15-19. Yüzyıl Divan Edebiyatı
Kutadgu Bilig (Örnek Metin)
| Fıkra Türü Örneği |
|
Gülünç bulduğumuz şeyler de değişiyor. Vaktiyle bir paşa, bir şarkı mısrasını zikrile (söyleyerek) yanındaki hanıma, - Bu gazûbâne nigâhın aceb esbabı neden (Bu öfkeli bakışın acaba sebebi nedir) demiş. Kadın da, - Hereke kumaşından, efendim. diye cevap vermiş. Evvelden bu kadının anlayışı gülünçtü. Şimdi, kadın haklıdır; paşanın ifadesi gülünç. Abdülhak Şinasi Hisar Parçada anlatılan olayda eskiyi temsil eden paşanın söylediği dizeyi kadın anlamamıştır. Onun söylediği "Bu gazûbâne nigâhın aceb asbâbı neden (Bu öfkeli bakışın acaba sebebi nedir)" dizesinde geçen "esbâb (sebep)" sözcüğünü kadın, "esvap (elbise)" olarak algılıyor. Bu yüzden soruya "elbisenin neden yapıldığını" açıklayan bir cevap veriyor. Yazar bu metinde değişen gülünçlüklerden söz ediyor. Dilin değişmeye başladığını, eski dile ait yabancı kelimelerin artık anlaşılmadığını anlatıyor. Yeni neslin de bu kelimeleri anlamadığını ve kullanmadığını vurguluyor. Aktardığı olayın kahramanlarından olan kadının yaklaşımını benimseyerek de dil hakkında kendi görüşünü ortaya koyuyor. Yazar, yazının giriş ve gelişme bölümünde "öykülemeye", sonuç bölümünde ise "karşılaştırmaya" başvurmuştur. Yazar bu parçada dilin değiştiğini mizahi bir anlatımla açıklamıştır. Yazı oldukça kısadır. Yazar bu kısa yazıda o döneme göre oldukça yalın bir dil kullanmıştır. Dolayısıyla bu yazının duru, akıcı ve açık bir anlatımı vardır. Özellikle giriş ve sonuç bölümlerinden de anlaşılacağı üzere yazıda dil "göndergesel işlevde" kullanılmıştır. Dizenin olduğu kısımda ise dil şiirsel işlevde kullanılmıştır. Parçada toplumun tümünü ilgilendiren bir konudan, dildeki değişimden söz edilmiştir. Eski dili kullananların varlığı da mizahi bir anlatımla eleştirilmiştir. Demek ki yazar eski dili kullanmayı bir sorun olarak görmektedir. Bunu yazının sonuç bölümündeki açıklamadan da anlamak mümkündür. Yazar, metnin sonunda kendi görüşünü açıklamıştır. Ancak bu görüşü ispatlama yoluna gitmemiştir. Okuru bu görüşe inandırmaya çalışmamıştır. Görüşünü etkili ve çarpıcı bir şekilde anlatmakla yetinmiştir. Parçada geçen "Gülünç bulduğumuz şeyler de değişiyor." cümlesinde yer alan "bulduğumuz" kelimesinde anlam genişlemesi vardır. Bildiğiniz gibi, bir kelimenin ifade ettiği anlamın dışına çıkarak kapsamının genişlemesine "anlam genişlemesi" denir. "Bulmak" kelimesinin ilk anlamı "arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmaktır. Oysa kelime bu parçada "herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak" anlamında kullanılmıştır. Bütün bu nitelikler söz konusu yazının "fıkra" türünün özelliklerini taşıdığını göstermektedir. Konu anlatımı için tıklayınız.... Yorumlar (1)
![]() Yorum yaz
|







DEĞİŞEN GÜLÜNÇLÜKLER


