Destan Dönemi Türk Edebiyatı Uygulama Yaprağı - 3

DOÄžRU - YANLIÅž: AÅŸağıdaki cümleleri "doÄŸru - yanlış (D/Y)" olarak deÄŸerlendiriniz.     1.   KoÅŸukların nazım birimi dörtlüktür. (   ) 2.   Sagular düz uyak…

Münacat - Şinasi

Hak-taalâ azamet âleminin pâdiÅŸehi Lâ-mekândır olamaz devletinin taht-gehi   Eser-i hikmetidir yerle göğün bünyâdı Dolu boÅŸ cümle yed-i kudretinin îcâdı  …

2010 SBS Anlam Bilgisi Genel Tekrar Testi - 1

1. "Keskin" kelimesi aÅŸağıdaki cümlelerden han­gisinde gerçek anlamda kullanılmıştır? A) Keskin zekâsına herkes hayrandı. B) Keskin sirke küpüne zarar. C)…

Zamirler Konu Testi - 2 (6. Sınıf)

1. AÅŸağıdaki cümlelerin hangisinde "bu" sözcüğü zamir (adıl) olarak kullanılmamıştır? A) Bu hepimizin ortak sorunudur. B) Bu haber basına kesinlikle sızmamalı.…

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin'in romanı (1922). Feride, İstanbul'da bir subayın kızıdır. Küçük yaşta anası babası ölür. Teyzesinin korumasıyla "Nötre Dame de Sion" Fransız yatılı okulunda okur. Çok haşarı olduğu için, okulda ona "Çalıkuşu" adını takarlar. Yaz tatillerini teyzesinin Kozyatağı' ndaki köşkünde geçirir. Teyzesinin oğlu Kâmuran, yakışıklı, sansın bir delikanlıdır. Zamanla birbirlerini sever, nişanlanırlar. Feride, düğün günü, çarşaflı bir kadının getirdiği mektuptan, Kâmuran'ın İsviçre'de iken Münevver adında hasta bir kızla ilişkisi olduğunu, ona evlenme vaadinde bulunduğunu öğrenir. Her şeyi yüzüstü bırakıp kaçar. Öğretmenlikle, Anadolu'nun Zeyniler köyü, Bursa, Çanakkale, İzmir - Kuşadası gibi çeşitli köy, kasaba ve şehirlerde dolaşır. Güzelliği başına dert açar, her gittiği yerde karşısına bir erkek çıkar, dedikodular olur. Zeyniler köyünde iken tanıştığı ihtiyar Doktor Hayrullah Bey'le Kuşadası'nda ikinci kez karşılaşır. Babacan bir adam olan Hayrullah Bey, Feride'yi kızı gibi korur; halkın dedikodusu üzerine dış görünüşü kurtarmak için, onunla kâğıt üzerinde evlenir, fakat aralarındaki ilişki bir baba-kız ilişkisidir. Feride, öğretmenliğe başlayınca bir "günlük" tutmuş, bütün bu maceralı hayatı günü gününe defterine yazmıştır. Hayrullah Bey bu defteri bulur, okur ve saklar. Hastalanınca, Feride'ye kendisinin ölümünden sonra ara sıra teyzesinin yanına gitmesini ve verdiği kapalı bir zarfı Kâmuran'a teslim etmesini vasiyet eder. Hayrullah Bey'in ölümünden sonra, Feride vasiyeti yerine getirir. Kısa bir süre için teyzesinin yanma gider, zarfı Kâmuran'a verir. Zarfın içinde, Hayrullah Bey'in bir mektubu ile Feride'nin "günlük"ü vardı. Hayrullah Bey, Kâmuran'a yazdığı mektupta, Feride'yi bir daha bırakmamasını salık vermektedir. Kâmuran, mektubu ve defteri gece sabaha kadar okur, her şeyi öğrenir, ertesi gün yola çıkacak olan Feride'yi bir daha bırakmaz, evlenirler.

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Bir olay, bir kişiyle ilgili düşünçeleri sanki rüyada görmüş gibi anlatarak yazılmış eserlere "hâbname" denir. Hâbnameler nesir ya da nazım olabilir. Ziya Paşa ile Namık Kemal'in "Rüya" adlı eserleri bu türe örnektir.
PerÅŸembe, 05/24/2012 17:44
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.