Mehmet Çınarlı

1925 yılında Ermenek'te doğdu. An­kara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi.…

Aşınma

Türkçe sözcüklerde yan yana iki ünlü bulunmaz. Bileşik sözcüklerde de iki ayrı…

Fiiller Konu Testi - 1 (8.…

1.   Aşağıdaki dizelerin hangisinde çekimli fiil yoktur?  A) Gözlerin gözlerime…

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Çok sayıdaki romanı ve hikâyesi ile tanınan Hüseyin Rahmi, Ahmet Mithat tarzı…
 
Servet-i Fünun Topluluğunun Dağılması

1896'da yolan çıkan Servet-i Fünûn sanatçıları birkaç yıl sonra kendi aralarında bazı anlaşmazlıklar yaşamaya başladılar. Bazı eksiklikleri, yanlışlıkları dile getirdiler, içeriden gelmeye başla­yan bu eleştirilere önceleri tahammül gösterildiyse de, Ali Ek­rem'in "Şiirimiz" adlı eleştirisi, çok sert ve fazla kişisel bulun­duğundan, dergide, Kasım-Aralık 1900'de bazı değişikliklerle basıldı. Bu yazısından dolayı, arkadaşlarından sert tepkiler alan Ali Ekrem, dergiden ayrıldı. Onu Ahmed Reşid, Sâmîpa-şazâde Sezâî ve Menemenlizâde Tâhir takip etti. Böylece top­luluk büyük bir yara almış oldu.

 

1901 yılının başlarında yönetimle ilgili bir konu yüzünden Ah­met İhsan ile Tevfik Fikret'in arasında anlaşmazlıklar çıktı. Tevfik Fikret'in dergiden ayrılması üzerine Servet-i Fünûn ciddi bir bulanımın içine düştü. Tevfik Fikret'in yerine yazı işlerini üstle­nen Hüseyin Cahit, durumu bir süre idare etti. Ancak Hüseyin Cahit Yalçın'ın Fransız İhtilali'ni konu alan "Edebiyat ve Hu­kuk" adlı çevirisinin 16 Ekim 1901'de Servet-i Fünûn'da ya­yımlanması üzerine, dergi II. Abdülhamit tarafından kapatıldı ve sorumlular mahkemeye verildi. Mahkeme tarafından suçsuz bulunan Servet-i Fünûn, kapatılmasından bir ay sonra, 5 Aralık 1901'de tekrar yayımlanmaya başlandı. Ancak Hüseyin Cahit yazı işleri müdürlüğünden ayrıldı.

 

İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra Servet-i Fünûn, gazete ola­rak yeniden çıkmış, sonra da haftalık dergiye dönüşmüştür. Servet-i Fünûncular II. Meşrutiyete kadar pek az eser yayımla­dılar. Ama bu arada koşullar değişmiş ve yeni bir nesil yetiş­mişti. Siyasal koşullar ağırlaşmış, sanatçıların bir kısmı, resmî görevlerle İstanbul'dan uzaklaştırılmıştı. Servet-i Fünûncular, karamsar, bezgin bir ruh hâline sahip oldukları için bu durum­dan çok etkilendiler. Aralarındaki tartışmalar yüzünden birbirle­rinden soğudular. Bir daha toplanamadılar. Servet-i Fünûn dev­ri böylece kapanmış oldu.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Süslü nesrin temsilcisi “Sinan Paşa”dır.
Cumartesi, 02/11/2012 03:05
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.