|
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanı (1919). Birinci Dünya Savaşı içinde, Aksaray'da Hoşkadem taraflarında, halk, bütün İstanbul'da olduğu gibi, yiyecek yakacak ve giyecek sıkıntısı çekerken, aynı mahallede oturan savaş zenginlerinden Hafız İshak Efendi ile Hacı Ferhat Efendi aileleri bolluk ve sefahat içinde bir hayat sürmektedir. Savaşın sonlarına doğru İstanbul'da müthiş bir İspanyol nezlesi salgını başlamıştır. Aptal Veli adlı bir meczubun nefesinin her hastalığa iyi geldiği söylentisi halk arasında yayılmıştır. Nüzhet Ulvi adında bir yazar, bu söylentiden yararlanarak zenginlerden para sızdırıp fakir fukaraya dağıtmayı düşünür. Hafız İshak Efendi'ye gönderdiği imzasız bir mektupta, Aptal Veli'nin oturduğu yere yirmi dört saat içinde üç yüz lira göndermezse, pek sevgili oğlu, gelini ve torununun İspanyol nezlesinden öleceğini bildirir. Hafız İshak Efendi parayı göndermez, mektupta adı geçen kişiler tesadüfen ölür. Bunun üzerine Hacı Ferhat Efendi kendisinden istenen beş yüz lirayı gönderir. Komiser Şinasi bu işin peşine düşerse de, mektubu yazanı bir türlü ele geçiremez. Nüzhet Ulvi, Şinasi'ye kendisi giderek, bu işi ne maksatla yaptığını anlatır. Ona hak veren Şinasi, görevi ile vicdanı arasında kalınca, Nüzhet Ulvi'yi yakalamamak için işinden ayrılır.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|