Mektup Örnekleri

Arkadaşlar aşağıdaki ekten mektup örneklerini indirebilirsiniz. Dosyada; İş mektubu örneği Dilekçe örneği Özel mektup örneği (edebi mektup) bulunmaktadır.

LYS Edebiyat Tarama Testi - 4

1. Türkçenin Arapça ile boy ölçüşebilecek zengin­likte olduÄŸunu kanıtlamak ve Türkçenin Farsçadan zengin bir dil olduÄŸunu göstermek için eser­ler kaleme alan…

Edebiyat Tarama Testi - 2

1. 17. yüzyılda yaÅŸamış olan sanatçı hem Fransız edebiyatının hem de dünya edebiyatının ünlü komedi yazarıdır. Genç yaÅŸta aktörlüğe baÅŸla­mış ve çeÅŸitli…

LYS Edebiyat Deneme - 1

1. Belki haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir ÅŸilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki YeÅŸilköy'de uçaÄŸa biniyorsun Bütün…

Esrar-ı Cinayet (Cinayetlerdeki Sırlar)

Ahmet Mithat'ın romanı (1883/84). Edebiyatımızda ilk yerli polis romanı olmasına rağmen başarılı eserde olay, 1870 yıllarına doğru İstanbul'da geçer. Boğaz'ın bitiminde Öreke Taşı denilen kayalıkta bir temmuz gecesi genç bir kızla iki adam öldürülmüştür. Beyoğlu mutasarrıflığı komiserlerinden Osman Sabri ve taharri memuru Necmi, katili aramaktadırlar. Bir ay sonra da Halil Sûrî adında bir zengin, Beyoğlu'ndaki evinde tavana asılı bulunur. İki polis bunun da bir intihar olmayıp ilk olaya bağlı ikinci bir cinayet olduğu sonucuna varırlar. Şüpheler 35-40 yaşlarında zengin ve çok güzel bir kadın olan Hediye Hanım üzerinde toplanır. Sorguya çekilen, sıkıştırılan kadın, cinayetlerin Kalpazan Mustafa tarafından işlendiğini söyler. Birkaç gün sonra Kalpazan Mustafa'nın Tercüman-ı Hakikat gazetesinde Avrupa'dan yolladığı mektuplarla cinayetlerdeki sırlar yavaş yavaş aydınlığa çıkar. Kalpazan' Mustafa, eli her işe yatkın, dürüst çalışkan bir genç iken, asıl adıyla bir Hezarfenzade Mustafa Çelebi iken, yirmi yaşında, Hediye Hanım'a tutulmuş, onun kulu kölesi olmuştu. Hediye Hanım, Halil Sûrî ile birlikte, Avrupa'ya kıymetli eşya kaçırmaktadır; Mustafa'ya da konağında gizli bir atölyede sahte altınlar bastırtır. Mustafa, Hediye'den soğuyup konaktaki cariyelerden Peri'ye âşık olunca Hediye, kızı onunla evlendireceğine söz verdiği halde Halil Sûrî'ye peşkeş çekmek ister. Peri'nin Öreke Taşı'na sözde mehtap seyrine götürüleceğini öğrenen Mustafa düzenbazları orada bastırmış, iki Kefalonyalı'yı öldürmüş, yaralanarak ölümden kurtulan Halil Sûrî ise, Mustafa'nın olmasın diye, Peri'yi orada kendisi öldürmüştür. Kalpazan; Mustafa, sağ kalan adamlarıyla kaçan Halil Sûri'yi bir süre sonra evinde kloroformla bayıltarak boğar, olaya intihar süsü vermek için de cesedi tavana asar. Avrupa'ya kaçar. Avrupa'dan gönderdiği mektuplarla olayların ayrıntılarını gazeteye bildirmiş olan Kalpazan Mustafa, Adliye, Nezareti’nce affa uğrayacağı ilân edilince İstanbul'a gelmek isterse de, vapur beklemekte olduğu Kalas kentinde bir kazada ölür. Beyoğlu mutasarrıfının, Hediye Hanım'ın yardakçısı ve ortağı olduğu da anlaşılmıştır, ama Mutasarrıf, Avrupa'ya kaçar, kurtulur. Kötülüklerin kaynağı Hediye ise, romanın sonunda iki gözü akmış bir dilencidir.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Çok sade gibi görünen fakat benzerinin yapımı çok güç olan esere "sehl-i Mümteni" adı verilir.
PerÅŸembe, 05/24/2012 18:04
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.