Zamirler (Adıllar) (6. Sınıf)

İsim olmadıkları hâlde isimlerin yerine kullanılan sözcüklerdir. Zamirler bir…

O da Bir Şey mi?

İngiliz genci, Amerikalı arkadaşına övünerek anlatıyordu:  -  Kral William,…

Mısır Mitolojisi

Mısır mitolojisi diğer ulusların mitolojilerinden belirgin çizgilerle…

Bekir Sıtkı Erdoğan

       Günümüz şairlerindendir. Divan ve halk şiirinin, Yahya Kemal ve hece…
 
Yeni Lisan ve Özellikleri

Diğer ideolojiler gibi, milliyetçilik hareketinin de, er geç, edebiyatta etkisini göstermesi doğaldı. Gerçek­ten, Nisan 1911'de Selanik'te çıkmaya başlayan Genç Kalemler dergisi ile milliyetçilik hareketi edebiyatta da başlamış oldu. Ömer Seyfettin, Âkil Koyuncu, Rasim Haşmet ve daha önce Fecr-i Atî Encümeni'ne dahil bu­lunan Ali Canip gibi gençlerin çıkardıkları bu dergi, "Millî Edebiyat" deyimini ilk defa ortaya atarak, böyle bir edebiyat yaratma görevini de üzerine alır. Millî bir edebiyat yaratmak için, edebî dilin millileştirilmesinden başlayarak, "Yeni Lisan" davasını ortaya atarlar. Daha önce Manastır'da Hüsün ve Şiir (1 Haziran - 21 Eylül 1909, 8 sayı) adı ile çıkan bir derginin devamı ve II. cildi olarak çıkmaya başlayan Genç Kalemler, ilk sa­yısından son sayısına kadar başmakalelerini "Yeni Li­san" meselesine ayırdığı gibi, zaman zaman, diğer sü­tunlarını da bu konu etrafındaki tartışmalara ayırmış, meseleyi tam bir ciddiyet ve ısrarla yürütmeye çalış­mıştır.  

Edebiyat dilinin o zamana kadar tamamıyla Arapça ve Farsçanın hâkimiyeti altında yapma bir dil olduğu inancına varan gençler, Edebiyat-ı Cedîde ve Fecr-i Atî mensuplarını dillerinin yabancılıklarından dolayı şid­detle eleştirmişlerdir. Onlar daha geniş halk kitlelerine seslenme imkânını sağlayacağı ve böylece medeni kalkınmaya da yardım edeceği için sadece edebî de­ğil, aynı zamanda sosyal bir dava saydıkları "Yeni Li­san" davasının gerçekleştirmeyi amaç edinmişlerdir.

Yeni Lisan hareketinin temel görüşleri:

* Arapça ve Farsçaya ait gramer kurallarının kullanıl­maması ve bu kurallarla yapılan tamlamaların -kimi istisnalar dışında- kaldırılması

* Arapça kelimelerin, gramerce, asıllarına göre değil, Türkçedeki kullanışlarına göre değerlendirilmesi

* Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçede söylendik­leri gibi yazılmaları

* Bütün Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasına lü­zum olmadığından, ilmî terim olarak Arapça keli­melerin kullanılmasına devam edilmesi

* Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması

* Konuşmada İstanbul şivesinin esas tutulması görüşleri etrafında birleşmiştir.

Yeni Lisan hakkındaki düşüncelerini böyle belirten gençler, Türk edebiyatının, artık, taklit safhasından çı­karak yaratma safhasına geçmesini ve bunun için de Türk halkının hayatına, millî değerlere yönelmesini isti­yorlardı. Genç Kalemler'in edebiyat ve özellikle edebî dil anlayışları Servet-i Fünûn ve Fecr-i Atî mensupların­ca büyük bir tepki ile karşılanır. Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit, Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif, Yakup Kadri ve Köprülüzâde Mehmet Fuat tarafından yapılan itirazlar, daha çok, "Yeni Lisân'ın bir edebiyat dili olamayıp ancak bilim dili olabileceği sanat eser­lerinin milletlerarası olması sebebi ile edebiyatın da millî olamayacağı" ve Genç Kalemler'ce açıklanan Millî Edebiyat anlayışının "ırkî bir karakter taşıdığı" noktala­rında toplanıyordu. Bir yıldan fazla süren bu karşılıklı münakaşalar sırasında, Fecr-i Âti'den Hamdullah Sup­hi ile Celâl Sâhir de Yeni Lisân hareketini kabul ettikle­rini bildirirler. Genç Kalemler; düşüncelerini bizzat uy­gulamak amacıyla yeni bir lisanla yazdıkları yazıları ya­yımlıyor, aynı sayfada, Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti şa­irlerinden birinin bir manzumesi ile yeni lisanla yazıl­mış bir şiiri yan yana koyarak okuyuculara karşılaştır­ma olanağı da sağlamaya çalışıyorlardı. Bu yazılar arasında onların Millî Edebiyat anlayışına en uygun ör­nekler, Ömer Seyfettin'in hikâyeleri (Bahar ve Kelebek­ler, Bomba, Primo, And) ile Ziya Gökalp'in Gökalp ve Demirtaş imzaları ile yayımladığı bazı manzumeleridir.

Dergi 1912 Eylülünde kapandıktan sonra, yazarlarının büyük bir kısmı yazılarını Türk Yurdu'nda ve diğer mil­liyetçi dergilerde yayımlamaya devam ettiler. Millî Ede­biyat Hareketi, yeni yazarların ve hatta kendisine önce muhalif olanların (Yakup Kadri, Fuat Köprülü, Refik Halit) ve yeni yetişen gençlerin de katılması ile kadrosu­nu ve etkilerini hızla genişletir. Süleyman Nazif, Cenap Şehabettin ve Ali Kemal'in şiddetle devam eden muhalefetlerine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti ilan edi­lirken, konuşma dili edebî dilin yerini tamamıyla alır, bu amaca ulaşmak için Tanzimat'tan beri süren çabalamalar sonuçlanır. Böylece Millî Edebiyat Dönemi tüm etkinliğiyle başlamış olur.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Anjanbmanı (anlamın dizede bitmemesi ve diğer dizelerde devam etmesi) kullanan ilk sanatçı “Tevfik Fikret”tir.
Cuma, 02/10/2012 16:06
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.