|
Samim Kocagöz'ün romanı (1962). "Kurtuluş Savaşı”nın kalın iki çizgisini çizmek gerekirse diyebiliriz ki bu çizginin birincisi, dış düşmanlara karşı girişilen bağımsızlık savaşı, ikincisi içerde padişah ve hilâfet taraftarlarına karşı başlayan Cumhuriyet ihtilâlıdır. Genç Ankara hükümeti dış düşmanlarla savaşırken, içten de ihtilâlı tamamlamak gibi çetin bir sorunla karşı karşıyaydı. Kalpaklılar, bu iki kalın çizginin panoramasını çizmek ister. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgaliyle başlayan roman, değişik kişilerin hatıralarıyla, savaşın çeşitli cephelerine sıçrayarak gelişir. Olaylar birbirine eklenerek, yamanarak Kurtuluş Savaşı'nın bütünlüğü tamamlanmak istenir. Mızıka çalarak İzmir'i işgal eden Yunan askerine karşı başlayan halk hareketi, Kuvayi Milliye'nin kuruluşu, İstanbul'dan haberlerin bir aşk düzeni içersinde alınarak Ankara'ya ulaştırılışı, Kastamonu'da, Gerede'de, Düzce'de Kuvayi İnzibatiye ile Kuvayi Milliye'nin iç savaşı, yani halifeliğe, padişahlığa karşı, Cumhuriyet İhtilâli'nin heyecanlı zafer hikâyesi. Roman bu parçadan meydana getirilmiştir." (Muzaffer Erdost, Ataç, 13, Mayıs 1963). Kendisiyle yapılan bir konuşmada (Ataç dergisi, Ağustos 1963) yazar da şu noktayı belirtir: "Ele aldığım kişiler, tarih olaylarının içindeki kişiler olmakla birlikte, bu kişilerin dışında benim yarattığım tipler de vardır... Romanıma Mustafa Kemal'in Büyük Nutku'nun ışığında yön verdim… Romandaki olumlu tip Yusuf, Kurtuluş Savaşı'nın aydınıdır."
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|