Milli Edebiyat Döneminde Saf…
Öğretici Metinlerle Sanat…
Edebi Metin ve Zihniyet
| Deneme ve Özellikleri |
|
Deneme yazarının kesin sonuçlara varmak, bir görüşü ispat etmek, belgelere başvurmak gibi kaygıları yoktur. İleri süreceği görüşlerin nasıl karşılanacağını hiç düşünmez. İnsanlığı ilgilendiren konulara yeni açılardan bakmak, genel görüşleri ve peşin hükümleri sarsmaya çalışmak denemenin ayırıcı özellikleridir.
Bu türün ilk kurucusu sayılan Montaigne, denemenin ilkelerini şöyle açıklar: "Herkes önüne bakar, ben içime bakarım: Benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım. Bir şey öğretmem, sadece anlatırım." Denemenin her cümlesinde yazarın kendisi vardır. Okuyucu ile yazar arasında bir duygu, düşünce ve ruh alışverişi meydana gelir. Esere hâkim olan unsur, insanın ta kendisidir. Deneme yazan kişi, okuru düşünmeye yöneltmeyi, pratik hayatın gerçekleriyle bireyin ilişkisini ortaya koymayı, kültür alanındaki değişme ve gelişmelerle insanın nasıl zenginleştiğini göstermeyi ve insanın birey olarak zaman ve toplum karşısındaki tavrını dile getirmeyi amaçlar.
Denemeler, rahat okunabilen düşünce yazılarıdır.
Denemeler, konularına ve yazılış amaçlarına göre şu şekilde gruplandırılabilir:
Denemenin Özellikleri
Batı Edebiyatında Deneme
Denemenin edebi bir tür olarak dünya edebiyatında öncülüğünü Fransız yazar Michel de Montaigne (1533-1592) yapmıştır. Onun "Essais" adlı eseri bu türün ilk örneği olarak kabul edilmektedir. Montaigne'nin denemeleri kilisenin yanlış bir uygulamayla belirli sınırlar içinde izin verdiği düşünce, bilgi, sanat üretimi anlayışına karşı bir tepki hareketi olarak doğdu. Onun denemeleri, herhangi bir dine, kitaba, kanuna, toplum kurallarına, geleceğe bağlı olmayan serbest düşünceler olarak ortaya çıktı. İngiliz yazar Bacon, 1597'de denemelerini, "Tokluk veren değil de daha çok tat veren tuz taneleri" olarak tanımlamıştır. O, farklı olmayan başlıklar seçmesine rağmen kıskançlık, zenginlik, diyalog, nesne ve durum değişiklikleri gibi kısa, öz, öğretici ve daha ciddi konulara eğilmiştir. Denemeler adlı kitabında daha çok felsefi düşüncelerini ortaya koymuştur.
Türk Edebiyatında Deneme
Klasik Türk edebiyatında münşeat mecmualarındaki yazılar, bir kenara bırakılırsa, deneme türü Türk edebiyatında asıl olarak gazete ile birlikte ortaya çıkmaya başlamıştır. İlk özel gazetenin (Tercüman-ı Ahval) yayın hayatına başlamasıyla beraber gazetelerde çıkan değişik yazılar, zamanla ayrı bir tür olan deneme için zemin oluşturmuştur. Tanzimat'tan itibaren bir süre gazete ve dergilerde musahabe üst başlığı altında deneme benzeri yazılar kaleme alınmıştır. Ahmet Haşim'in Bize Göre ve Gurabahane-ı Laklakan adlı eserlerinde yer alan bazı yazılar Türk edebiyatında deneme türünün ilk örnekleri sayılır.
