|
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanı (1922). II. Abdülhamit devri nazırlarından, şimdi emekli, Naim Efendi, gelenek ve törelere bağlı, olgun bir adamdır; kızı Sekine Hanım, damadı Servet Bey ve torunları Seniha ve Cemil ile aynı konakta yaşamaktadır. Damat alafranga düşkünüdür, torun Seniha da serbest yetiştirilmiştir; konağa girip çıkan gençler arasında iki hayranı vardır: Faik ve Faik'ten daha genç, daha yakışıklı şair Hakkı Celis. Faik uçarıdır, yüzsüzdür; Seniha'yı baştan çıkarır, Seniha gebe kalır. Durumu öğrenen Naim Efendi çok sarsılır, acizdir. Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı pahalılık, konakta da etkisini gösterir, Kanlıca'daki yalı satılır. Seniha'dan para sızdırmaya kalkacak kadar âdi ruhlu Faik görünmez olur, Seniha özlemini çektiği Avrupa'ya kaçar; Seniha'yı temiz bir aşkla sevmiş Hakkı Celis cepheye gider. Damat Servet Bey, karısını alıp konaktan ayrılmış, gönlünce bir apartmana çıkmıştır; Av-rupa'dan dönen kızı Seniha'nın, yeni apartmanda savaş zenginleriyle yaşamasına, bol paralar edinmesine göz yumacak kadar geniş mezheplidir. Naim Efendi konağı kiraya verip kız kardeşinin yanma taşınmak isterse de harap konağa ne gelen vardır, ne giden. Bir gün Servet Beyler'de verilen bir ziyafette cepheden izinli gelmiş bir subay, Hakkı Celis'in birkaç gün önce, kahraman - yiğit, şehit olduğu haberini verir; Seniha kayıtsızdır ve Naim Efendi, hızla değişmesine akıl erdiremediği bir çöküş dünyasında yapayalnız kalmıştır.
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|