Yazı kullanılmaya baÅŸlanmadan önceki dönemlerde edebiyat sözlü idi. İslam öncesi dönemde Türk ulusunun kendine ait sözlü edebiyat ürünleri vardı. Türk…
1. 1. YaÄŸmur dininceye kadar evde bekledi. 2. Aniden duyduÄŸu bu sesin nereden geldiÄŸini anlayamadı. 3. Yola çıkmak için gereken hazırlıklar akÅŸamÂdan…
Millî Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında roman ve hikâyelerimizde iÅŸlenen temler ÅŸunlardır: * Anadolu ve Anadolu halkı. İlk romanlarda İstanbul dışı ve…
DOÄžRU - YANLIÅž: AÅŸağıdaki cümleleri "doÄŸru - yanlış (D/Y)" olarak deÄŸerlendiriniz.    1.  KoÅŸukların nazım birimi dörtlüktür. (  ) 2.  Sagular düz uyak…
Bir kiÅŸinin yaÅŸadığı ya da tanık olduÄŸu olayları, sanat deÄŸeri taÂşıyan bir üslupla anlattığı yazılardır. Anıların deÄŸeri aslında, onu yazan kiÅŸiye göre deÄŸiÅŸir. Şüphesiz herkes anı yazabilir. Ancak sıradan bir kiÅŸinin yazdığı anılarla bir sanatçının ya da devlet büyüğünün yazdığı anılar aynı düzeyde deÄŸildir.
Hatıra, Tanzimat döneminde edebiyatımızda görülmeye baÅŸlaÂnan bir yazı türü deÄŸildir. Bu dönemden önceki zamanlarda da hatıralar yazılmıştır. Düzyazı eski edebiyatımızda geri planda kaldığından hatıra da pek öne çıkmamıştır. Tanzimat döneminÂden itibaren öne çıkmaya baÅŸlamış, sanatçılar anılarını yazma yoluna gitmiÅŸtir. Tanzimat döneminde Akif PaÅŸa (Tabsıra), NaÂmık Kemal (Magosa Hatıraları), Ziya PaÅŸa (Defter-i Amal), Muallim Naci (Ömer'in ÇocukluÄŸu) anı türünde kalem oynatÂmıştır. Tanzimat döneminden sonra da edebiyatımızda edebiÂyatçılar anılarını yazmaya devam etmiÅŸler, hatta anılarını kitapÂlarda toplamışlardır.