|
Yusuf Atılgan'ın romanı (1959). İstanbul'da yalnız ve nevrastenik bir gencin dört bölümde dört mevsimi kapsayan (kış, ilkbahar, yaz ve güz) hayatı. Baki'nin bir mısraı alınmış romanın başına: "Mufassal kıssa başlarsın garip efsane söylersin" - Geçim sıkıntıları olmayan birinin de sıkıntıları olabileceği temasını işleyen romanda C. adındaki genç; kira odalarında, lokanta, sinema ve meyhanelerde; aktörler ressamlar sözde kızlar ve içkililer arasında, bütün değerlerini yitirmiş, dayanacak bir şey, yani gerçek sevgi arar boyuna. Ayşe'yi, Güler'i tanımakla bir mutluluğa kavuştuğu sanısına kapılır bir an; fakat sonunda gece yalnızlığına gömülür. Kişioğlu sevgiyle de kurtulamayacaktır. Bir gün bir boşluk duygusu içinde, dalgın giderken, mavi yağmurluklu bir kızı yıllardır aradığı zanneder, kızın bindiği otobüse yetişmek için yol ortasında koşarken bir taksi altında çiğnenecektir nerdeyse. Gelen polisin "Ne oldu? Anlat!" sorusuna "Otobüse yetişecektim…" der ve susar. "Sustu. Konuşmak lüzumsuzdu. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı." diye biter roman.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|