Milli Edebiyat Döneminin…
Aisopos (Ezop)
| Dinsel Metin Örneği |
|
İbadetler, belli biçim ve ÅŸekil ÅŸartlarına sahiptir. İbadetlerin kabul edilmeleri için bu ÅŸekil ÅŸartlarına uymak gerekir. Fakat ÅŸekil ve dış yapı tek başına ibadetleri oluÅŸturan belli söz, fiil ve davranışlara ibadet deÄŸeri kazandırmaz. Bu sebeple ÅŸekil kadar, hatta ondan daha da önemli olan, ibadetlerde niyet, içtenÂlik ve kulluk bilincidir. Kulluk bilinci, her ibadet gibi namazın da, hiçbir çıkar gözetmeksizin sırf Allah'ın emri olduÄŸu için kılınmasını gerektirir. Bununla birlikte namazın birtakım amaç ve hikmetlere yönelik olduÄŸunda da şüphe yoktur. Toplumlar, bireylerin ruhî yapılarını en üst dereceye yükseltip daima orada tutacak bir manevî güce muhtaçtır. Aksi hâlde bireyler arası iliÅŸkiler maddî ihtiyaçlara ve kiÅŸisel menfaatlere indirgenir; bu da hayatın çekilmez hâle gelmesi ile sonuçlanır. İşte toplumun iyileÅŸtirilmesi için kaçınılmaz olan manevî gücü topluma saÄŸlayacak temel kaynaklardan biri de namazdır. Namazın insana pek çok yararı vardır. Namaz, duygu dünyasını zenginleÅŸtirir, davranışlarında biÂlinçli olmasını saÄŸlar, birlikte yaÅŸama ve dayanışma bilincini geliÅŸtirir. Namaz, Allah'ı Hatırlatır Namaz, Allah'a kulluÄŸun ikrarı, diÄŸer bütün ibadetlerin bir sentezidir. Namaz, tüm yaratıkların ibadet biçimlerini kendisinde toplayan bir hülasadır. Kıyam eden, rükû ve secde eden meleklerin ibadetleri, canlı cansız tüm varlıkların ibadetleri, zikir ve teÅŸbihleri namazda toplanmıştır. Namaz, sadece ÅŸekilsel hareketler deÄŸil; bedenin, aklın ve kalbin katılımıyla gerçekleÅŸen bir ibadetÂtir. Namaz, beden için kıyam, rükû ve secde; dil için kıraat, teÅŸbih, zikir ve dua; akıl/kalp için ise düşüÂnüp anlama, huÅŸu ve manevî lezzettir. Namaz, Allah'a sığınmanın ve O'ndan yardım dilemenin bir vasıtasıdır. "Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah 'tan yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabreÂdenlerle beraberdir. "(Bakara, 2/153) anlamındaki ayet bu gerçeÄŸin ifadesidir. İbadet, kulun iman etmek sureti ile Allah ile kendi arasında kurduÄŸu bağın, davranışlar ÅŸeklinde ifade edilmesi esasına dayanır. KiÅŸi yaratıcısı ile baÄŸlantı kurmadığı zaman yalnızlık, huzursuzluk ve duyumsuzluk eÄŸilimleri baÅŸ gösterir. İnsan bu durumu, maddî hazlardan yeterince pay alamamış olduÂÄŸu ÅŸeklinde yorumlar ve kendini sefahatin kollarına bırakır. Dünyaya aşırı ÅŸekilde baÄŸlanır, bocalama ve kararsızlık içinde kalır. İşte namaz, insana isteklerini Yaratıcısına sunma ve böylece ferahlama, rahatlama fırsatını verir. İnsanı, nefsinin arzuları pahasına bile olsa, Allah'ın emirlerine itaat etmenin gerekliliÄŸine inandırır. Ümitsizlik hâlini yok eder ve yardımı Allah'tan isteme, en büyük zorluklar karşıÂsında bile çözüm arayıp bulma yöneliÅŸini geliÅŸtirir. Namazın bu niteliÄŸi sebebi ile Peygamber Efendimiz (s.a.s); "Gözümün aydınlığı namazdadır1 buyurmuÅŸtur. Namaz da Allah'ı anmanın, O'nu hatırlamanın, O'na lliat ve baÄŸlılığın bütün ÅŸekillerini gerçek ya da temsilî olarak içermektedir. Ayette, "Beni anmak için namaz kıl" (Tâhâ, 20/H) buyurulmuÅŸtur. Daha namaza baÅŸlanırken ve namaz sırasında getirilen tekbirler, rükû ve secdelerde okunan yüceltme ifadeleri, okunan Tahiyyât duaları hep birer zikir niteliÄŸindedir. Özellikle namazın temel unsurlarından biri olan kıraat, Allah'ı anmanın en makÂbul örneÄŸidir. Kur'ân'ın kendine verdiÄŸi isimlerden birinin "zikir" (Mâide, 5/15) oluÅŸu bu açıdan anlamlıÂdır. DOÇ.DR. İSMAİL KARAGÖZ- DOÇ.DR. HALİL ALTUNTAÅž, NAMAZ İLMİHALİ, DİYANET İŞÂLERİ BAÅžKANLIÄžI YAYINLARI, ANKARA, 2008, s.29-31. Yorumlar (1)
![]() Yorum yaz
|







NAMAZIN HİKMETLERİ


