Ahmet Kutsi Tecer'in oyunu (1947). İstanbul'un eski semtlerinden Rüstempaşa mahallesinde, üç yol ağzı bir köşebaşında sabaha karşı başlayan, üç perde iki tabloluk oyun, geceye kadar o gün boyu, türlü tip ve dertleri, bakkal-kahveci çekişmeleriyle bir mahallenin toplu hayatını sergiliyor. Yirmi yıl İstanbul'dan uzakta yaşamış, o yüzden kimsenin tanımadığı, kırk yaşlarında bir yabancı, hasta babası Macit Bey'in o sabah öldüğünü duyduktan, cenazesinin götürülmesini de sessizce seyrettikten sonra, bir süre civarda ve kahvede oyalanır, hava kararırken, gene kendini tanıtmaksızın, köşebaşından uzaklaşır. Ortaoyunu tekniğine yakın bir yerlilik içinde düzenlenmiş ve şiirli bir dille yazılmış olan eser, tiyatromuzun en başarılı örneklerinden biridir. Basıldığı yılda İstanbul'da Şehir Tiyatrosu'nda ilk temsilinden bu yana, çeşitli yerlerde sık sık sahneye kondu, Nüvit Özdoğru tarafından İngilizceye de çevrildi. |