini yansıtan manzum hikâyeler yazılmıştır.  Millî Edebiyat akımı ÅŸiirinin etkili olduÄŸu yıllarda halkın yaÅŸama tarzını ve deÄŸerlerini yansıtan manzum hikâyeler de yazılmıştır. Bu konuda Mehmet Akif Ersoy başı çeker. Konularını tamamen halkın yaÅŸamından alan sanatçı, ÅŸiirlerinde sokak dilini bazen argo da dâhil olmak üzere ÅŸiirlerine yansıtmıştır. Onun Ziya GöÂkalp çevresinde ÅŸiir yazan ÅŸairlerden ayrılan en önemli yönleri, Türkçülük yerine İslamcılığı öne çıkarması, hece vezni yerine aruzu kullanmasıdır. Sanatı toplumun hizmetinde gören MehÂmet Akif, aruz vezniyle sokaktaki halkın diliyle halkın içinde buÂlunduÄŸu çıkmazları, yaÅŸama tarzını ve deÄŸerlerini anlatan manÂzum hikâyeler yazmıştır.  4. Bu üç grubun dışında ÅŸiir yazanlar da vardır.  Bir de bütün bunların dışında bireysel olarak ÅŸiir yazan ÅŸairler ve Edebiyat-ı Cedide zevkini sürdüren, o doÄŸrultuda eser verÂmeye devam eden ÅŸairler vardır. Ancak bunlar dönemin koÅŸulÂları gereÄŸi, geri planda gözüken ÅŸairlerdir. Â
Millî Edebiyat Dönemi'ndeki Farklı Åžiir Tarzlarını KarşılaÅŸtırılması   * * Millî Edebiyat dönemi ÅŸiirlerinde üzerinde durulan ortak teÂmalar vardır:  Millî Edebiyat döneminde Ziya Gökalp ve çevresinde geliÅŸen, milliyetçi ÅŸiir de diyebileceÄŸimiz ÅŸiirlerde konular yerli hayattan, halkın yaÅŸamından, devrin gerçeklerinden, Anadolu gerçekleÂrinden seçilmiÅŸtir. Bu ÅŸairler zaman zaman bireysel duyarlıkları iÅŸledikleri toplumsallıktan uzak ÅŸiirler de yazmışlardır. Ancak genel olarak konular yerli, millî ve toplumsal konulardır. Bu ÅŸiÂirlerde ortak temalar kahramanlık, halkın yaÅŸamı, millî tarih ve milliyetçilik duygusu, kahramanlıktır.  Saf (öz) ÅŸiir yolunda yazılan ÅŸiirlerde ise özellikle Ahmet HaÅŸim'de bireysel konular iÅŸlenmiÅŸtir. Toplumsallık, devrin gerÂçekleri onun ÅŸiirinde yer bulamaz kendine. Yahya Kemal ise konularını ya Osmanlı tarihinin ÅŸanlı sayfalarından almış ya da aÅŸk, ölüm, İstanbul sevgisi gibi konuları iÅŸlemiÅŸtir. Bu ÅŸiirlerde ortak temalar, aÅŸk, ölüm, bireysel duyarlıklardır.  Mehmet Akif'te gördüğümüz halkın yaÅŸama tarzını ve deÄŸerleÂrini, anlatan manzumelerde ise konu doÄŸrudan doÄŸruya o döÂnemde halkın içinde buluÄŸundu durumdur. Bu ÅŸiirlerde ana teÂma halkın yaÅŸamı, deÄŸerleri ve İslamcılık fikridir.  * * Milli Edebiyat dönemi ÅŸiir dilinin ve söyleyiÅŸ biçiminin kayÂnakları:  Millî Edebiyat döneminde Ziya Gökalp ve çevresinde geliÅŸen ÅŸiirlerin dil ve söyleyiÅŸ biçiminin kaynağı konuÅŸma ve halk ÅŸiiriÂdir. Kitabı bir dilden gündelik yaÅŸamda konuÅŸulan dille geçilÂmiÅŸ, halk ÅŸiir söyleyiÅŸ biçimlerinden yararlanılmıştır.  Saf (öz) ÅŸiir yolunda yazılan ÅŸiirlerin dil ve söyleyiÅŸ özellikleri ise özellikle Ahmet HaÅŸim'de kitabidir. Halkın kullandığı dilden uzaktır. Arapça ve Farsça sözcükler kullanılması yönüyle Edebiyat-ı Cedide anlayışı görülür. HaÅŸim sonradan ÅŸiirlerinde saÂdeleÅŸme yoluna gitse de onun halk söyleyiÅŸlerini ÅŸiire taşıma gibi bir kaygısı yoktur. Yahya Kemal'in de özellikle konuları geçmiÅŸten aldığı ÅŸiirlerinde dilinin ağırlaÅŸtığı görülür.  Halkın yaÅŸama tarzını ve deÄŸerlerini anlatan manzumelerde ise dil ve söyleyiÅŸin kaynağı doÄŸrudan doÄŸruya halkın dilidir. Bu manzumelerde argolar dâhil olmak üzere sokak dilinin tüm sıÂcaklığı hissedilir. Devrik cümlelerle, ünlemlerle, soru cümleleÂriyle, karşılıklı konuÅŸmalarla bir hikâye ya da olay ÅŸiir biçiminde anlatılmıştır. ÖRNEK ŞİİRLER: BİR BAÅžKA TEPEDEN - YAHYA KEMAL BEYATLI SÜLEYMANİYE'DE BAYRAM SABAHI - YAHYA KEMAL BEYATLI KÖSE İMAM - MEHMET AKİF ERSOY Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|







Millî Edebiyat döneminde coÅŸku ve heyecanı dile getiren meÂtinleri yani ÅŸiirleri daha önce iÅŸledik. Bu bölümde iÅŸlediÄŸimiz bu ÅŸiirlerle ilgili çıkarımlarda bulunalım.


