|
Halide Edip Adıvar'ın romanı (1912). Refik Cemal, Neriman'la evlidir. Handan, Neriman'dan üç yaş büyüktür, kardeş çocukları olurlar. Daha sekiz aylıkken babası ölen Handan'ı aydın bir adam olan amcası, kendi kızlarıyla birlikte büyütmüş, kolejde okutmuş, ona özel öğretmenler tutmuştu. Bu öğretmenlerden Nâzım, II. Abdülhamid'in istibdat yönetimini devirmek isteyen, ihtilâlcı gençlerden biridir; Handan'ı sever, onunla evlenmek ister. Handan, Nâzım'ı beğenmesine rağmen, onun kendisine daha çok bir ülkü arkadaşı aradığı düşüncesiyle bu teklifi reddeder ve Hüsnü Paşa adında zengin ve maddî bir adamla evlenir. Nâzım tutuklanmış, Handan'a iki mektup yazarak hapishanede intihar etmiştir. Handan, kocasıyla Londra'da bulunmaktadır. Refik Cemal de konsoloslukla Londra'ya gidince, karısının yeğeni Handan'ı orada tanır ve Handan'a âşık olur. Ama Handan onurludur, kaba çapkın bir adam da olsa kocasına sadıktır. Handan beyin hummasına yakalanır; karısı üçüncü çocuğunu doğurmak üzere olduğu için, Handan'ı gece gündüz beklemek görevini Refik Cemal üstlenmiştir. Handan ölümden kurtulur. Hastalığında hafızasını yitirmiş, o da Refik Cemal'e sevgisini dışa vurmuştu. Yavaş yavaş hafızasına kavuşunca, Neriman'la çocuklarını hatırlar Handan. Onlara ihanet edemeyecektir, Refik Cemal'i Neriman'ın elinden almak üzereydi, içinde şiddetli bir suç ve pişmanlık duygusu başlar ve beyin hummasının öldüremediği Handan, çektiği bu vicdan azabından ölür.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|