| II. TBMM Dönemi |
|
I. TBMM'si hedef olarak yurdun düşmandan kurtarılması ve bağımsızlığının gerçekleşmesini alan kişiler tarafından oluşmuş, bağımsızlık gerçekleştikten sonra özellikle saltanatın kaldırılmasıyla eski düzen yanlıları Mustafa Kemal'e ters düşmüşlerdir. Dolayısıyla Kurtuluş Savaşı'nın zor koşulları altında yıprandığı kabul edilen I. TBMM'nin yenilenmesi için 23 NİSAN 1923'de seçime gidilmiştir. Meclis içerisinde kan değişimi olarak kabul edebileceğinden bu durum ileri görüşlü dinamik milletvekillerinin seçilmesini sağlamıştır. 9 AĞUSTOS 1923 yılında ise; Mustafa Kemal Müdafa-i Hukuk Grubu'nu esas alarak ilk parti olan HALK FIRKASI'nı kurdu. 11 AĞUSTOS 1923'de çalışmalarına başlayan II. TBMM, 23 AĞUSTOS 1923 de LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NI onaylamıştır. 13 EKİM 1923'de de ANKARA'nın başkent olduğunu kabul etti. CUMHURİYET'İN İLÂNI (29 EKİM 1923) I. Meclis ulus egemenliğine dayalı kurulmuş olmasına rağmen halkın tepkilerini gözönünde bulundurarak Cumhuriyeti ilan edememişti. Kurtuluş savaşından sonra Meclis hükümeti sisteminin işlemez hale geldiği ve hükümet bunalımı yaşandığı bir dönemde Cumhuriyet ilan edilmiş ve Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı ilan edilmiştir. Cumhuriyet ilan edilmek suretiyle;
HALİFELİĞİN KALDIRILMASI (3 MART 1924)
ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ DENEMELERİ CUMHURİYET HALK FIRKASI (9 AĞUSTOS 1923)
MUSTAFA KEMAL'E SUİKAST GİRİŞİMİ (16 HAZİRAN 1926)
SERBEST CUMHURİYET FIRKASI (12 AĞUSTOS 1930) Mustafa Kemal tam bir demokrasi için meclisteki tek partinin yanı sıra hükümetin denetlenebilmesi için yeni bir partiye gerek olduğunu düşünmüştür. 30'lu yıllarda dünyada büyük bir ekonomik bunalımın aşılmasında yeni, kadrolarada, fikirlere de ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır. (Liberalizm serbest ekonomi) Fethi Okyar Bey'e devrimlere karşı olmama koşuluyla parti kurma izni verildi. Parti ekonomi de Liberal bir politika izleyecekti. Kısa bir süre sonra partiye eski düzen yanlıları sızınca partinin amacından saptığını gören Fethi Okyar 18 ARALIKLI1930'da partiyi kapattı. MENEMEN OLAYI (23 ARALIK 1930) Serbest fırkanın kurulmasından sonra çalışmalarını hızlandıran gericiler (Nakşibendi Tarikatı üyeleri) "Din elden gidiyor, şeriat isteriz" sloganlarıyla halkı kışkırtmışlardır. Öğretmen Asteğmen Kubilay'ı ve askerlerini şehit ettiler. Cumhuriyet rejimine yönelik bu isyanda bastırılmıştır. ANAYASA'DA LAİKLİK 21 ANAYASASI: Güçler Birliği ilkesine dayanan bir anayasadır. (TBMM şeriat yetkilerini yerine getirir.) sözüyle saltanat ve hilafet makamını dışladığı için laikliğe bir olumlu adım atılmasına rağmen laik değildir 24 ANAYASASASI: Güçler Birliği yerine Güçler Ayrılığı'na yönelmistir. Yargının bağımsızlığı yolunda ilerleme başlatılmıştır. Ancak halifeliğin kaldırılmasından sonra çıkabilecek tepkileri önlemek amacıyla anayasaya "devletin resmi dini İslamdır" maddesi konulmuştur. Bu madde 1928'de anayasadan çıkartıldı. Anayasa laikleşti ancak laik kelimesi 1937'de anayasaya konuldu. Aynı gün temel ilkelerde anayasaya yerleştirildi. Anayasayla yapılan diğer değişiklikler şunlardır.
61 ANAYASASI: Cumhuriyet tarihimizin en ileri demokratik anayasasıdır. TBMM ve senato meclisleri vardır. 1982 Anayasasında senato meclisi yer almamıştır,, OSMANLI DEVLETİNDE HUKUK Hukuk dini esaslara dayalıdır. Müslümanlar; İslam kurallarına, Hristiyanlar ise, kapitülasyonlar, Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı'yla kendilerine tanınan kurallara bağlıdır. Yani hukuk birliği yoktu. İslam hukukunda da mezhep bölünmeleri nedeniyle birlik yoktu. İslam hukuku gelişimini durdurmuş sorunlara cevap veremez olmuştu. Kadılar hem savcı hem de yargıçlık konumundaydılar. Bu durum hukukun bağımsız karar verme hakkına aykırıydı. Tanzimatla birlikte Batılı anlamda yasalar yapıldıysa da eski teokratik yasalarla çelişti ve çatışmalar çıktı. Ahmet Cevdet Paşa'ya Mecelle adıyla bir Osmanlı Medeni Kanunu hazırlatıldı. Dini kurallara dayalı bu kanun aile ve miras hukukuyla ilgiliydi. Yani artmakta olan toplumun sorunlarına yeterince cevap veremedi. DEVLETİN YAPISINDA LAİKLEŞME
EĞİTİM
TOPLUMSAL YAŞAYIŞIN DÜZENLENMESİYLE İLGİLİ YENİLİKLER
İZMİR İKTİSAT KONGRESİ (17 Şubat - 4 Mart 1923) Bu kongrenin toplanma amacı ekonomik kalkınma için ortak amaç ve yöntemler belirlemektir.
Kongrede aynı zamanda Milli Ekonomi İlkesi (Misak-ı İktisadi) kabul edildi. Bu ilkenin amacı tam bağırnsızlığımızın içerde ekonomik bağımsızlığa dönüştürülmesidir. Kendi çaba ve kaynaklarımızla tam bağımsızlığımızdan ödün vermeden kalkınmayı sağlamalıyız. Özel sektör başarılı olamayınca devletçilik ilkesi doğdu. 1933-1939 yılları arasında I. Beş Yıllık Kalkınma Planı başarıya ulaştı.
SANAYİDE YENİLİKLER
Yorumlar (1)
![]() Yorum yaz
|











