|
Başlangıcından cumhuriyete kadar Türk edebiyatının devirlere ayrılmasında etkili olan sosyal, kültürel, ekonomik ve coğrafi şartlar:
Dini Hayat: Din, kültürü ve edebiyatı etkileyen, yönlendiren önemli unsurlardandır. Bu açıdan eski Türkler'in Şamanizm, Budizm ve Maniheizm gibi inançları edebiyatlarına yansımıştır. Türkler X. Yüzyılda İslamiyet'i kabul etmesiyle bu yeni dinle edebiyatımızda dil, öz, üslup ve şekil bakımından değişiklikler olmuştur.
Kültürel Farklılaşma: Türkler İslamiyet'ten önce, İslamiyet'ten sonra ve 19. Yüzyıldan itibaren Batı medeniyeti etkisine girmeye başlamış ve kültür değişmeleri olmuştur.
3. Dil Anlayışı ve Dil Coğrafyası: Türkler Orta Asya'dan ayrıldıktan sonra gittikleri coğrafyalarda karşılaştıkları farklı milletlerin dilleri ve kültürleriyle etkileşim sonucu dilde zamanla değişikliklere uğramıştır.
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar (1923- ...) edebiyatımızı etkileyen sosyal, siyasi, kültürel, ekonomik, coğrafi olaylar:
-
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ülkemizde birtakım sosyal, siyasi ve kültürel değişmeler yaşanmaya başlanmıştır. Cumhuriyet idaresi, yeni kalkınma planları, Atatürk ilke ve inkılâpları kısacası Avrupa medeniyetine ayak uydurma çabaları Türk milletinin hayatını derin den etkilemiştir. Bütün bu değişme ve gelişmeler tabii olarak edebi eserlere de aksetmiştir.
-
Ülkemizde, 1940'lı yıllardan sonra siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda önemli gelişme ve değişmeler meydana gelmiştir İkinci Duya Savaşı sıkıntıları, Türkiye'de çok partili sisteme geçiş, Birleşmiş Milletler ve Nato'ya üye oluşumuz, 1960 İhtilali ve anayasası 1970-1980 arası gençlik hareketleri ve olayları, 1980 İhtilali ve anayasası, Serbest piyasa ekonomisine geçiş, Sovyetler Birliğinin çöküşü, TRT dışında birçok televizyon kanalının kurulması, , Avrupa ortak pazarına üye oluş ve AB süreci bu önemli gelişme ve değişmelerin birkaçıdır. Değişen tarihi, siyasi sosyal ve ekonomik şartlara bağlı olarak edebiyatımızda da gerek şekil gerek muhteva bakımından bazı değişiklikler görülür.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına yaklaşılırken Fransa'da yaygınlık kazanan varoluşçuluk her şeyden önce bir felsefe...
-
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin.
Ve o kadar bucaksız.
Ta karşımda yapraksız
Kullanılmış bir takvim.
Üzerinde b...
-
Genel olarak, sezgiyi bilginin temeli olarak gören; her tür bilginin ve dolayısıyla da bilgeliğin doğrudan ya da dolaylı olarak e...
-
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bug...
-
Eski Bir Yara hikâyesinde "savaş sırasında bir çocuğun başından geçenler" anlatılmıştır. Savaş insanın yaşantısında karş...
|