Konuları Bakımından Denemeler:
Sanat ve Edebiyat Konulu Denemeler
Vedat Günyol: Dile Gelseler Nurullah Ataç: Karalama Defteri, Günlerin Getirdiği Peyami Safa: Sanat Edebiyat Tenkit Mehmet Kaplan: Büyük Türkiye Rüyası Oktay Akbal: Konumuz Edebiyat Sezai Karakoç: Edebiyat Yazıları Hilmi Yavuz: Denemeler Karşı Denemeler Suut Kemal Yetkin: Edebiyat Konuşmaları, Yokuşa Doğru, Düş'ün Payı Behçet Necatigil: Bile Yazdı Melih Cevdet Anday: Yiten Söz Samim Kocagöz: Roman ve Yazarlık Onuru
Dil Konulu Denemeler
Bu denemeler dil felsefesi, dilin güncel sorunları, eski dil, yeni dil, uydurmacılık, öztürkçecilik, yaşayan dil, konuşma ve kültür dili gibi tartışmaları ele alır.
Mehmet Kaplan: Kültür ve Dil Nihat Sami Banarlı: Türkçenin Sırları Peyami Safa: Osmanlıca-Türkçe Uydurmaca Ahmet Bican Ercilasun: Dilde Birlik Emin Özdemir: Dilin Öte Yakası
Felsefe Konulu Denemeler
Bu gruba giren denemeler, genellikle felsefe eğitimi görmüş ve bu alanda çalışan bilim adamları tarafından yazılmaktadır.
Karışık Konulu Denemeler
Tarih, kültür, gündelik hayat, sanat, uygarlık gibi alanlara ait değişik pek çok konuda deneme yazılabilir.
Ahmet Haşim: Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan A. Hamdi Tanpınar: Beş Şehir Cemil Meriç: Bu Ülke, Kırk Ambar Adnan Binyazar: Duyguların Anakarası Selahattin Batu: İnsan ve Sanat Salah Birsel: Kendimle Konuşmalar, Yapıştırma Bıyık, Kediler Sabahattin Eyuboğlu: Mavi ve Kara
Deneme ile Makale Arasındaki Farklar ve Benzerlikler
Deneme ile Sohbet Arasındaki Farklar
Deneme türündeki yazılarda da sohbette olduğu gibi içtenlik ön plandadır. Ancak denemedeki içtenlikle sohbetteki içtenlik aynı değildir. Denemelerde daha çok, düşünen insanın kendi dünyasındaki bütünlüğü, hoşgörüyü sağlayan, onu sevimli ve tutarlı kılan içtenlik söz konusudur. Sohbette yazar okur ile konuşur gibi bir anlatımı tercih eder. Böyle yapmakla okuru etkilemeye ve yönlendirmeye çalışır. Yorumlar (13)
![]()
...
yazar TUBA ŞEKER, Şubat 21, 2011
Hiçbir anlam karışıklığı yok. Gayet güzel anlatmışsınız. Denemeyle ilgili her bilgi var. Teşekkürler
yazar ebru g., Nisan 25, 2010
Sınavım vardı. Her zamanki dalgın ben kitabı okulda unutmuştum. Ne yapıcam diye çıldırırken bu siteye denk geldim. Defterdekilerin aynısı. Çok sağ olun be
![]()
yazar aşksız hayat çekilmez, Nisan 10, 2010
Çok ayrıntılı bir şekilde vermişsiniz. Bu da benim işime yaradı. 40 yere girmektense 1 yerde aramak çoooook güzel
Yorum yaz
|







Yazarın kendi seçtiği bir konu üzerindeki fikirlerini serbestçe anlattığı yazı türüdür. Deneme kişiselliğin en fazla öne çıktığı yazı türüdür. Bu türün kesin sınırlarını çizmek oldukça güçtür. Tenkit ve sohbete yaklaşan bir yönü vardır. Bazen felsefi ve bilimsel konular da deneme türü içinde ele alınabilir. Ancak deneme bilimin, ahlakın ve felsefi teorilerin denetleyici kurallarının dışındadır. Yazarın şahsi düşünceleri ön plana çıkar. Deneme, kendi kendiyle söyleşme, içten gelen itiraflar gibidir.


