|
 Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanı (1896). İstanbul'da Fatih civarında karısı, kızı ve oğluyla orta halli bir hayat geçiren Şakir Efendi, Müslüman olmuş bir Macar’dır. Kızı İffet'i Beyoğlu'nda bir Frenk pansiyonunda okutur. İffet'in pansiyondan çıktığının ikinci yılında Şakir Efendi ölünce ailenin durumu bozulur. Bir evden daha ucuzuna taşına taşına, sonunda mezarlıklar kenarında bir kulübeye sığınırlar. İffet nakış, dantel gibi el işleri yapıp satarak annesiyle kardeşini yaşatmaya çalışır. Annesi hastadır, akrabalarından olan nişanlısı Latif, bir iş için gittiği İzmir'de mektuplarını kesmiştir. Bir gün evlerine uğrayan bir kadın, İffet'e, kendisini Göksu'da görüp beğenmiş bir zenginin metresi olması teklifini iletir. Bunu önce nefretle reddeden İffet, durumlarının çok kötüleştiğini görerek, sonradan, kadına razı olduğu haberini yollar. Gitmeye hazırlandığı gün heyecan ve üzüntüden fenalaşır, hasta düşer. Bu olayları kâh kendi gördüklerine, kâh İffet'in yazdıklarına göre anlatan Hüseyin Rahmi, bir gün İffet'in mezarını arar, bulur. Sağında anasının, solunda da nişanlısı Latifin mezarları vardır. İffet'in küçük kardeşi Sabri'nin de bir gemiye tayfa yazıldığını öğrenir.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|