|
Mehmet Rauf’un romanı (1901). Süreyya Bey'le Suat Hanım beş yıldan beri evlidir. Bir yaz, Boğaziçi'nde Yenimahalle'de küçük bir ev kiralarlar. Mutludurlar. Süreyya'nın arkadaşı Necip, bunların aile dostudur; sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır. Necip Suat'a çok değer vermekte, ona karşı derin bir saygı beslemektedir. Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye çevrilir. Genç adam, sevgisini içinde gizlemektedir. Bir gün dayanamaz, Suat'ın eldiveninin bir tekini çalar. Sonunda hastalanır, humma nöbetleri arasında hep bu eldiveni sayıklar. Suat bunu öğrenince eldivenin öbür tekini de verir, böylece, her iki tarafın birbirine karşı duyduğu aşk açığa vurulmuş olur. Fakat ne Necip arkadaşına, ne de Suat kocasına hıyanet edebilecek yaratılışta insanlar değildir. Bu aşk, işte böyle, ikisinin de yalnız içinde yaşar. Kış gelince yine konağa taşınılır. Aşk gittikçe şiddetlenir ve bu iki insan, karşılıklı, dayanılmaz acılara göğüs gerer ve nefislerini yenerler. Sonunda bir yangın çıkar, Suat içerde kalmıştır. Necip onu kurtarmak için evin içine atılır ve Suat'la birlikte aynı ateşte yanar.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|