|
Ahmet Kutsi Tecer'in oyunu (1969). Yazar, bir manzum prolog ve altı tablolu oyununu "destanın belli bir yeri olmadığı gibi, Çamlıbel de, Bolu da belli bir yerin adı değildir. Oyundaki olaylar Oğuzların İslâm olmasından önceki bir devirde geçer" diye tanıtıyor. Müşerref Yılmaz da bir eleştirisinde eserin konusunu şöyle özetliyor (Hisar, 67, Temmuz 1969). "Köroğlu'nun babası, kırk yıl önce, Bolu Beyi'nin seyisi iken, obalardan otlak kirası için getirdiği Kır At'ı beğenmeyen Bolu Beyi tarafından cezalandırılmış, gözlerine mil çekilerek, atın sırtına bindirip salıverilmiştir. Kır At, onu köyüne kadar getirir. Bir öç alma duygusuna kapılan Batur, oğlunu da bu telkinle yetiştirir ve Köroğlu, gelip Çamlıbel'e yerleşir. Yiğitleriyle birlikte, Bolu Beyi ve adamlarıyla her fırsatta çatışırlar. Köroğlu'nun, yüzünü hiç görmediği bir oğlu vardır. Ona olan hasretini gidermek için Ayvaz'ı kendine evlat edinmiştir. Ayvaz, bir gün, Bolu Beyi'nin adamları tarafından tutsak edilir. Bunun için yapılan bir çatışma sonunda Bolu Beyi çok kızar ve Kır At karşılığında Ayvaz'ı vereceğini bildirir. Kaldı ki Kır At, Köroğlu ve Çamlıbellilerin uğuru, son derece atılgan ve hassas bir attır. O günlerde Köroğlu'nun oğlu Arslan gelir. Babası onu tanır, fakat belli etmez. Sonunda Ayvaz da geri döner. Bir gün Bolu Beyi'nin konağında yapılan cirit oyununda konak basılır, Bolu beyi tutsak edilir. Arslan, babasını tanır. Köroğlu onu Bolu Beyi'nin kızıyla birleştirir. Çamlıbellilerin başına Ayvaz'ı bırakarak kendisi çıkar gider. Artık babasının öcünü almış, görevi bitmiştir."
İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:
-
DEFTER-İ ÂMÂL: Ziya Paşa; anı; Jean Jacque Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek yazmıştır; batılı anlamda...
-
|