|
Reşat Nuri Güntekin'in romanı (1938). Züleyha, bü¬tün cephelerde çarpışmış, savaşmış bir subayın, Ali Osman Bey'in kızıdır. İstanbul'da dayısının yanında Kolej'i bitirmiş, babasının bulunduğu Silifke'ye gitmiştir. Orada sosyal çalışmalara girişir, Cumhuriyetin kuruluşu yıllarında görülen ilk baloları hazırlayan kurullarda çalışır. Belediye başkanı, vaktiyle babasının yanında çarpışmış olan Yusuf tur. Yusuf eski bir derebeyi soyundan gelir ve Silifke'ye yakın Gölyüzü çiftliğinin sahibidir. Başkanlıktan ayrılınca çiftliğine çekilir, eski komutanını da oraya çağırır. Yusuf babasından Züleyha'yı ister, evlenirler. Züleyha gönülsüz evlenmişti, Yusuf'u kaba buluyor, küçük görüyordu. Ayrılmaya karar verdiler. Mahkeme, kesin boşanmadan önce bir yıl ayrı yaşamalarını uygun gördü. İstanbul'a dayısının yanına dönen Züleyha, bir gün bir gençle çıktığı otomobil gezisinde kaza geçirdi. Karısının hastaneye yatırıldığını gazeteden öğrenen Yusuf, onu alıp Silifke'ye götürmek için İstanbul'a geldi. Marmara, Ege denizi ve Akdeniz yolculuğunu bir şilepte yaptılar. Züleyha'ya deniz iyi geldi. Çanakkale'yi, Ayvalık ve Dikili'yi dolaşmışlar, birbirlerine yaklaşmışlardı. Silifke'ye geldiklerinde mahkemenin ayrılık süresi dolmuştu. Züleyha, Yusuf'un "kal, gitme!" demesini bekledi, ama Yusuf, eski komutanının kızını temize çıkardıktan sonra, onu dilediği gibi yaşamaya bırakmayı daha uygun buldu ve Züleyha, Silifke'den üzgün, pişman ayrıldı.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|